Gerçek saklanıyor

Gerçek saklanıyor

Muhsin Yazıcıoğlu anma programında konuşan Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Selami Ekici, “Araştırmalarımız pek çok yerde engellenmeye çalışıldı. İstediğimiz radar kayıtları silinmiş denilerek verilmedi. Otopsi raporları farklı çıkıyor” dedi

Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının 6. yıldönümünde, Konya Alperen Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından anıldı. "Türk Milleti'nin evladı Muhsin Yazıcıoğlu" isimli anma programı Konya Ticaret Odası Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Programa Büyük Birlik Partisi (BBP) eski Milletvekili Ökkeş Şendiller, Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Selami Ekici ve emekli öğretim görevlisi İsmail Hakkı Şahin konuşmacı olarak katıldı. İstiklal Marşı ve Kur'an tilaveti ile başlayan program merhum Muhsin Yazıcıoğlu için hazırlanan sinevizyon gösterimi ile devam etti. İlk olarak söz alan emekli öğretim görevlisi İsmail Hakkı Şahin Peygamber Efendimiz Hz.Muhalled'e (S.A.S) davasını terk etmesi için teklif geldiğini ve Efendimiz'in 'Bir elime ayı, bir elime güneşi verseniz davamızdan dönmem' dediğini hatırlatarak, “Muhsin başkanımız da koltuk sevdasına düşmeden, davasında dimdik durdu” dedi.

ismail-hakki-sahin.jpg

MİLLETİN DERDİ İLE DERTLENİRDİ

Türk ve İslam dünyasının zulüm altında olduğunu hatırlatan Şahin, şöyle konuştu: “Musul, Kerkük, Afganistan ve dünyanın pek çok bölgesindeki Müslümanlar zulüm altında inliyor. Müslümanların dertleriyle dertlenmeyen bizden değildir diyor efendimiz. Rahmetli genel başkanımız milletin dertleri ile dertleniyordu. İki saniye sonrasına garantimiz olmayan hayatımız için fırıldak olmaya gerek yok anlayışını benimsemişti. Haksız bir davada yer almaktansa, haklı bir davada zerre olurum anlayışıyla, zaferden değil, seferden sorumluyuz diyerek çalıştı. Rahmetli liderimiz kıyamete kadar yaşayacak bir hareket olacak Alperenler'i bizlere miras olarak bıraktı. Biz inanıyoruz ki yetişmiş bir avuç insan varsa galibiyet kaçınılmazdır. Bu noktada Alperenler'e çok iş düşüyor. Ümitsizliğe kapılmayalım. Bir Alperen Türk dünyayı kurtarabilir.”

'OLAY AÇIK BİR SUİKASTTIR'

Daha sonra söz alan Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Selami Ekici de kamuoyuna Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun bir kaza sonucu öldüğünün empoze edildiğini belirtilerek, “Merhum Genel Başkanımız bir suikaste uğramıştır. Dava üzerinde çalışırken pek çok deliller karartılmaya çalıştı. Elimize ulaşan ve tespit ettiğimiz belgelere göre olay açık bir suikasttir” dedi. Davanın parti ile bağlısı olmayan bir devlet memurunun suç duyurusu ile başladığını ifade eden Ekici, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu suç duyurusunda şüphelilerde, dönemin Başbakanı, İçişleri bakanı, Kayseri Valisi, Kayseri Jandarma Alay Komutanı ve bazı isimler bulunuyor. Bazı devlet memurları için savcılık soruşturma izni istediğinde devlet yöneticilerimiz buna izin vermedi. Tüm otopsilerde yapılan karbonmonoksit ölçümü şehitlerimizde yapılmamıştır. Talebimiz üzerine yapılan incilemelerde karbonmonoksite rastlanamamıştır denildi. Sonra bunu daha sonra ölçtürdüğümüzde karbonmonoksit değerlerinin yüksek çıktığı görülmüştür.”

av.-selami-ekici.jpg

2 ŞEKİLDE PLANLANMIŞ OLABİLİR

Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Devlet Denetleme Kurulu'nu harekete geçirerek olayın aydınlatılması için harekete geçtiğini belirten Ekici, şöyle konuştu: “Bu kurul yaptığı değerlendirmeler sonucu 21 tesbit ile bu olayın kasıtlı bir şekilde yapılmış olabileceğine işaret etti. Bu rapor Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Daha sonra dava Özel Yetkili Mahkeme'ye geçti. Hava radar kayıtları istendi. Saat 15-15.05 arası Doğu'daki tüm radar kayıtları silinmiş denilerek kayıtlar verilmedi. Olayın 15.04'de gerçekleştiği tesbit edildi. Sonradan biz radar kayıtlarını görme fırsatımız oldu. Radar sırasında 8 bin metrede F4 uçaklarının bulunduğu görülüyor. Olay sırasında bu uçaklar radardan aniden kayboluyor. Bilirkişi 9 kilometreden bir jetin hızla geçişi bir helikopteri düşürür diyor. Radarların ses hızını aştığı radarlarda görülüyor. Ses hızını aşan bir hızda bir patlama sesi oluşur. Olay bölgesindeki tanıklar olay sıralarında 16 adet patlama sesi duyduklarını ifade ediyor. Şimdi rapor bekliyoruz. Bu rapor geçtiğimiz mayıs ayında gelecekti. Yaptığımız tüm çalışmalarla bu olayın iki şekilde gerçekleşebileceği gözüküyor. Birincisi helikopter, uçakların oluşturduğu bir türbülans ile düşürülmüş olabilir veya hazırlanan bir düzenekle karbonmonoksit enjekte edilerek kazanın oluşması sağlanmış olabilir.”

HÂLİD ŞEN merhabahaber.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.