Hiçbir ülkenin içişlerine karışmıyoruz
Erdoğan, AK Parti Dışilişkiler Başkanlığı'nca parti genel merkezinde düzenlenen ''5. Geleneksel Ankara'daki Yabancı Misyon Şefleri ve Büyükelçiler İftar Yemeği''nde yaptığı konuşmada, bölgedeki ve dünyadaki güncel gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Erdoğan şunları kaydetti:
"Türkiye olarak, ne içinde bulunduğumuz coğrafyada, ne uzak, ne yakın coğrafyalarda, hiçbir ülkenin içişlerine karışmadık ve karışmıyoruz. İletişim halinde olduğumuz her ülkenin, içişlerine, toprak bütünlüğüne, sınırlarına, özellikle de toplumsal hassasiyetlerine karşı biz de Türkiye olarak büyük bir hassasiyet gösteriyoruz. Biz, 9,5 yıllık iktidarımız sürecinde defaatle vurguladık; Türkiye, dostlarının kendisinden emin olduğu, emin olması gereken bir ülkedir.
Yakın coğrafyamız başta olmak üzere, dünyanın her kriz bölgesine, çıkarlarımız doğrultusunda değil, sadece ve sadece insani boyutla, sadece ve sadece vicdan gözlüğüyle bakıyoruz.
Hangi ülkeye yönümüzü çevirdiysek, orada önce insanı gördük, önce insanı görmek istedik. Ticaret, ihracat, ithalat, enerji, petrol ve doğalgaz rezervleri, boru hatları, dış politikaya şekil veren diğer tüm unsurlar, bizim için insanın üzerinde değildir, insandan daha değerli asla değildir.
Barış, dostluk, dayanışma, yardımlaşma içermeyen hiçbir planın, hiçbir projenin içinde değiliz. Hiçbir ülke ve hiçbir halk için, o ülkenin ve halkının çıkarlarını tehlikeye sokacak bir girişimin içinde biz asla olmayız, olmadık. Çevremizdeki ülkelerin toplumsal yapıları, inançları, mezhepleri, ekonomik, sosyal, siyasal görüşleri, bizim dış politikada dikkate aldığımız kriterler değildir ve olamaz.
Kuzey Afrika'da başlayan halk hareketleriyle birlikte, biz Suriye'ye dostça, kardeşçe uyarılarımızı da yaptık. Ancak bizim uyarılarımızın hiçbiri dikkate alınmadı, bize ve uluslararası topluma verilen sözlerin hiçbiri tutulmadı. Çok samimi bir şekilde ifade ediyorum; eğer Esed yönetimi, uyarılarımızı dikkate almış olsaydı, Suriye bugün bu yaşadıklarını yaşamıyor olacaktı.
Biz, Suriye halkının zafere her zamankinden daha yakın olduğuna inanıyoruz.
Ancak Suriye halkı zaferini ilan ederken, bugüne kadar akan kan, o kanın akmasına destek verenlerin alnına kara bir leke olarak kazınacak ve oradan da hiç çıkmayacaktır. Hakkın değil yanlışın, mazlumun değil zalimin, zayıfın değil güçlünün yanında yer alanlar, tarih önünde mahcup olacaklar, vicdan muhasebesini kaybetmiş olacaklardır.
Gelinen aşamada, Türkiye dahil uluslararası toplumun iyi niyetle desteklediği Annan Planı, mevcut haliyle Esed rejiminin elinde bir istismar aracı gelmiştir. Yaşanan gelişmeler karşısında uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk alması gerekiyor."
Türkiye misliyle karşılık vermekten çekinmeyecektir
Erdoğan, uluslararası hava sahasında silahsız olarak seyreden Türk uçağının Suriye tarafından düşürüldüğünü hatırlatarak şunları söyledi:
"Türkiye, uluslararası hukuk çerçevesinde bu düşmanca tavır karşısında gereken tüm önlemleri almıştır. Benzeri bir hadisenin yaşanmasını engellemek amacıyla, Türkiye, angajman kurallarını değiştirmiştir. Suriye rejiminin bu gelişmelerden ders almayıp düşmanca tavırlarını sürdürmesi halinde, Türkiye misliyle karşılık vermekten çekinmeyecektir."
BM'yi göreve davet etti
Türkiye'nin dünyadaki gelişmelere insani yönden baktığını vurgulayan Erdoğan, Medeniyetler İttifakı girişiminin Türkiye'nin insani bakış açısının somut bir örneği olduğunu belirterek konuşmasına şöyle devam etti:
"Arakan Bölgesi'nde insanlar ve insanlık katlediliyor. BM'yi burada göreve davet ediyoruz. Burada bir avuç Müslüman ne yazık ki oradaki ağırlıklı yönetim tarafından şu anda katlediliyor, yakılıyor.
Suriye'de, insanlık topyekun katlediliyor. Yaşanan tüm bu insanlık dramlarına karşı sesini yükseltmek, ortaya bir tepki koymak, her insanın, her ülkenin vicdani vazifesidir."
Büyük bir hassasiyetle izliyoruz
Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmada, terörle mücadele konusunda değerlendirmelerde de bulundu. "Türkiye'ye yönelik kanlı terör eylemleri karşısında, bugün hala bazı ülkelerin, terör örgütü ve faaliyetlerine müsamaha gösterdiğini büyük bir üzüntüyle müşahede ediyoruz" diye konuşan Erdoğan, bazı ülkelerde terör örgütünün kendisine sığınak bulabildiğini, çeşitli isimler altında örgütlenme imkanları geliştirebilidiğini ve finansal destek sağlayabildiğini söyledi.
Erdoğan Türkiye'ye yönelik bu art niyetli girişimleri büyük bir hassasiyetle ve dikkatle izlediklerini bildirdi.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.