Gelecek nükleerde

Gelecek nükleerde
Nükleer enerjinin iki önemli uzmanı Merhaba’ya konuştu. Prof. Dr. Sümer Şahin ve Prof. Dr. Mustafa İlbaş Türkiye’nin nükleer enerjiye ve alternatif kaynaklara mecbur olduğunu vurguladı

NÜKLEER ENERJİ GELECEĞİ BELİRLEYECEK
Makine Mühendisleri Odası Konya Şubesi’nin düzenlediği panele katılmak üzere Konya’ya gelen tanınmış nükleer enerji uzmanları; Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sümer Şahin ile Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa İlbaş, gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Sümer Şahin ve Prof. Dr. Mustafa İlbaş, Türkiye’nin geleceğini nükleer ve yenilenebilir enerjinin belirleyeceğini söyledi.

TÜRKİYE’NİN 20-30 NÜKLEER SANTRALE İHTİYACI VAR
Bu yüzyılın sonuna elektriğin yüzde 50’sinin nükleer enerjiden sağlanacağını aktaran Prof. Dr. Sümer Şahin, Türkiye’nin gelişmişlik açısından 20-30 tane nükleer santral yapması gerektiğini bildirdi. Prof. Dr. Mustafa İlbaş da Türkiye’nin bölgesinde büyümesinin nükleer ve yenilenebilir enerji kaynaklarından geçtiğine dikkat çekti.


Nükleer enerji ‘gelecek’tir

Gazetemize nükleer ve yenilenebilir enerjinin stratejik önemini anlatan Prof. Dr. Sümer Şahin ile Prof. Dr. Mustafa İlbaş, Türkiye’nin geleceğinin nükleer ve yenilenebilir enerjiden geçtiğini söyledi

Makine Mühendisleri Odası Konya Şubesi’nin Selçuk Üniversitesi Halil Cin Konferans Salonu’nda düzenlediği ‘Türkiye’nin Nükleer ve Yenilenebilir Enerji Politikaları ve Kullanım Potansiyeli’ konulu konferansa katılan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sümer Şahin, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa İlbaş, gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.
ÇEVREYE EN AZ ZARAR VEREN NÜKLEER ENERJİ
Nükleer enerjinin atom enerjisi olduğunu fakat atom bombasının bambaşka bir konuyu kapsadığını belirten Prof. Dr. Sümer Şahin, nükleer enerjinin termik santrallerdeki gibi elektrik üretimini sağladığını söyledi. Vatandaşın nükleer enerjiden korkmaması gerektiğini belirten Sümer Şahin, “Türkiye atom silahı üzerinde çalışmayacağına dair uluslararası anlaşmaları 50 yıl önce imzaladı. Türkiye hiçbir zaman imzaladığı uluslararası antlaşmalara aykırı hareket etmemiştir. Vatandaş bu noktada korkmasın. Çevreye zararı olmayan hiçbir şey yoktur. İnsanın nefes alıp vermesi bile çevreye zarardır. Enerji kaynakları içinde çevreye en az zarar veren nükleer enerjidir” dedi. Cenab-ı Hakk’ın tüm kâinatı nükleer enerji esası üzerine yarattığını bütün enerji çeşitlerinin ana kaynağının nükleer enerji olduğunu aktaran Şahin, dünyada elektriğin yüzde 17’sinin nükleer enerjiden sağlandığını, bu yüzyılın sonuna elektriğin yüzde 50’sinin nükleer enerjiden sağlanacağını bildirdi.
NÜKLEER POLİTİKALARINDAN GERİ ADIM ATILMAMALI
Türkiye’nin son günlerde nükleer santral konusundaki atılımlarının son derece yerinde olduğunun altını çizen Şahin, “Türkiye’de birçok yerde nükleer santral kurulabilir. Bunun için bir ön çalışma yapmak gerekir. Şu anda yer izni almış tek bölge Akkuyu’dur. Sinop üzerinde Hükümet 7 yıldır çalışıyor ama yer iznini elde edemedi. Hükümetin bu konuda politikası doğrudur, geri adım atmaması gerekiyor. Türkiye 20–30 tane nükleer santral yapmak gerekiyor. Türkiye’nin kurulu elektrik gücü 40–45 milyar kilovat. Bu son derece yetersiz. En az 100 milyar kilovat olması gerekiyor. Bunun yarısının nükleer santrallerden karşılanması için 50 tane nükleer santral kurulması gerekir ki çok sağlıklı bir yapı olur. İstikbal vadeden Türkiye’nin kalkınmasında en büyük katkıda bulunacak olan, ileri teknoloji sahibi ülkeleri arasına sıçratacak olan nükleer santraldir.”
Şahin, suların kontrol edilebilmesi açısından hidroelektrik santrallerinin daima belli ölçüde kullanılmasının önemine de dikkat çekti.  Sümer Şahin, nükleer santral konusunda siyasetçilerin konunun uzmanlarından görüş almadığını da sözlerine ekledi.
NÜKLEER ENERJİ DIŞA BAĞIMLLIĞI AZALTIR
Türkiye’nin büyümesi gereken bir ülke olmasına rağmen elektrik enerjisinin yüzde 50’sini doğalgazdan karşıladığını ve enerji bakamında dışa bağımlı olduğunu bildiren Prof. Dr. Mustafa İlbaş da, yenilenebilir enerjinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin enerjide yüzde 73 dışa bağımlılığının altını çizen İlbaş, “Peki, Türkiye dışa bağımlılıktan nasıl kurtulacak? Petrolde yüzde 92, doğalgazda yüzde 98 civarında dışa bağımlı. Ülkemizde henüz bir nükleer santral söz konusu değil. 55 yıllık bir geçmişi olmasına rağmen bir adım atamadık. O halde ileriye dönük olarak alternatif olarak nükleer enerji ve yenilenebilir enerji geliyor. Türkiye rüzgâr enerjisi potansiyeli bakımından Avrupa’da çok iyi yerdedir. Güneş enerjisinde birinci sırada geliyor. Jeotermal kaynaklarımız oldukça iyidir. Maalesef bu kaynaklarımızı iyi değerlendiremiyoruz” diye konuştu.
“ABD 35 bin, Almanya 26 bin megavata varan rüzgâr enerjisi kullanıyor ve Çin 2-3 yıl içerisinde 25 bin megavata varan rüzgâr enerjisi kullanacak” diyen İlbaş, şöyle konuştu: “Ülkemizde henüz rüzgar enerjisi 803 megavat civarındadır. Ama potansiyel 48 bin megavat civarındadır. Diğer taraftan güneş alan bir ülkeyiz. Ortalama bin 400 saat/kilovat metrekare yıl güneşleme imkânı vardır. Jeotermal kaynaklardan 600 megavat elektrik potansiyelimiz var. Türkiye su enerjisinin üçte birini kullanıyor. Biokütle imkânlarımız da var bunları harekete geçirmemiz gerekiyor.”
Türkiye’nin 2023 yılında enerji potansiyelini ikiye katlayabilmesi için nükleer enerjiye de bir an evvel geçmesi gerektiğini ifade eden İlbaş,  nükleerin bir alternatiften ziyade zorunluluk olduğunu belirtti. Büyüyen Türkiye’nin enerji ihtiyacının da büyüyeceğine işaret eden İlbaş, “Her alanda Türkiye’nin geleceği ‘nükleer ve yenilenebilir enerjidedir’ diyoruz. Türkiye büyüyecekse, bölgesinde gücünü artıracaksa, ekonomik olarak büyüyüp gelir seviyesini arttıracaksa enerji güvenliğini sağlamalıdır. Burada sorun; bir patlama olur mu korkusu ve atıklar meselesidir. Teknolojiyi doğru seçer ve güvenliğinizi alırsanız bunun hiçbir tehlikesi yoktur. Avrupa’nın göbeğinde komşularımız nükleer enerjiyi yerleşim birimleri içinde kullanıyor” dedi.
HASAN AYHAN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.