Görmeden yazmazdı

Görmeden yazmazdı

Aydınlar Ocağı’nda Tarihçi-Yazar Konyalı’yı anlatan Dr. Hasan Özönder, “Konyalı, tarihçi ve araştırmacıdır. Konyalı, görmeden yazman diyen bir yazardır. Konyalı’nın boş geçmeyen bir ömrü vardı ”

Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde, Konya’nın yetiştirdiği ve bir dönem “Gaztecilerin Pirî” olarak anılan tarihçi-yazar İbrahim Hakkı Konyalı, vefatının 30’uncu yıl dönümünde anıldı. Konuşmacı sanat tarihçisi Dr. Hasan Özönder, 1896’da Akıncılar Mahallesi’nde doğan ve 20 Ağustos 1984’de Akşehir’de vefat eden İbrahim Hakkı Konyalı’nın son devrin en büyük tarihçilerinden birisi olduğunu söyledi. İlk, orta ve medrese tahsilini Konya’da tamamlayan İ. Hakkı Konyalı’nın babasının Mustafa Efendi, annesinin Hatice Hanım olduğunu ve mahalle mektebini bitirdikten sonra subyan okulunda okuduğunu ve Islâh-ı Medaris’ten mezun olduğunu dile getiren Dr. Özönder,  “Konyalı, Hz. Mevlâna soyundan gelen bir Çelebî’dir ve dergâh terbiyesi almıştır. Dost canlısı, vefâkar bir insandır” dedi. Amerikan Şimendifer Mektebi’ni de okuyan Konyalı’nın bir müddet “istasyon şefi” olarak memur olarak çalıştıktan sonra gazeteciliğe başladığını ve Konya’da “Hak Yolu” mecmuasını çıkardığını ve İstanbul’da İntibah Gazetesi’nde yazdığını kaydeden Özönder, “Şeref Basın Kartı sahibi olan Konyalı, Burhan Felek’ten sonra Gazetecilerin Pirî olarak anıldı” diye konuştu. Cumhuriyetin ilanından sonra İstanbul’a yerleşen tarihçi yazar Konyalı’nın,  Ankara Vakıflar Müdürlüğü Arşiv Dairesi müdürlüğünde bulunduğunu ve İstanbul’da Tarih Hazinesi, Tarih Dünyası gibi dergileri yayınladığını belirten Özönder, şunları dile getirdi: “Mehter Takımının kuruluşunu gerçekleştirdi. Vakıf Sanatları Müzesinin Türk Sanatları Müzesinin ve Askeri Müzenin kuruluşunda vazife yaptı. Piri Reis’in deri üzerine yaptığı haritayı Topkapı Sarayı’nda bulup ilim âlemine tanıttı. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden topladığı, kitap, fotoğraf ve belgeyi 1979’da, kendi kitaplarıyla birlikte Üsküdar’da Selimiye Camii bitişiğindeki Üçüncü Selim Kasrında kurduğu İbrahim Hakkı Konyalı Kütüphanesi’ne vakfetti. Aynı sene Kültür Bakanlığı tarafından Üstün Hizmet Armağanı verildi. 1981’de Konya Selçuk Üniversitesi tarafından Şeref Doktorluğu Payesi verildi. 20Ağustos 1984’te Akşehir’de, Akşehir Tarihi adlı eseriyle ilgili olarak görüşme yapmak için belediye reisiyle görüşme yaparken makam koltuğunda ruhunu Hakk’a teslim etti.”

GÖRMEDEN YAZMAM DİYEN BİR YAZARDI

Takkeli Dağ’ı adım adım merkeple gezerek orada bulunan tarihî eserleri bir bir tesbit ettiğini ve kendisinin “Olmayan ilk şeyi yapmak hocalıktır” dediğini ve Konya Tarihi, Aksaray Tarihi, Alanya Tarihi, Karaman Tarihi, Akşehir Tarihi, Üsküdar Tarihi ile birlikte pek çok kitap ve eser yazdığını hatırlatan Dr. Özönder, “Konyalı, bir müderris, bir gazetecidir. Konyalı, bir müzecidir. Konyalı, tarihçi ve araştırmacıdır. Konyalı, görmeden yazman diyen bir yazardır. Konyalı’nın boş geçmeyen bir ömrü vardı ve ‘ölmeye vakit bulamıyorum’ derdi.  Tarihçi Hakkı Konyalı’nın, 1931’de İstanbul’da Son Posta gazetesinde Başmuharrir olarak çalışırken sabaha doğru çıktığı gazete binasından evine gitmek için Sirkeci Garı’na indiğinde, Topkapı Sarayı’ndaki kıymetli Hazine Evrakları ile Osmanlı arşivlerinin vagonlara yüklendiğini görünce, gazete manşetini değiştirerek duruma müdahale ederek okkası 10 krş’dan Bulgaristan’a satılan pek çok evrakı kurtardığını sözlerine ekleyen Hasan Özönder, “Bulgar yetkilileri bu kıymetli Osmanlı evraklarının hiç birisini atmamış, yakmamış ve kütüphanelerde saklamak suretiyle tasnif ettikten sonra ilim dünyasına sunmuşlardır. Osmanlı Tarihi ile ilgili şimdiye kadar hiç çıkmamış ilk yazılar Bulgar Üniversiteleri’nden dünyaya sunulmaktadır” dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.