‘Harap ve bitap düştük’

‘Harap ve bitap düştük’
Türkiye Kamu-Sen üyeleri kriz ortamında yapılan yanlış politikalar nedeniyle milletin gelinen noktada harap ve bitap düştüğünü dile getirdi


Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) üyeleri Türkiye’nin ekonomik olarak 2008 yılının ortalarından itibaren ağır bir krizin etkisi altında kaldığı gerekçesiyle Başbakan’a sorunlarını anlatan mektup gönderdi.  PTT Başmüdürlüğü önünde açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen üyeleri, son bir yıl içinde dolar kurunun 1,19 TL seviyesinden 1,5 TL'ye yükseldiğini, ekonominin 2009 yılının ilk çeyreğinde yüzde 13,8 küçüldüğünü, ikinci çeyrekte de yüzde 7 oranında daraldığını ve görülen küçülmenin 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana en yüksek oranlı küçülme olduğunu vurguladı. Konya İl Temsilcisi Sadi Eriş,  yaşanmakta olan ekonomik krizin, dış pazar potansiyelinin daralmasını, iç piyasalarda ise durgunluk yaşanması şeklinde kendini gösterdiğini kaydetti. Sadi Eriş, “TÜİK tarafından açıklanan son rakamlara göre bir önceki yıla göre ihracat yüzde 30,5, ithalat yüzde 39 oranında azalmıştır. Sanayi üretimi yüzde 6,3 kapasite kullanım oranı ise yüzde 9,7 oranında gerilemiştir. İşletmeler bir bir kepenk indirmekle, kurulan şirket sayısında büyük düşüşler kaydedilmektedir. Piyasalardaki durgunluğu aşmak, tamamen uygulanan ekonomi politikaları ile ilgili bir durumdur. Bu dönemde uygulanacak ücret artışları ve teşvik politikalarıyla piyasaların üretim ve tüketim kesimi birlikte desteklenmeli, sistemin kendi kendine yetmesi ve işlemesi sağlanmalı iken; bu tedbir hiç düşünülmemiş, tarafların görüşlerine ve taleplerine kulak tıkanmıştır.”
Ekonomik krizden çıkmak için alınan tedbirlerin faturasının 54,3 milyar TL'ye ulaştığını anlatan Eriş, bu tutarın neredeyse tamamının nüfusun yüzde 1'ini teşkil eden ayrıcalıklı bir kesime gittiğini iddia etti. Sadi Eriş, tüketim kesimi olan ve çarkların dönmesini, piyasaların imlemesini sağlayan memur, isçi, emekli, dul ve yetimlerin maaşları için ise yalnızca 4,3 milyar TL ayrıldığını ifade ederek, “Krizin olumsuzluklarının giderilerek ekonomik krizin asılması, piyasa çarklarının islemeye haşlayarak istihdamın artması için önerdiğimiz "harcama çeki" projesi ise hükümetinizce dikkate alınmamıştır. Tedbir alınmadığı için işsizlik oranı yüzde 9,9'dan yüzde 12,8'e yükselmiştir. 2008 ve 2009 yıllarının Temmuz ayları baz alındığında, ülkemizdeki işsizler ordusuna 842 bin kişinin daha eklendiğini ve işsiz sayısının ücretsiz aile işçileri de dahil edildiğinde 6.7 milyona ulaştığını görmekteyiz. Vatandaşlarımızın birincil önceliği işsizlik, açlık ve yoksulluk haline gelmiştir. Halk, yardımlarla ayakla durma)a çalışmakla; yerel idareler asli görevleri olan yol, alt yapı ulaşım, imar, park, bahçe gibi hizmetlerden vazgeçmekle, bunların yerine yardım dağıtmayı tercih etmektedir. Bizler yöneticilerimizin açlıktan kıvranan vatandaşlarımıza yardım dağınığı için kendilerini başarılı affetmelerini değil açlık ve yoksulluk sorununu ortadan kaldırmalarını, herkese iş, adil bir ücret ve insanca bir yaşam sağlamalarını beklemekteyiz” diye konuştu. Özelleştirmelerle birlikte satılan kurumlardaki kamu çalışanlarının mağduriyet edildiğine işaret eden Eriş, yaşanan ekonomik krizle birlikte ABD, İngiltere, İzlanda, Almanya, Rusya, Fransa gibi ülkelerin yeniden devletleştirme politikaları uyguladığına dikkat çekti. Eriş, “Uygulanan tek taraflı ve yanlış politikalar nedeniyle millet Atatürk'ün deyimiyle fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüştür. Adam kayırma, kurumlar arası ayrımcılık, sözleşmeli statüde istihdamın anması gibi sorunlar, kamu çalışanlarının bütün gayretine rağmen, kamu hizmetlerinin istenilen ölçüde etkin olmasını engellemekledir. Toplu görüşmelerde alınan kararların uygulanmaması, verilen sözlerin tutulmaması, siyasetçi ve bürokratların kamu görevlilerine karsı takındığı olumsuz ve önyargılı tavırla, yöneticilerin "ben yaptım oldu" mantığıyla yürüttüğü toplu görüşme süreci, bütün iyi niyetimize rağmen tıkanmıştır.” Sadi Eriş istediklerinin dağılımının iyileştirilmesi, sosyal politikaların uygulanması ve demokrasinin arzu edilen şekilde hayat bulması için en önemli araç, istisnasız olarak tüm çalışanların örgütlenmesinin sağlanması, toplu sözleşme ve grev hakkının tanınması olduğunu aktardı.  Açıklamanın ardından kamu çalışanları sorunlarını yazdıkları mektupları Başbakan’a gönderdi.
HASAN AYHAN
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.