Erbakan'ın göz bebeği: Konya

Erbakan'ın göz bebeği: Konya

Milli Görüş lideri Merhum Erbakan'ın bugün en çok konuşulan sözleri, ilk kez Konya'da dile getirildi. Milli Görüş'ün Türkiye'de asılan ilk afişi de Konya'ya nasip oldu. Erbakan, Konya'ya her zaman ayrı bir önem verdi.

Milli Görüş hareketinin kurucu lideri ve Türk siyasetinin dehası merhum başbakanlardan Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın vefatının üzerinden tam 10 yıl geçti. Konya ve Konyalı, vefatının üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen Erbakan Hocayı ve yaptığı hayırlı hizmetleri unutamadı. Sadece Türk halkı için değil, bütün insanlığın huzurunu ve refahını isteyen Erbakan'ın yerli ve milli düşünceleri yani Milli Görüş Konya'dan filizlendi. Erbakan her fırsatta Milli Görüş'ün sarsılmaz kalesinin Konya olduğunu söylerken, Konya ise her zaman Hocaya sahip çıktı.

KONYA SOKAK VE CADDELERİNDE ERBAKAN KONUŞULUYOR

1969 yılının Eylül ayında Erbakan ismi Konya'da iyice konuşulmaya başlandı. Konya’nın neredeyse tüm sokaklarında, caddelerinde ve mahallelerinde Erbakan ve siyasi anlayışı dilden dile yayılmaya başladı. Erbakan, 1969 seçimlerine Konya'dan bağımsız girdi. Konyalı Erbakan'a daha ilk seçiminde destek vererek, 3 milletvekilinin alacağı kadar da oy verdi.

BÜTÜN KONYALILAR İLE EL SIKIŞAN BİR SİYASİ

Merhum Erbakan o dönem Millî Görüş çadırının orta direği olarak betimlediği Konya’nın bütün evini tek tek gezdi. Erbakan, Konya'da çalınmadık kapı bırakmadı. Yine Erbakan'ın politikaları ilk Konya'da kabul gördü. Erbakan'ı sadece muhafazakar camia değil, bütün Konyalılar kabul etti. Kısacası Erbakan, bütün Konyalılar'ın gönlüne dokunabilmeyi becerdi. Hatta Erbakan'ın Konya'daki sıkı çalışması, Süleyman Demirel'in bile dikkatini çekti.

3-2-1280x715.jpg

 

İLK AFİŞ KONYA'DA ASILDI İLK SLOGAN KONYA'DA ATILDI

Merhum Erbakan'ın bugün en çok konuşulan sözlerinin ilk kez Konya'da dile getirildiği biliniyor. Erbakan, yine her fırsatta Konya gibi bir Türkiye diyordu. Erbakan'ın “Önce Ahlak ve Maneviyat, Her yaz bir çiçekle başlar ve ardından milyonlarca çiçek açar, Hak Geldi, Batıl Zail Oldu” ifadeleri de ilk kez Konya'da söylendi. Milli Görüş'ün Türkiye'de asılan ilk afişi de Konya'ya nasip oldu.

Mevlâna Meydanı'na, Alaeddin Tepesi'nin eteğine asılan, “Hak Geldi, Batıl Zail Oldu” afişi, Türkiye'de Milli Görüşün astığı ilk yazılı afiş olma özelliğini taşıdı. Milli Görüş adına atılan ilk slogan ise yine Konya'da “Ne sağdayız, ne solda Hak yoldayız hak yolda!” oldu.

KONYA'YA ÇOK ÖNEMLİ YATIRIMLAR KAZANDIRDI

Merhum Erbakan, Konyalılar'dan da büyük bir ilgi ve teveccüh gördü. Konyalılar, Erbakan'ın güvenini bir gün olsun boşa çıkarmadı. Konya'ya bir minnet borcu olan Erbakan, şehre önemli yatırımları da kazandırdı. Konya'daki Milli Görüş Belediyeciliği, tüm Türkiye'ye örnek oldu. Bugün Konya'da faaliyetlerini devam ettiren ve şehir ekonomisine ciddi katkılar sunan Ilgın ve Ereğli Şeker Fabrikalarını Konya'ya kazandıran isim Erbakan oldu. Erbakan Ağır Sanayi Hamlesi kapsamında TÜMOSAN'ı Konya'ya kazandırdı.

3-3-1277x715.jpg

ELİ NASIR TUTMUŞ KONYA ÇİFTÇİSİNE SÖZ VERDİ

Konya'nın tarımın başkenti olduğunu en iyi kavrayan liderlerden olan Erbakan, her fırsatta Konya'nın köylerini gezdi. Tarım ve hayvancılık ile uğraşan üreticilerin istek, talep ve şikayetlerini dinledi. Erbakan döneminde Konya tarımı, zirveyi gördü. Erbakan, Konya çiftçisinin nasırlı ellerini tutarak onlara, “Size elimizden geldiğince destek olacağız” sözünü verdi. Erbakan, üretmenin Türkiye için ne kadar elzem bir gerçek olduğunu da her fırsatta dile getirdi. Tarımın başkenti Konya, bu yüzden de Erbakan için ayrı bir konuma sahip oldu.

ERBAKAN YÜZBİNLERİ KONYA'DA SOKAĞA DÖKER

6 Eylül 1980 tarihinde Prof. Dr. Necmettin Erbakan öncülüğünde Konya'da Büyük Kudüs Mitngi düzenlendi. Mitinge yüzbinler katıldı. Konya Meydanı'ndan Siyonist İsrail rejimine meydan okundu. O dönem bütün dünya, Konya'daki bu mitingi günlerce konuştu.

3-1-1280x715.jpg

 

PROF. DR. NECMETTİN ERBAKAN KİMDİR?

Necmettin Erbakan 29 Ekim 1926 tarihinde Sinop Kadı Vekili Mehmet Sabri ile Kamer Hanım’ın oğlu olarak Sinop’ta dünyaya geldi. Babası Mehmet Sabri Bey, Adana’nın Kozan ve Saimbeyli bölgesinde uzun süre hüküm sürmüş olan Selçuklu Türklerinin Kozanoğulları soyundan; Annesi ise Sinop’ un ileri gelen ailelerindendi. İlkokula Kayseri’de başlayan Erbakan, babasının tayininden sonra ilkokul öğrenimini Trabzon’da tamamladı. 1943 Yılında İstanbul Erkek Lisesi’ni birincilikle bitirdi. Üniversiteye sınavsız giriş hakkı kazanmasına rağmen kendisi sınava girmeyi tercih etti ve bu sınavı üstün başarıyla vererek üniversite öğrenimine ikinci sınıftan başladı. 1948 yılı yaz döneminde, İTÜ Makine Fakültesinden üstün başarı ile mezun olan Erbakan, aynı yılın 1 Temmuzunda Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsünde asistan olarak göreve başladı. 1948 ile 1951 yılları arasında yeterlilik tezini hazırladı. Bu süreçte ders verme yetkisi sadece doçent ve profesörlere ait olmasına karşın, kendisine özel bir izin çıkarılması üzerine daha asistan iken Makine Fakültesinde ders vermeye başladı. İTÜ Erbakan’ı 1951 yılında Aachen Teknik Üniversitesinde ilmi araştırmalar yapmak, bilgi ve tecrübesini artırmak üzere Almanya'ya gönderdi. Almanya’da bulunduğu süre içerisinde Alman ordusu için araştırma yapan DVL araştırma merkezinde Profesör Schimit ile birlikte çalışmalar gerçekleştirdi ve hazırlamış olduğu doktora tezi ile Alman üniversitelerinde Doktor unvanını kullanmaya hak kazandı. Alman Ekonomi Bakanlığı için motorların daha az yakıt kullanımı konusunda araştırmalar yapan ve bu konuda ilgili bakanlığa bir rapor sunan Erbakan’ın bu dönemde yazdığı dizel motorlarda püskürtülen yakıtın nasıl tutuştuğunu matematiksel olarak izah eden doçentlik tezi Alman ilim çevrelerinde büyük ilgi gördü. Tezin akademik dergilerde yayınlanmasının ardından, o tarihlerde Almanya’nın en büyük motor fabrikası olan DEUTZ motor fabrikalarının genel müdürü Prof. Dr. Flats tarafından Leopar tanklarının motorları ile ilgili araştırmalar yapmak üzere bu fabrikaya davet edildi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Alman üniversitelerinde ilk Türk ilim adamı olan Erbakan, 1953’te doçentlik sınavını vermek üzere Türkiye’ye döndü ve bu sınavı başarıyla vererek henüz 27 yaşındayken Türkiye’nin en genç doçenti oldu. Araştırmalar yapmak üzere tekrar Almanya’ya giden Erbakan, burada yaklaşık 6 ay motor araştırmaları başmühendisi olarak görev yaptı. 1954-1955 yılları arasında askerlik görevini yerine getirdi. 1956 yılında Gümüş Motor A.Ş’ yi kurarak burada Türkiye’nin ilk yerli motorunu üretti. 1960 yılında Ankara’da yapılan Sanayi Kongresinde Gümüş Motorun yaptığı imalatları sunan Erbakan, Türkiye’de otomobil yapımı fikrini ortaya attı ve bu fikrin o zamanın yönetimince revaç görmesi üzerine Eskişehir Demiryolları CER atölyesinde “Devrim Otomobili” adıyla ilk yerli otomobili imal etti. 1965 yılında profesör oldu. 1967 yılında Nermin Erbakan ile evlendi ve aynı yıl Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Sekreterliğine seçildi. 1969 yılında TOBB başkanlığına seçilen Erbakan, hükümetin seçimleri iptal etmesi nedeniyle başkanlıktan ayrılmak zorunda kaldı. Aynı yıl içinde Konya’dan bağımsız milletvekili olarak seçilerek siyasete girdi. 17 Ocak 1970’te Milli Nizam Partisini (MNP) kurdu. MNP 1971 darbesi döneminde Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılınca Erbakan 1972 yılında aynı kadroyla Milli Selamet Partisini (MSP) kurdu ve 1973 seçimlerinden %12 oy alarak 48 milletvekili ve 3 senatörle meclise girdi. 1973 seçimlerinden sonra Bülent Ecevit’in liderliğindeki CHP ile MSP hükümet ortağı oldu ve Erbakan bu hükümette devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev yaptı. Bu dönemde Kıbrıs Harekâtı’nın yapılmasını savunan Erbakan’ın harekât sonrası adanın tamamının alınması konusunda ısrarcı olması sonucu Erbakan ile Bülent Ecevit arasında görüş ayrılığı yaşandı ve 17 Kasım 1974’te CHP-MSP koalisyon hükümeti dağıldı. CHP-MSP koalisyonunun bozulmasından sonra kurulan dörtlü koalisyonda yine Başbakan yardımcılığı ve Ekonomik Kurul Başkanlığı görevlerinde bulunan Erbakan, aynı görevini 5 Haziran 1977 seçimlerinden sonra kurulan üçlü koalisyonda da devam ettirdi. 12 Eylül’de askerlerin yönetime el koyması ile bir süre İzmir Uzunada’da gözaltında tutuldu. 1982 anayasası gereğince kendisine on yıl siyaset yapma yasağı getirildi. 6 Eylül 1987’de yapılan halk oylaması neticesinde yeniden siyasete döndü ve 1983 yılında kurulmuş olan Refah Partisinin 11 Ekim 1987’de yapılan kongresinde oy birliği ile partinin genel başkanlığına getirildi. 20 Ekim 1991 seçimlerinde tekrar Konya’dan milletvekili seçildi. Erbakan siyasi hayatındaki en büyük seçim başarısını Refah Partisi başkanı olarak girdiği 1995 seçimlerinde gösterdi. Bu seçimlerde % 21.37 oy alan Refah Partisi 158 milletvekili ile birinci parti oldu. Bu seçimlerden sonra DYP ile kurduğu Refahyol hükümetinde 28 Haziran 1996’da başbakan olarak göreve başladı. 1996-1997 yılları arasındaki Başbakanlık dönemi, 28 Şubat dönemi ve post-modern müdahale olarak nitelenen süreç ile son buldu. 1998 yılında Refah Partisi’nin kapanmasıyla birlikte beş yıl siyasi yasaklı olan Erbakan, 2003 yılında bu yasağının bitmesiyle Recai Kutan başkanlığında kurulan Saadet Partisinin Genel Başkanlığına seçildi. 2004’ ten sonra bir süreliğine ara verdiği bu görevine 17 Ekim 2010 tarihinde geri döndü. Yaşının ilerlemesi ile birlikte sağlık durumu giderek kötüleşen Erbakan, tedavi gördüğü hastanede kalp yetmezliği nedeniyle 27 Şubat 2011 günü vefat etti. Türk akademik hayatında bilimsel çalışmaları ve siyaset dünyasında Milli görüş çizgisi ile iz bırakan Erbakan 3 çocuk babası idi.

EMRE ÖZGÜL

 

 

 

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum