Depreme hazır değiliz
Yaklaşık 18 bin kişinin ölümüne neden olan 7.4 büyüklüğündeki depremin üstünden 12 yıl geçmesine rağmen hiçbir şey yapılmadığını söyleyen jeologlar, Türkiye’nin yeni depremlere hazır olmadığı görüşünde
17 Ağustos 1999’da merkez üssü Kocaeli-Gölcük olan 7.4 büyüklüğünde meydana gelen depremin üzerinden 12 yıl geçti. Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şubesi, felakete dönüşen depremin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen Türkiye’nin depreme hazır olmadığını bildirdi. Depremin Türkiye’nin jeolojik yapısı gereği yüzölçümünün yüzde 96’sını tehdit eden bir gerçeklik olduğunu söyleyen Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aytekin Diken, “Biliyoruz ki, en aktif fay zonları üzerinde bulunan ülkemizde bir doğa olayı olarak deprem kaçınılmaz olarak tekrar karşımıza çıkacaktır. Bu jeolojik gerçekliğin bilinmesine karşın, doğa olayının büyük bir afete dönüşmesinin ardından geçen 12 yıl sonra bugün yaşadığımız çevrenin afetlere karşı daha güvenli olduğunu söylemek mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
KONYA’DA 6,5 ŞİDDETİNDE DEPREM OLABİLİR
Depremlerin Konya ölçeğini de değerlendiren Aytekin Diken, meydana gelen son depremlerin Konya’da deprem olmaz yanılgısını yok ettiğini belirterek, “Konya’nın üzerinde bulunduğu fay zonları, 6,5 şiddetinde deprem riski oluşturabilmektedir. Fakat bu, 6,5 şiddetinde bir depremin meydana geleceği anlamını taşımaz. 10-11 Eylül 2009 tarihlerinde Sille Merkez üslü 4,5 ve 4,7 büyüklüğündeki depremler ile geçen ay Ilgın’da meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremi göz ardı etmemek gerekir” diye konuştu. Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin geç de olsa imar planına esas jeolojik ve jeoteknik etütleri yaptırdığını ve yapılaşmada şu an bu etütlerde elde edilen verileri önceleyen bir anlayış içinde olduğunu dile getiren Diken, “Deprem açısından ülkemizin en güvenli bölgesinde yer alan Konya’ya ait imar yönetmeliği, imar planına ve esas jeolojik ve jeoteknik etütlerde elde edilen verileri de kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir” dedi.
YAPILMASI GEREKENLER YAPILMADI
Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Yönetim Kurulu Üyesi Aytekin Diken, “Afet risklerini azaltmaya yönelik toplumsal bileşenlerin tüm taraflarının katılımıyla oluşturulmuş Ulusal Deprem Stratejisi oluşturuldu mu, ülkemizin afet tehlike haritaları hazırlandı mı, afet, imar ve yapılaşma ile ilintili yasalarda daha güvenli yaşam Allanları oluşturulması konusunda tek bir değişiklik yapıldı mı, ülkemizin afet risklerini azaltmaya yönelik bütçe kalemleri ve fonları oluşturuldu mu, halkın afet bilinci ve afetlerle mücadele kültürü değiştirilebildi mi? Bu sorulara olumlu cevap vermek mümkün değildir” dedi. Bu kapsamda afet yönetiminin bir planlama sorunu olduğu ve ivedilikle afet yönetim sistemi ve stratejik planının geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Aytekin Diken, “Afet yönetiminin temel ilkelerinde biri olan ve afet güvenliği için son derece önemli olan imar, planlama, kentleşme, yapılaşma ile afet mevzuatı arasındaki bütünsellik göz ardı edilmiştir. Depreme karşı güvenli yaşam için yapılması gerekenler sadece teknik bir sorun olarak algılanmış, depremle mücadelenin sosyo-ekonomik boyutu planlamanın dışında tutulmuştur” diye konuştu.
RASİM ATALAY





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.