Garip günler yaşıyoruz
Yayınlanma:
Konya İnanç Özgürlükleri Platformu tarafından düzenlenen 171. hafta basın açıklamasını yapan Platform Üyesi Yaşar Turgut, ülkede çok garip günler yaşandığını söyledi
Konya İnanç Özgürlükleri Platformu Üyesi Yaşar Turgut, basın açıklamasında gündemdeki bazı olayların kendilerini şaşırttığını söyledi. Ülkede garip günler yaşandığını ifade eden Turgut, “Türk futbol tarihinin şerefli mağlubiyetler dönemi gibi yenilgiler üzerine övgüler dizilen, yenilgilerin, büyük galibiyetlermiş gibi gösterilmeye çalışıldığı, övgülerin yere göğe sığdırılamadığı, siyasi beceriksizlik ve tutarsızlıkların ayakta alkışlandığı, şovların büyük siyaset olarak takdim edildiği, derdimize çare, hiçbir işin ortaya konulmadığı günlerdeyiz,
Yaşanan olaylarda akıllara ilk olarak Mavi Marmara geliyor. Şehitlerimizin kanlarıyla, kurşun yaralarıyla, İsrail’in zulmünün canlı bir belgesi olan Mavi Marmara, İsrail zulmünün sembollerinden biridir artık. Hem bu gazi gemiyi hem geminin maksatlarını hem de özgürlük sevdalılarını tekrar selamlıyoruz” dedi.
Mavi Marmara’nın ortaya çıkarttığı sonuçların da görmemezlikten gelinmesini doğru bulmadıklarını da dile getiren Turgut, “Uluslararası ilişkilerde, dokuz kişinin hunharca katledilmesinin karşılığı, hiçbir şekilde özür ve tazminat değilken, ülkemizi yönetenler halkımızı özür ve tazminata ikna etmiş, bunun büyük bir siyasal beceri olduğunu söylemişlerdir. Aradan geçen zaman gösterdi ki Aklıselim insanların kabul edemeyeceği özür ve tazminat ifadeleri dahi siyasal bir şovdan ibaretmiş. İsrail’le olan ilişkiler, aradan geçen bu kadar süreye rağmen aile içi kırgınlık sınırlarının ötesine çıkmamıştır. En üst düzey İsrail yetkililerinin özür dilemeyeceklerini defaatle ifade etmeleri, ülkemizin yöneticilerini ve halkımızı alaya alan ifadeler kullanmalarına rağmen Türkiye İsrail ilişkilerini Mavi Marmara olaylarından sonra bir zafer gibi sunulması, Türk futbol tarihindeki şerefli mağlubiyetler döneminin siyaset için de geçerli olduğunu ortaya koymaktadır” diye konuştu.
Konuşmasının sonunda İsrail Parlamentosu adına Milletvekili Danny Dannon’un Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektubu aynen alıntıladıklarını da dile getiren Turgut;
‘Türkiye başbakanı Recep Tayip Erdoğan’a’ “Size bütün İsrail adına, İsrail devletinin, ‘Mavi Marmara Terör Gemisinin’ Türkiye’yi terk etmeden önce yeterli araştırmanın yapılmadığı gerçeğinden dolayı özür dilemek istiyorum. Eğer bu yapılabilmiş olsaydı, geminin Türk hükümetinin himayesi altında silahlı teröristleri taşımasına engel olunabilirdi. Bizim mükemmel ilişkilerimiz, sizin İsrail devletine olan büyük saygınızdan dolayı, deniz komandolarının gemiye indiklerinde gemideki barış aktivisti kılığına bürünmüş silahlı teröristler tarafından kendilerini öldürmek üzere karşılandıklarında hemen kendilerinin silahla savunmayıp kendilerini tuttuklarından dolayı özür diliyorum.
Komandolarımızın dikkatli bir şekilde hareket edip, sivillerin varlığını hesap ederek, sadece 9 teröristi öldürdüklerinden dolayı sizden özür diliyorum. Eğer devlet yetkilileri gemide teröristlerin bulunduğunu bilseydi, bizim güçlerimizin hayatını tehlikeye atan herkesin öldürülmesi emrini vermiş olacaktı. İzninizle, bir özür daha dilemek istiyorum: İsrail’in gemideki tehlikeli teröristleri serbest bırakarak, onları cinayete kalkışmaktan dolayı yargı Önüne çıkarmadığımızdan dolayı hatta eve dönüş biletlerini vermiş olmamızdan ötürü özür diliyorum.
Son olarak, lütfen bu candan özrümüzü kabul buyurunuz. Birleşmiş Milletlerden Türkiye’yi kınama isteğinde bulunmadığımızdan dolayı, İHH terör örgütünün sizin partiniz ve siz Sayın Erdoğan ile olan bağını araştırma isteğinde bulunmadığımızdan dolayı, tekrar özür diliyorum, iyi dileklerimle. İsrail Parlamentosu adına Milletvekili Danny Dannon” Evet, yaşanan garip olaylar bu şekilde. Hakk’ın hak olup ve batılın tamamına galip geldiği bir dünyada yasama umudu ile.
ALİ SAİT ÖGE
Yaşanan olaylarda akıllara ilk olarak Mavi Marmara geliyor. Şehitlerimizin kanlarıyla, kurşun yaralarıyla, İsrail’in zulmünün canlı bir belgesi olan Mavi Marmara, İsrail zulmünün sembollerinden biridir artık. Hem bu gazi gemiyi hem geminin maksatlarını hem de özgürlük sevdalılarını tekrar selamlıyoruz” dedi.
Mavi Marmara’nın ortaya çıkarttığı sonuçların da görmemezlikten gelinmesini doğru bulmadıklarını da dile getiren Turgut, “Uluslararası ilişkilerde, dokuz kişinin hunharca katledilmesinin karşılığı, hiçbir şekilde özür ve tazminat değilken, ülkemizi yönetenler halkımızı özür ve tazminata ikna etmiş, bunun büyük bir siyasal beceri olduğunu söylemişlerdir. Aradan geçen zaman gösterdi ki Aklıselim insanların kabul edemeyeceği özür ve tazminat ifadeleri dahi siyasal bir şovdan ibaretmiş. İsrail’le olan ilişkiler, aradan geçen bu kadar süreye rağmen aile içi kırgınlık sınırlarının ötesine çıkmamıştır. En üst düzey İsrail yetkililerinin özür dilemeyeceklerini defaatle ifade etmeleri, ülkemizin yöneticilerini ve halkımızı alaya alan ifadeler kullanmalarına rağmen Türkiye İsrail ilişkilerini Mavi Marmara olaylarından sonra bir zafer gibi sunulması, Türk futbol tarihindeki şerefli mağlubiyetler döneminin siyaset için de geçerli olduğunu ortaya koymaktadır” diye konuştu.
Konuşmasının sonunda İsrail Parlamentosu adına Milletvekili Danny Dannon’un Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektubu aynen alıntıladıklarını da dile getiren Turgut;
‘Türkiye başbakanı Recep Tayip Erdoğan’a’ “Size bütün İsrail adına, İsrail devletinin, ‘Mavi Marmara Terör Gemisinin’ Türkiye’yi terk etmeden önce yeterli araştırmanın yapılmadığı gerçeğinden dolayı özür dilemek istiyorum. Eğer bu yapılabilmiş olsaydı, geminin Türk hükümetinin himayesi altında silahlı teröristleri taşımasına engel olunabilirdi. Bizim mükemmel ilişkilerimiz, sizin İsrail devletine olan büyük saygınızdan dolayı, deniz komandolarının gemiye indiklerinde gemideki barış aktivisti kılığına bürünmüş silahlı teröristler tarafından kendilerini öldürmek üzere karşılandıklarında hemen kendilerinin silahla savunmayıp kendilerini tuttuklarından dolayı özür diliyorum.
Komandolarımızın dikkatli bir şekilde hareket edip, sivillerin varlığını hesap ederek, sadece 9 teröristi öldürdüklerinden dolayı sizden özür diliyorum. Eğer devlet yetkilileri gemide teröristlerin bulunduğunu bilseydi, bizim güçlerimizin hayatını tehlikeye atan herkesin öldürülmesi emrini vermiş olacaktı. İzninizle, bir özür daha dilemek istiyorum: İsrail’in gemideki tehlikeli teröristleri serbest bırakarak, onları cinayete kalkışmaktan dolayı yargı Önüne çıkarmadığımızdan dolayı hatta eve dönüş biletlerini vermiş olmamızdan ötürü özür diliyorum.
Son olarak, lütfen bu candan özrümüzü kabul buyurunuz. Birleşmiş Milletlerden Türkiye’yi kınama isteğinde bulunmadığımızdan dolayı, İHH terör örgütünün sizin partiniz ve siz Sayın Erdoğan ile olan bağını araştırma isteğinde bulunmadığımızdan dolayı, tekrar özür diliyorum, iyi dileklerimle. İsrail Parlamentosu adına Milletvekili Danny Dannon” Evet, yaşanan garip olaylar bu şekilde. Hakk’ın hak olup ve batılın tamamına galip geldiği bir dünyada yasama umudu ile.
ALİ SAİT ÖGE
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.