'Hayvancılığın Geleceği İçin Dişi Hayvanlar Kurbanlık Olarak Tercih Edilmemeli'
Kurban Bayramı’nın yaklaşması üzerine hayvan pazarlarında hareketlilik yaşanıyor. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çolak da, alınacak hayvanların kurban kesimine uygun olması konusunda vatandaşların dikkatli olması gerektiğini belirtti. Çolak, hayvanların satışa sunulurken tok olduklarını ve bu nedenle 5-8 oranında tokluk firesinin pazarlığa dâhil edilmesini söyledi. Dişi kurbanlıkların, hayvancılığın geleceği açısından kurban olarak tercih edilmemesi konusunda uyarılarda bulunan Çolak, “Olabildiği kadar dişi hayvanların kurbanlık olarak seçilmemesini öneriyoruz. Çok mecbur kalınırsa olabiliyor ancak dişi hayvan doğurgan, üretken ve neslin devamı için seçilmiş hayvanlardır. Dişi hayvan zorunlu hallerde gebe ise dinen de caiz değil. Gebe hayvandan kurbanlık olmaz. Ayrıca dişi hayvanlar et verimi ve kalitesi yönünden erkek hayvanlara göre daha düşüktür.” dedi.
Kurban Bayramı’nın yaklaştığı şu günlerde pazarlarda satış heyecanı yaşanıyor. Pazarda yer alan kurbanlıklarda büyükbaşta 2 bin lira ile 11 bin 200 lira arasında, küçükbaşta ise 350 lira ile 1350 lira arasında fiyat değişikliği olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar da, alınacak olan hayvanın dinen kurban edilmeye uygun olmasına vatandaşların dikkat etmesi gerektiğini belirtiyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, daha önce yaptığı kurbanlık hayvan uyarısında vatandaşların kurbanlık alırken hayvanların sağlıklı, besili, kulak küpesi bulunan, veteriner sağlık raporu, hayvan pasaportu, nakil belgesi olan hayvanların tercih edilmesine dikkat çekti. Bakanlık, çok genç ve gelişimini tamamlamamış hayvanlar ile ve damızlık değeri yüksek dişi hayvanları kurbanlık olarak seçmemeye özen göstermesini istedi.
“HAYVANIN DİRİ VE CANLI GÖRÜNÜMÜ ÖNEMLİ”
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çolak, Kurbanlık olarak seçilecek hayvanın önce güvenilir bir hayvan olması gerektiğine dikkat çekti. Hayvanın kulağında küpesi olması gerektiğini belirten Çolak, “Öncelikle hayvanın burnun bakmalı. Burun hafif nemli olmalı. Kuru ve çatlak olmamalı. Hayvanın oldukça diri canlı görünümü son derece önemli. Gözleri parlak olmalı. Burnundan ve ağzından kötü gözlenen salya yada herhangi bir salgı akıntısı olmamalı. Hayvan kuyruğunu sallıyor olması, dersinin parlak ve esnek olması hayvanın sağlıklı olduğunu gösterir.” ifadelerini kullandı.
“TOKLUK PAYI PAZARLIĞA DAHİL EDİLMELİ”
Hayvan pazarlığı yapılırken, vatandaşların hayvanın kilosu konusunda emin olması gerektiğine değinen Çolak, hayvanın dış görünüşünün yanıltıcı olabileceğine değindi. Çolak şöyle devam etti: “Hayvanlar satışa sunulmadan önce genellikle toktur. Bu nedenle yüzde 5 – 8 tokluk firesi pazarlığının yapılması gerekir. Hayvanı mutlaka tartarak alsınlar. Çünkü göz yanılması çok fazla olabilir.”
“DİŞİ HAYVANLAR ET VERİMİ YÖNÜNDEN DAHA DÜŞÜK”
Dişi kurbanlıkların damızlık olarak kullanılması nedeniyle hayvancılığın geleceği için tercih edilmemesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Çolak, “Olabildiği kadar dişi hayvanların kurbanlık olarak seçilmemesini öneriyoruz. Çok mecbur kalınırsa olabiliyor ancak dişi hayvan doğurgan, üretken ve neslin devamı için seçilmiş hayvanlardır. Genellikle damızlık olarak kullanılırlar. Bu nedenle bizim nazarımızda çok değerlidir. Dişi hayvanları tercih etmemekte fayda var. Dişi hayvan zorunlu hallerde gebe ise dinen de caiz değil. Gebe hayvandan kurbanlık olmaz. Ayrıca dişi hayvanlar et verimi ve kalitesi yönünden erkek hayvanlara göre daha düşüktür.”ifadelerini kullandı.
“HAYVANA EZİYET EDİLMEMELİ”
Kesim sırasında en önemli hususun hayvanın acı çektirilmeden kesilmesi olduğuna dikkat çeken Çolak şunları söyledi: “Hayvanı kesecek olan kasabın deneyimli ve bilgili bir kasap olması lazım. Hayvana eziyet etmeden, işkence yapmadan çok güzel bir biçimde ona iyi davranarak mümkün olduğu kadar da hijyen kurallarına uyarak kesimi yapılmalı. Olabildiği kadar hayvanın vücudundaki kanın boşaltılması konusunda uygun bir kesim gerçekleştirmeli. Çok acemi kasaplar hayvanlara eziyet edebiliyorlar. Kör bıçaklarla uygun olmayan kesimler hayvan hakları konusunda son derece önemli.”
“HİJYEN KURALLARINA ÖZEN GÖSTERİLMELİ”
Hijyen açısından gerekli tedbirlerin de alınması gerektiğine değinen Çolak, “Her ne kadar kırmızı et tebliği ve bu konudaki mevzuata uygun olalım diye öneriyorsak da bunun kesim yerlerinde yüzde yüz sağlanamayabileceğini biliyoruz. Bu konuda çok fazla ilerleme oldu Türkiye’de. Yerel yönetimler kesim yerleri oluşturdular. Buraların kullanılması lazım. Olabildiği kadar askıda hayvanların yüzülmesi ve ete toprak, hayvan kanı ve bir başka şeyin mümkün olduğu kadar bulaştırılmaması gerekiyor.” açıklamasında bulundu.
“HAYVANIN YAŞI DİŞLERİNDEN ÖĞRENİLEBİLİR”
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim üyesi Erkan Pehlivan ise, vatandaşların, kurbanlık alırken ilk önce kulak küpelerine bakmalarını gerektiğini belirterek, şüphelendikleri bir durum varsa kulak küpelerinde yazan numarayı en yakın Tarım Müdürlüklerine bildirip oradan daha detaylı bilgi alabileceklerini söyledi. Pehlivan şöyle devam etti: “Yaş konusunda bir fikir edinmek için hayvanların dişlerine bakabilirler. Al çenede bulunan kesici dişler yaş konusunda bize bilgi verir. Ön kesici dişlerden süt dişlerinin dökülüp yerine kalıcı dişler oluştuğu zaman büyükbaş hayvanlar ortalama iki yaşında kabul ediliyor. Bu onlara bir fikir verebilir. Diğer dişlerin gelişimi de diş sökülmesi konusunda bir fikir verebilir.”
CİHAN
Kaynak:





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.