Gazze Mücahitleri döndü
Siyonist İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere düzenlediği saldırının ardından gözaltına alınan ve daha sonra sınır dışı edilen yardım gönüllüleri dün sabah saatlerinde Türkiye’ye döndü. Yaralılar ambulans uçaklarla Ankara’ya getirilip tedavi altına alınırken, yardım gönüllüleri de İstanbul’a iniş yaptı.
YÜZLERCE ARAÇ KONVOYU VE BİNLERCE KİŞİ KARŞILADI
Dün sabah saatlerinde İstanbul’da Adli Tıp Kurumu’nda sağlık kontrolünden geçirilen yardım gönüllüleri daha sonra şehirlerine döndü. Gönüllüleri karşılamak için sivil toplum kuruluşlarının organizasyonuyla yüzlerce araçtan konvoy oluşturuldu. Dakikalar öncesinden Konya Havaalanını dolduran yardım gönüllülerinin aileleri, yakınları ve Konyalılar, ellerinde Türk ve Filistin bayrakları, çiçeklerle tekbir getirerek Gazze mücahitlerini karşıladı. Uçaktan indikten sonra omuzlarda taşınan Konyalı gönüllüler, gurur ve gözyaşları içerisinde kendilerini bekleyen çocukları, aileleri, yakınları ve kendileri için gelenlerle kucaklaştı. Karşılama törenine AKP Konya İl Başkanı Ahmet Sorgun da katıldı.
Burada gazetecilere kısa bir değerlendirme yapan Gazze gönüllüsü Dr. Hasan Hüseyin Uysal, “Yapmamız gereken buydu. Bu Gazze’nin ve ümmetin kurtuluşudur” dedi. Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi de, “Duvarlar böyle yıkılıyormuş, biz bunu yaşadık, hiç korkmadık. Esas mermi kullanmasalardı gemiye çıkamazlardı” dedi.
GAZZE MÜCAHİTLERİ YAŞADIKLARINI ANLATTI
Gazze mücahitleri daha sonra araç konvoyuyla şehir merkezine geldi. Gönüllüler, Kayalıpark’ta kurulan platformda binlerce kişiye yaşadıklarını anlattı.
Ahmet Gücüyetmez, “Sizlerin gayretleriyle ben Filistin’e yola çıktım” dedi. 2 arkadaşının şehit, 18 arkadaşının da yanında gazi olduğunu ve yaralandığını anlatan Ahmet Gücüyetmez, sözlerini şöyle bitirdi: “Yalnız şunu bilin ki, Şeyh Ahmet Yasin diyor ki, ‘hiçbir şey yapamıyorsanız, kola içmeyiniz’. Bari kola içmeyelim. Allah’a emanet olun.”
İSRAİL ORDUSUNA YUMRUKLARIMIZLA 45 DAKİKA DAYANDIK
Dr. Hasan Hüseyin Uysal da gemideki 680 yiğide bütün bir orduyla en az 2 tane denizaltı, 6 tane kruvazör, 40 tane hücum bot ve sayısını bilmedikleri kadar helikopterle geldiklerini belirterek, “Elinde bir tabanca bile olmayan insanlara bir sürü mermi ve bombayla hücum ettiler. Fakat biz yumruklarımızla 45 dakika dayandık. Bu ümmet yolu açtı. Allah bu teşkilattan da (İHH İnsani Yardım Vakfı) razı olsun. Bütün dünyaya ve İslam ümmetine örnek oldular. İnşallah yarınlar güzel olacak” dedi.
Hasan Hüseyin Uysal’ın konuşması sırasında binlerce kişi ‘Bir Musa gelecek, sizi bulacak’ sloganı attı, tekbir getirdi.
Kendisinin gemideki görevinin mücahitlere yemek pişirmek ve çay vermek olduğunu anlatan Bayram Bayram da kalabalığın ‘Mücahit Bayram’ sloganlarıyla sözlerini tamamladı.
PANTOLONUMDAKİ KAN LEKESİ BENİM İÇİN LEKELERİN EN ŞEREFLİSİ
“Yüreklerinde Gazze duygusu taşıyanlara selam olsun” diyerek konuşmasına başlayan Muzaffer Babür, “Yolculuğa çıkmadan önce bir arkadaş kenara çekip, ‘Allah rızası için sana söz veriyorum, bu emanetimi götür ve Filistin’deki kardeşlerime haklarını helal etmesini söyle benim için. Çünkü onlar o kutsal mekanı bizim adımıza bekliyorlar’ dedi. Fakat, sevgili kardeşlerim, bu yolculuk bizim selamımızı oraya götürmeye elvermedi, yapamadık, üzgünüm ama sevindiğim bir şey var. Yolları açtık, Gazze açık, haydi arkadaşlar Gazze’ye” ifadelerini kullandı. Bunun üzerine binlerce kişi tekbirler getirdi.
Konuşmasına İsrail’in tüm yüzünü gördüklerini ve tüm dünyaya da canlı olarak gösterdiklerini aktaran Asım Sarıgüzel, “Onların sürekli korku paronayası ile yaşadıklarını gördük. Ellerindeki bütün silahlara, Avrupa ve Amerika’nın desteğine rağmen yataklarında bir gün bile sizin kadar rahat uyumadıklarını görmelisiniz. Bütün özelliklerini dünyaya gösterdik, bu gelişmeler inşallah Yahudilerin yok oluşunun başlangıcı olacak” dedi. Alanı dolduran vatandaşlar bu defa ‘Kahrolsun İsrail’ sloganını dillendirdi. Pantolonunda bir şehidin kanının lekesi olduğunu da kendisini dinleyen binlerce kişiye gösteren Asım Sarıgüzel, “Bu kan lekesi benim için lekelerin en şereflisi olarak kalacaktır” diye konuştu.
Mustafa Erikçi de herkesi selamlayarak, “Biz Gazze’ye giremedik, selamlarınızı getiremedik ama bir dahaki sefere bir değil onlarca gemiyle gitmek üzere yolu açtık. Bir dahaki Gazze seferine inşallah hep birlikte gideceğiz ve Filistin özgür olacak. Yeni bir başlangıç oldu. İsrail için yeni bir dönem ve kaybolma dönemidir. Ambargoyu kaldırmış olduk” dedi.
ŞEHİTLERİN EMANETİNİ TAŞIYALIM
Konuşmasına ‘9 tane şehidin emanetini getirdik size. Bu emaneti ne olur taşıyın’ diyerek başlayan Mustafa Tatlısu, “Bizim televizyon olarak orada görevimiz vardı. 700’e yakın aktivistin morallerini en yüksek seviyede tutmak. Bizim elimizden Bayram abi gibi bıçakla domates doğramak gelmedi, sadece mikrofon tuttuk. Ama bir haber alıyorduk ki, yaptığımız habere Yahudi çok ciddi kulak kesiliyor ve bütün dikkatini bizim geminin üzerine getiriyormuş. Bülent Yıldırım ile konuştum. Yarın kendisiyle program yapmamızı söyledi. Çünkü biz program yaptıkça Yahudiler kuduruyormuş. Ben de ‘kuduracaklarsa yapalım başkanım’ dedim. Şimdi de aynı gemideki gibi bacılar, çocuklar ve kardeşlerim de var” ifadelerini kullandı.
RABBİM BİZE İSRAİL’E PAS ATMA FIRSATI VERDİ,
İSRAİL DE KENDİ KALESİNE GOL ATTI
Sami Uysal da şunları söyledi: “Rabbim Kur’an-ı Kerim’inde diyor ki, ‘Eğer inanıyor iseniz mutlaka galip geleceksiniz.’ Bizler inandık, sizler dua ettiniz, ümmet gözyaşı döktü. Rabbim bize İsrail’e pas atma fırsatı verdi. İsrail kendi kalesine gol attı.”
MESCİD-İ AKSA FİLİSTİNLİLERİN DEĞİL TÜM MÜSLÜMANLARIN TOPRAĞIDIR
Şükrü Nortçu da yolculuk ile ilgili herkesin saatlerce anlatacakları olduğunu belirterek, “Bizler İHH İnsani Yardım Vakfı’nın tüm Türkiye’de yaptığını Konya’da AYDER olarak, Gazze’nin özgürleştirilmesi aracına bir köprü örneği görmüş olduk. Bu yolculuğa çıktık. Yolculuğun ana sebebi sizlerin duyarlılığıdır. Allah duyarlılığınızı artırsın. Mescid-i Aksa Filistinlilerin değil tüm Müslümanların toprağıdır, İslam’ın toprağıdır. Bu bağlamda hepimizin duyarlılığın artarak devam etmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Sizlerin duyarlılığı arttıkça Mescid-i Aksa özgürleşecek, oranın bekçiliğini yapan kardeşlerimize de uygulanan insanlık dışı ambargo sona erecektir” dedi. Konuşmasının devamında gemide yaşananları ve İsrail’i nasıl rezil ettiklerini anlatan Şükrü Nortçu, “Başkanımız ‘kesinlikle ümmetin emanetlerini İsrail’e teslim etmeyeceğiz, pasif direniş göstereceğiz’ demişti. İHH’nın yönetimindeki insanlar gönüllüleri topladı. Çünkü istihbarat alıyorduk. İsrail’in donanmasının bizi beklediğini ve müdahale edeceğini biliyorduk. Ümmetin emanetlerini hemen İsrail’e teslim etmek bu milletin şanına yakışmaz. Ve o gemiyi kontrol eden bu ülkenin insanlarıydı. İstanbullu bir kardeş dedi ki, ‘bakın arkadaşlar bu kardeşimizi iyi dinleyin. İstanbul’dan 2 yaşında çocuğunu, 5 aylık hanımını bırakıp gelmiş insanlar var aramızda.’ Ve inanın ölü sayısı artmaması adına geri çekildik” diye konuştu.
Önceki gün Konya’ya gelen Yücel Köse de kendisiyle Gazze’ye giden arkadaşlarının dönmesinden dolayı çok mutlu olduğunu anlatarak, şunları söyledi: “Allah şehitlerimizi makamına ulaştırsın. İnşallah gemiler de amacına ulaşır, Gazze özgürleşir.”
İSRAİL DONANMASININ YARISINA KARŞI MÜCADELE VERDİK
İhsan Erdim ise “Biz bu yolculuğa katılanlar tamamen iman ediyoruz ki, olayla İsrail hükümeti ve tüm Siyonistler bitti” diyerek şöyle devam etti: “Biz 650 kişi ile çok güzel bir savunma yaptık. Kime karşı? İsrail donanmasının yarısına karşı. 5’i yük birisi de yolcu olmak üzere 6 gemimiz vardı. Buna karşın donanmanın yarısı, 3 tane büyük denizaltı, 2 büyük savaş gemisi, 6 büyük sürat teknesi, 12 helikopter, 6 tane savaş uçağı vardı. Bunlar tespit edilenler. Biz buna karşı ne yaptık? Konya’dan bu konvoya katılan kardeşlerimizin sayısı ilk anda 5 kontenjanıyla sınırlandırılmıştı. Sonra 18 kişiyle konvoya katıldık. Bunun 11 tanesi, genç kardeşimiz gönüllü olarak savunmada en kritik noktada şahadete en yakın noktada kendilerine görev verilmesini istediler. Geminin en üstündeydik. Helikopterin ilk indiği yerdeydik. Ve orada hiç yılmadan savaştık. Bunlardan bir tane ağır yaralımız var, şu anda Tel Aviv’de, göndermediler. AYDER Seydişehir’den Murat Taşkın kardeşimiz de yaralı. O da Ankara’da hastanede, inşallah bundan sonra onun ziyaretine gideceğiz. Yılmadan sizin desteklerinizle, Gazze’yi savunduk. Eğer gemi sayısı 6 değil de 12 tane olsaydı, İsrail donanması yetişemeyecekti. Biz bunları yendik ve yeneceğiz, siyonizmin sonu yakındır.”
Gemideki görevinin yardım konvoyundaki yaşananları ve morali bütün dünyaya duyurmak olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Bilal Çalıkuşu da “En iyi şekilde görevimizi yapmaya çalıştık. Son gün çatışma anında çekmiş olduğumuz kasetlerin hepsine el koydular. Hepsini kırdılar, sildiler, göstermek istemediler. Dünyaya kendi görüntüleriyle yayın yapmaya çalışıyorlar. Yine yolculuk olsa seve seve katılırım” dedi.
Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi’nin konuşması 23’TE





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.