Göynükkışlalılar Üzüm Şenliğinde buluştu
Aladağ’ın önemli köylerinden biri olan Göynükkışlalılar 1. Üzüm Festivalinde buluştu. Festival sayesinde uzun zamandır birbirlerini göremeyen Göynükkışlalılar doyasıya hasret giderdi
Göynükkışla Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (GÖKÜYAD) tarafından ilki düzenlenen Üzüm Festivali, Göynükkışlalıları buluşturdu. Şenlikler daha önce Çuna ve Zaladın köylerinin katılımıyla Aladağlılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği ( AKÜYAD ) ismiyle yapılırken derneğin kendini feshetmesiyle Göynükkışlalılar bu yılki şenliği tek başlarına yaptı. Gölcük Şenlik Alanı’nda gerçekleşen festivale, çeşitli şehirlerde yaşayan Göynükkışlıların yanı sıra çok sayıda misafirde katıldı. Birçok etkinliğin yapıldığı festivalde Göynükkışlalılar doyasıya eğlenme fırsatı bulurken, uzun zamandır birbirlerini görmeyen hemşeriler de festival sayesinde hasret gidererek eski günleri yâd ederken, zaman zaman da duygusal anlar yaşandı. Şenlikte en eğlenceli kısmı ise çocukların gözleri kapalı yoğurt yeme yarışması ve eller bağlı olarak elma yeme yarışması oluşturdu. Hediye çekişlinde de heyecanlı dakikalar yaşandı. Çekilişte çeşitli hediyeler kazananlar Göynükkışlalılar, mutlu dolu anlar yaşadı.
Şenliğe damgasını vuran ise en güzel üzümü belirleme oldu. 16 kişinin üzümleriyle katıldığı yarışmada jüri üyeleri birinciyi belirlemek için oldukça zorlandı. İlki düzenlenen üzüm yarışmasının galibi ise Feride Kılıçarslan oldu. Üzümü yetiştirirken çok büyük zahmetler çektiklerini belirten Feride Kılıçarslan, “Bu yıl üzümlerde hastalık olmasına rağmen düzenli bakımlarını yapmaya çalıştık. Bugünde çalışmalarımızın ödülünü birinci olarak aldık” dedi. yarışmaya katılan tüm üreticilere Göynükkışla’ya bugüne kadar maddi ve manevi destek veren Ziraatçı ve İşadamı Ali Nazmi Acar tarafından daha iyi ürün yetiştirmeleri için zirai ilaçlar verildi.
KÖYÜN SORUNU YOKSULLUK VE CEHALET
GÖKÜYAD Başkanı Tahsin İpek, Göynükkışla’nın torasların eteğinde şehre en uzak bir yerleşim yeri olduğunu belirterek, bu nedenle bugüne kadar birçok imkândan yıllarca mahkum kaldığını söyledi. Cehalet ve Sefalet nedeniyle köyden şehre göçün hızlandığını ifade eden Tahsin İpek,”Her yıl onlarca gencimiz büyük şehirlere göç etmiş ve geçimini sağlamak için inşaatlarda demircilik gibi işlerde çalışmaya başlamıştır. Gençlerimizin yüzde 99’u demircilik işiyle uğraşmaktadır. Yazın sıcağında sabah namazı gidiyorlar, akşam namazı geliyorlar. İzin yok. Hiçbir sosyal aktivite yok. Cenazelere ve düğünlere bile gidemiyorlar çünkü ücretleri kesiliyor. Eğer bu gençler karınlarını doyurabilecek imkânları köyde bulmuş olsalardı bütün bu saydığım sıkıntılara katlanmak zorunda kalmazlardı” dedi.
BU KÖYE HEMŞEHRİLERİN VEFA BORCU VAR
“Şehirde havasını kokladığımız Sorban’ın, Yayla’nın, Kömürlüğün, Gölcüğün, hayvan otlattığımız Gökyer’in, Arabele’nin, Dere’nin hayalleriyle yaşıyoruz” diyen İpek, bu nedenle buraların havasını almış, ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, şehirde bir yerlere gelmiş, gazeteci olmuş, öğretmen olmuş, imam olmuş, iş adamı olmuş Göynükkışlalıların bu topraklara vefa borcunun olduğunu söyledi. İpek, “Bu bakımdan hemşerilerimiz köyün maddi ve manevi gelişmesi için çaba göstermeleri gerekmektedir. Çünkü Peygamberimiz, ‘Kim akrabalarıyla sıla-i rahmi keserse bende onunla irtibatımı keserim” buyuruyor. Biz de bu amaçla bu derneği kurduk. Dernek vasıtasıyla köyümüzün sosyal, kültürel, ekonomik açıdan kalkınmasını sağlayacağız. Yurtiçi ve yurtdışına dağılmış hemşerilerimizi bir araya getireceğiz. ihtiyaç sahibi ailelere maddi ve manevi destekte bulunacağız. İmkânı olmayan ailelerin çocuklarını okutacağız. Unutulmaya yüz tutmuş örf ve adetleri tekrar canlandıracağız. Gelenek ve göreneklere sahip çıkacağız” diye konuştu.
MERHABA





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.