‘Hak ihlali yapıldı’
SINAV, HAK İHLALLERİYLE GEÇTİ
11 Nisan 2010 Pazar günü üniversiteye girişle ilgili yapılan yeni düzenlemeler çerçevesinde Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ilk defa yapıldı. Sınav öncesinde dernek olarak sınavın hak ihlallerine sebep olmamasını temenni ettiklerini fakat, bu temennilerinin gerçekleşmediğini bildiren MAZLUMDER Konya Şube Başkanı Derviş Argun, sınavın hak ihlalleri ile geçtiğini söyledi.
POZİTİF AYRIMCILIK NEREDE KALDI?
Başörtülü öğrencilerin yine sınava alınmadığını, hiçbir yasada maddesi olmadığı halde açık açık hak ihlali yapıldığını söyleyen Derviş Argun, “Kadına karşı pozitif ayrımcılıktan bahsedilen bu dönemde bırakın pozitif ayrımcılığı, başörtülüler eşit dahi sayılmamaya çalışılmaktadır. Umarız ki, bir sonraki sınavda aynı haksızlık yaşanmaz. Bu konuda en büyük sorumluluk hükümetindir” diye konuştu.
‘BU MAĞDURİYET UMARIM SON OLUR’
Pazar günü yapılan YGS’ye tüm öğrenciler gibi uzun süre çalıştığını, fakat başörtülü olduğu için sınava alınmadığını söyleyen Selçuklu Anadolu İHL öğrencisi Rumeysa Taşlıbel de, “Sınav gözetmeni, başörtülü olarak sınava giremeyeceğimi söyledi. Başımı açmayacağımı ifade ettim. Beni sınava almadılar. Benim gibi binlerce insan mağdur edildi, umarım bu mağduriyet son olur” dedi.
MAZLUMDER Konya Şubesi, 11 Nisan Pazar günü yapılan YGS’de başörtülü öğrencilerin yine sınava alınmadığını belirterek, hiçbir yasal dayanağı olmayan bu uygulama ile açık hak ihlali yapıldığını bildirdi
11 Nisan 2010 Pazar günü üniversiteye girişle ilgili yapılan yeni düzenlemeler çerçevesinde Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ilk defa yapıldı. Sınav öncesinde MAZLUMDER olarak sınavın hak ihlallerine sebep olmamasını temenni ettiklerini fakat, bu temennilerinin gerçekleşmediğini bildiren MAZLUMDER Konya Şube Başkanı Derviş Argun, sınavın hak ihlalleri ile geçtiğini söyledi.
ÖSYM tarafından bastırılan sınav kılavuzunun 5. maddesinde “Karşılaşabilecekleri Özel Durumlar” başlığının b fıkrasında “Başörtülü olarak sınava girmek isteyen adaylar olabilir…” ifadeleriyle başlayan 13 satırlık bölümde başörtülülerin sınava girmesinin nasıl engelleneceğinin ayrıntılı bir şekilde anlatıldığını söyleyen Derviş Argun, “Kılık kıyafetin sadece başörtüsü takmanın özel bir durum olarak adlandırılması tamamen İslam’a saldırı ve inanca hakarettir. Başörtüsü, Kuran’ı Kerim’de emredilen bir ibadettir. Kaynağı Kur’an olan hiçbir emir, insanlar tarafından yapılan anayasalar, yasalar, tüzükler ve yönetmelikler tarafından değiştirilemez ve kaldırılamaz” dedi.
POZİTİF AYRIMCILIK NEREDE KALDI?
Kadına karşı pozitif ayrımcılıktan bahsedilen bu dönemde, pozitif ayrımcılık bir yana eşit dahi sayılmamaya çalışan başörtülülerin üzerinde oyunlar oynamaya kimsenin cüret etmemesi gerektiğinin altını çizen Derviş Argun, “Bugün bu çocukları sınavlara almayanlar, bu çocukların sahibi olan Allah tarafından en büyük sınavda sınava çekilecektir. O gün gelmeden bu zulmü işleyenler zulümlerinden, çanak tutanlar ve ortaklık edenler de bu tavırlarından vazgeçerlerse kârlı çıkarlar” diye konuştu.
EN BÜYÜK SORUMLULUK HÜKÜMETİN
Tüm öğrenciler gibi geleceğini hazırlamak için uzun bir süre sınava kendisini hazırladığını fakat diğer öğrencilerden farklı olarak başörtülü olduğu için sınava alınmadığını söyleyen Selçuklu Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Rumeysa Taşlıbel, kendisinin mağdur edilmesindeki en büyük mesuliyetin hükümette olduğunu ifade etti. Sınava nasıl alınmadığını açıklayan Rumeysa Taşlıbel, “Sınav gözetmeni, başörtülü olarak sınava giremeyeceğimi söyleyerek başımı açmamı istedi. Ben de itiraz ettim. Bu şekilde sınava girersem tutanak tutacaklarını söylediler. Kabul ettim, ben sınava gireyim, siz de tutanak tutun dedim. Sonra bu fikirlerinden de vazgeçtiler. Beni sınava almadılar. Benim gibi belki on binlerce öğrenci sınava alınmadı. Umarım bu mağduriyet son olur” dedi.
RASİM ATALAY





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.