Hoca, hep doğruları söyledi
Yayınlanma:
Prof. Dr. Necmettin Erbakanın siyasi talebelerinden, Lütfi Yalman, Abdurrahman Subaşı ve İbrahim Erkan, Erbakan Hocanın çok idealist biri olduğunu söyledi
54. Hükümet Başbakanı, Saadet Partisi Genel Başkanı ve Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın vefatının ardından onunla birlikte Milli Görüş davası için çalışan ve zor şartlarda Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın terk etmeyerek onunla yol kardeşi olan siyasi talebelerine Erbakan Hoca’yı sorduk. 1969 yılında Konya’dan başlayan Milli Görüş hareketinde Merhum Erbakan Hoca ile tanışan isimlerden eski Konya Milletvekili Lütfi Yalman, yine 1969 yılında Prof. Dr. Erbakan ile tanışan Abdurrahman Subaşı ve İbrahim Erkan, Merhum Erbakan Hoca’nın çok idealist biri olduğunu belirterek, 42 yıllık siyaset hayatında ilk söylediğinden vazgeçmeyerek Hakk’tan yana olan düşüncesinden vazgeçmediğini söylediler.
‘HEDEFİ ÜLKEMİZİ VE İSLAM’I YÜCELTMEKTİ’
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’yla 1969 yılında Konya ziyaretinde tanıştıklarını dile getiren Lütfi Yalman, “Ben Karaman İmam Hatip Okulu öğrencisiyken hocamla tanışma fırsatım oldu. Hocamın kurmuş olduğu Milli Görüş hareketinde fiilen 1973 yılında gençlik kollarında görev alarak başladım. O günden bu güne birlikteliğimiz devam etti. 1996 yılında milletvekilliği dönemimde Hocamla birlikte bulundum. 1996 yılında gençlikten sorumlu idare başkanıydım. Hocamız gençlere çok önem gösterdiği için birlikte birçok özel çalışma imkânım oldu. Çalışmalarımızda Erbakan Hocamın sadece Türkiye için değil tüm İslam dünyasına önem veriyordu. İslam dünyasının insanları da hocamızı seviyorlardı. Şu an bile İslam ülkelerine gittiğimiz de birçok bilim adamı ve insanlar bize Erbakan Hocamızı soruyorlar. Bize Hocaya yardımcı olmamızı istiyorlardı. Erbakan Hocaya yardımcı olmayıp, onu devlet lideri yapmazsanız elimiz yakanızda olur diyorlardı. İslam âleminin büyük bölümü ülkemizin başına hocamızın gelmesini istiyordu” dedi. Prof. Dr. Erbakan’ın bir uyanışı başlattığını da belirten Yalman, “Erbakan Hocamız milletten devlete akan imkânı yine millete aktarılmasını sağlayan tek siyasi liderdi. Hocamız ülkenin başında olduğunda manevi ve maddi kalkınmayı başlattı. Siyasi arenada İslami bir şuur oluşturdu. Onun kurduğu sanayinin üstüne ülkemizde bir sanayi kurulmadı. Erbakan Hocamızdan sonra ülkemize devlet eliyle bir tek fabrika bile kurulmadı. Hocamızın kurmuş olduğu devlet fabrikaları da özelleştirildi. Hocamız çok büyük zulümlere uğramasına rağmen davasından vazgeçmedi. Dünya siyasetinde hocamız kadar zulme uğrayan lider yoktur. 42 yıllık siyasi mücadelesinde ilk ne söylediğiyse son defada aynı şeyi söyledi ve savundu. Hocamız hiçbir zaman güçten, imtiyazdan veya çoğunluktan yana olmadı. O hep haktan yana oldu. Bizlere de bunu emretti” ifadelerini kullandı.
‘ERBAKAN HOCA ASRIN NADİDE LİDERİYDİ’
Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’nın asrın nadide liderlerinden biri olduğunu söyleyen kapatılan Refah Partisi Yönetim Kurulu Üyesi Abdurrahman Subaşı, “Erbakan Hocamla birçok anım ve çalışmamız var. Kendisi çok önemli bir şahsiyetti. Allah (CC) onun yerini doldursun. Şu an içim çok dolu. Yüce yaratıcımız hocamızın ve bizim mahşer günü Peygamberimizin yanında yer almamızı sağlasın. Erbakan Hocamızı hakka uğurladığımız için tüm dava arkadaşlarıma sabrı cemil diliyorum” dedi. Erbakan Hoca ile 1969 yılında Sultan Selim Camii önünde elini öperek tanıştığını da vurgulayan Abdurrahman Subaşı, “Hocamın elini öptüğümde bana sen kimsin, ne iş yaparsın diye sordu. Ben çok sıcak bir şekilde kendimi tanıttım. Hocam sağ eliyle başımı okşadı. Daha sonra onun davasına gönül vererek toplumumuzun İslam ile tekrardan doğru yolu bulmasını için çalıştık. Ne mutlu bu davada hakkı hâkim kılma yolunda olarak mücadele verdiğim için. Hocamız bize sahip çıktı. Hak yolunda mücadele vermemiz için bize yol gösterdi. Erbakan Hocam ayrıca çok idealist bir insandı. Tüm dava arkadaşlarımın başı sağ olsun. Allah (CC) ondan razı olsun” diye konuştu.
‘YAPILAN ÇALIŞMALAR HAKKINDA SÜREKLİ BİLGİ ALIRDI’
Erbakan Hoca ile 1994 yılında il başkan vekiliyken birçok defa görüşme imkânı bulduğunu dile getiren Saadet Partisi Konya İl Müfettişi İbrahim Erkan ise “Hocamız belirli aralıklarla Konya’ya gelirdi. Yapılan çalışmalar, hizmetler hakkında bilgi isterdi. Yapılan ve yapılacak olan hizmetlere yakından ilgi gösterirdi. Hocamız hiçbir zaman yılmak nedir bilmezdi. Sürekli çalışmak gerektiğini bizlere vurgulardı. Yenilgiyi kesinlikle kabul etmez, her zaman ümitli olmamızı isterdi. Yapılan çalışmalarımızın Allah (CC) için olduğunu sürekli dile getirirdi. Erbakan Hocamız şehrimizi 1997 yılında Ramazan ayında Konya’ya iftar için ziyarete gelmişti. Malum o günler 28 Şubat süreciydi ve çok sıkıntılı günlerdi. Biz Karatay ilçe Teşkilatı olarak bir çalışma yapmıştık. Amacımız hocamıza o sıkıntılı günlerde bir moral olmasını istiyorduk. Hocamız Konya’ya geldiğinde beni makam aracına aldı ve yapılan çalışmaların nasıl olduğunu sordu. Hocama bir sürprizimizin olduğu söyledim. Hocamıza moral olması için gece gündüz çalışarak Karatay ilçesinde seçmenin yüze 54’ü partimize üye yapmıştık. Ben iftar sırasında söz alarak bunu hocamıza söyledim. Hocamız o an gözleri doldu ve parladı. Yapılan çalışmanın çok güzel ve iyi olduğu belirtti. Zaten hocamızın ideali seçmenin en az yüzde 50’sini partimize üye yaparak oy kullanılmadan seçimi kazanmaktı. Kendisi çok idealist biriydi ve bizim de bu şekilde davranmamızı sağlardı. Hocam ülkemiz ve tüm İslam âlemi için çok çalıştı. İnşallah çalışmalarının mükâfatını ebedi hayatta alacaktır. Hocamızın dünya hayatında duasını aldık bu bizim için yeterlidir. Hepimizin başı sağ olsun” ifadelerini kullandı.
‘HEDEFİ ÜLKEMİZİ VE İSLAM’I YÜCELTMEKTİ’
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’yla 1969 yılında Konya ziyaretinde tanıştıklarını dile getiren Lütfi Yalman, “Ben Karaman İmam Hatip Okulu öğrencisiyken hocamla tanışma fırsatım oldu. Hocamın kurmuş olduğu Milli Görüş hareketinde fiilen 1973 yılında gençlik kollarında görev alarak başladım. O günden bu güne birlikteliğimiz devam etti. 1996 yılında milletvekilliği dönemimde Hocamla birlikte bulundum. 1996 yılında gençlikten sorumlu idare başkanıydım. Hocamız gençlere çok önem gösterdiği için birlikte birçok özel çalışma imkânım oldu. Çalışmalarımızda Erbakan Hocamın sadece Türkiye için değil tüm İslam dünyasına önem veriyordu. İslam dünyasının insanları da hocamızı seviyorlardı. Şu an bile İslam ülkelerine gittiğimiz de birçok bilim adamı ve insanlar bize Erbakan Hocamızı soruyorlar. Bize Hocaya yardımcı olmamızı istiyorlardı. Erbakan Hocaya yardımcı olmayıp, onu devlet lideri yapmazsanız elimiz yakanızda olur diyorlardı. İslam âleminin büyük bölümü ülkemizin başına hocamızın gelmesini istiyordu” dedi. Prof. Dr. Erbakan’ın bir uyanışı başlattığını da belirten Yalman, “Erbakan Hocamız milletten devlete akan imkânı yine millete aktarılmasını sağlayan tek siyasi liderdi. Hocamız ülkenin başında olduğunda manevi ve maddi kalkınmayı başlattı. Siyasi arenada İslami bir şuur oluşturdu. Onun kurduğu sanayinin üstüne ülkemizde bir sanayi kurulmadı. Erbakan Hocamızdan sonra ülkemize devlet eliyle bir tek fabrika bile kurulmadı. Hocamızın kurmuş olduğu devlet fabrikaları da özelleştirildi. Hocamız çok büyük zulümlere uğramasına rağmen davasından vazgeçmedi. Dünya siyasetinde hocamız kadar zulme uğrayan lider yoktur. 42 yıllık siyasi mücadelesinde ilk ne söylediğiyse son defada aynı şeyi söyledi ve savundu. Hocamız hiçbir zaman güçten, imtiyazdan veya çoğunluktan yana olmadı. O hep haktan yana oldu. Bizlere de bunu emretti” ifadelerini kullandı.
‘ERBAKAN HOCA ASRIN NADİDE LİDERİYDİ’
Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’nın asrın nadide liderlerinden biri olduğunu söyleyen kapatılan Refah Partisi Yönetim Kurulu Üyesi Abdurrahman Subaşı, “Erbakan Hocamla birçok anım ve çalışmamız var. Kendisi çok önemli bir şahsiyetti. Allah (CC) onun yerini doldursun. Şu an içim çok dolu. Yüce yaratıcımız hocamızın ve bizim mahşer günü Peygamberimizin yanında yer almamızı sağlasın. Erbakan Hocamızı hakka uğurladığımız için tüm dava arkadaşlarıma sabrı cemil diliyorum” dedi. Erbakan Hoca ile 1969 yılında Sultan Selim Camii önünde elini öperek tanıştığını da vurgulayan Abdurrahman Subaşı, “Hocamın elini öptüğümde bana sen kimsin, ne iş yaparsın diye sordu. Ben çok sıcak bir şekilde kendimi tanıttım. Hocam sağ eliyle başımı okşadı. Daha sonra onun davasına gönül vererek toplumumuzun İslam ile tekrardan doğru yolu bulmasını için çalıştık. Ne mutlu bu davada hakkı hâkim kılma yolunda olarak mücadele verdiğim için. Hocamız bize sahip çıktı. Hak yolunda mücadele vermemiz için bize yol gösterdi. Erbakan Hocam ayrıca çok idealist bir insandı. Tüm dava arkadaşlarımın başı sağ olsun. Allah (CC) ondan razı olsun” diye konuştu.
‘YAPILAN ÇALIŞMALAR HAKKINDA SÜREKLİ BİLGİ ALIRDI’
Erbakan Hoca ile 1994 yılında il başkan vekiliyken birçok defa görüşme imkânı bulduğunu dile getiren Saadet Partisi Konya İl Müfettişi İbrahim Erkan ise “Hocamız belirli aralıklarla Konya’ya gelirdi. Yapılan çalışmalar, hizmetler hakkında bilgi isterdi. Yapılan ve yapılacak olan hizmetlere yakından ilgi gösterirdi. Hocamız hiçbir zaman yılmak nedir bilmezdi. Sürekli çalışmak gerektiğini bizlere vurgulardı. Yenilgiyi kesinlikle kabul etmez, her zaman ümitli olmamızı isterdi. Yapılan çalışmalarımızın Allah (CC) için olduğunu sürekli dile getirirdi. Erbakan Hocamız şehrimizi 1997 yılında Ramazan ayında Konya’ya iftar için ziyarete gelmişti. Malum o günler 28 Şubat süreciydi ve çok sıkıntılı günlerdi. Biz Karatay ilçe Teşkilatı olarak bir çalışma yapmıştık. Amacımız hocamıza o sıkıntılı günlerde bir moral olmasını istiyorduk. Hocamız Konya’ya geldiğinde beni makam aracına aldı ve yapılan çalışmaların nasıl olduğunu sordu. Hocama bir sürprizimizin olduğu söyledim. Hocamıza moral olması için gece gündüz çalışarak Karatay ilçesinde seçmenin yüze 54’ü partimize üye yapmıştık. Ben iftar sırasında söz alarak bunu hocamıza söyledim. Hocamız o an gözleri doldu ve parladı. Yapılan çalışmanın çok güzel ve iyi olduğu belirtti. Zaten hocamızın ideali seçmenin en az yüzde 50’sini partimize üye yaparak oy kullanılmadan seçimi kazanmaktı. Kendisi çok idealist biriydi ve bizim de bu şekilde davranmamızı sağlardı. Hocam ülkemiz ve tüm İslam âlemi için çok çalıştı. İnşallah çalışmalarının mükâfatını ebedi hayatta alacaktır. Hocamızın dünya hayatında duasını aldık bu bizim için yeterlidir. Hepimizin başı sağ olsun” ifadelerini kullandı.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.