Veysel Candan
Hayatın İçinden Kısa Kısa - 245
HAK DOSTLARINDAN HİKMETLİ SÖZLER
Tabiinin büyüklerinden Ebu Reca El Utaridi vefat etmelerine yakınlarına şöyle söyledi;” Öldükten sonra göreceğim arkamdan gelecek yüzümü topraklara sürerek Rabbim senin için kıldığım 5 vakit namazdan başka beni kurtaracak hiçbir şeyim yok. “
Özetle bu sahabe tevazuan namazın öneminin anlatmaya çalışmaktadır. Bütün haberlerde geldi ki namazda hesabı kolay olan diğer hesapları da kolay geçer. Sahabe ve tabiiler gökteki yıldızlar gibidir. Her sözlerinde birçok gizli hikmetler vardır. Bu zat bize adeta lisanı haliyle şunu söylüyor aman ha namazlarınıza dikkat edin. Farz namazlarınızı hiç ihmal etmeyin. Geceleri boş geçirmeyin. Teheccüt namazları kılın. Alnınızı secdeye koyup ağlayın. Ahirete götürecek başka da sermayeniz olmayabilir. Rabbimizin rahmet kapısına secde ile yaklaşın. Unutmayın ki bir gün siz secdede iken sorulacaktır. “Bu kulum ne istiyor? Sorun.” Melekler Ya Rab zatın biliyor biz de tekrarlayalım ki senden başka Allah olmadığını günah ve hataların ancak senin yok edeceğini, seni hürmetle tazim ediyor. Cenabı Hak buyurdu ki “Madem ki o kul hatasını fark etti anladı. Ben de o kulumu affettim. “
EBUL İSHAK EL FEZARi
Hicri 2. asırda yaşadı. Küfe’de vefat etti. Muhaddis ve fakih. Büyük bir ehli sünnet alimidir. Bu zat vefatına yakın şöyle söyledi;” Bir nimete kavuşan kimse Elhamdülillah Alâ Külli Hâl (her hal ve şartta Allah’a hamd olsun) duasını okursa verilen o nimete şükretmiş olur. Bir musibetle karşılaşırsa bu duayı okursa sabretmiş olur.” Bu büyük Hak dostu alim bize zikir olarak vird olarak daima olaylar karşısında ‘Elhamdülillah Alâ Külli Hâl’ diyerek Rabbimizden gelene hamd ve şükretmemizi tavsiye ediyor.
Bilindiği üzere Kütüb-ü Sitte kitaplarımızdan İbni Mâce ve Tirmîzi de buna benzer tavsiye Peygamberimiz tarafından yapılmıştır. Bu büyük alim de sünnete bağlı olarak Peygamberimizden nakletmiştir. Allah (cc) ondan razı olsun. Mekânı cennet makamı âli olsun.
HARPUT VELİLERİNDEN BEYZÂDE EFENDİ
Beyzade Efendi hastadır. Hastalığı bayağı sıkıntılı ama diz üstü oturuyor. Oğlu dayanamayıp sebebini sordu. Ayağını uzatsan dedi. Babası da gülümseyerek kaşlarını çattı. Ey güzel oğul demek ayaklarımı uzatayım öyle mi? Lakin söyle uzatayım da kime karşı uzatayım. Bir müddet sonra şehadet getirip zikir halinde vefat etti. İslam tarihinde benzer vakalar çoktur. Ehli Sünnet baş imamımız İmam Azam Ebu Hanife Hz.lerinin talebeleri nakletti ki; ömrü hayatında hiç başı açık gezmedi. Hep sarığını taktı. Hiç ayağını uzatıp oturmadı. Bir talebesi bir gün kendisine Efendim kimse yok ayağınızı uzatıp dinlenseniz cevap;” Rabbimize karşı edepli olmamız lazım” dedi ve ayağını uzatmadı.
Biz bunları bilmediğimizden okuyup öğrenmediğimizden garip gelebilir. Bize garip gelmesi hakikati değiştirmez. İşte onlar öyle yaşadılar. Allah’ın huzuruna edeple çıktılar. Onlar bize böyle güzel örnekler olduğu için Mezhep imamlarımızı amelde ve itikatta olanların hepsini çok seviyoruz.
Ya Rabbi muhabbetimiz daha da artır. Bizi bu yoldan çevirme.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.