Değerleri tehdit ediyor
Yayınlanma:
Televizyonda yayınlanan diziler toplum ahlakını tehdit mi ediyor? Uzmanlar dizilerin toplum değerlerini tehdit ettiğini söylüyor. Sosyolog Doç. Dr. Bünyamin Ayhan ise, dizilerin Türk kültürüyle hiç bir bağlantısının olmadığını belirtti.
Yaz tatilinin bitmesiyle yayınlanmaya başlayan ve yeni çekilen diziler toplum ahlakını tehdit mi ediyor sorusunu gündeme getiriyor. Geçen yıl yayınlanmaya başlayan ve tarihçiler tarafından Osmanlı Tarihini karalamaya yönelik tartışmalarla tavan yapan dizi tartışmaları, şimdi de toplum ahlakını tehdit ettiği için eleştirilmeye başlandı. Uzmanlar, televizyonlarda yayınlanan dizilerin yüzde 90'nının Türk kültür ve adetleriyle hiç bir bağlantısının olmadığını ve aksine toplumun inançlarına aykırı senaryoların çekildiğini belirtiyor. Ailelerin toplum ahlakını tehdit eden dizi ve yayınlardan çocuklarını koruyarak bunları izlemelerini önlemeleri gerektiğini ifade eden uzmanlar, bu dizilerin yayınlanmaması için RTÜK'e şikayet edilmesi gerektiğini vurguluyor. Dizilerin özellikle ahlaki yönde yanlış modeller oluşturarak toplumun dönüştürülmesini amaçladığını da belirten uzmanlar, "Yayınlanmaya başlayan diziler ahlakı yok sayıyor. Senaryolarda namus kavramı dezenformasyona uğratılıyor. Dizilerde doğru olmayan sahneler yayınlanarak özellikle gençlerin bilinçleri kirletiliyor" ifadelerin kullanıyor.
ÜLKENİN DİNİ VE MİLLİ KÜLTÜRÜNE BAĞLI YAYINLAR YAPILMALI
Medya kuruluşlarının ülkenin dini ve milli kültürüne bağlı yayınların yapması gerektiğini söyleyen SÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Saim Arıtan, "Medya organları aile kavramını yıkacak yanlış örnekler oluşturmamalıdır. Sansüre sokmadan yayınların kontrol edilmesi için bir danışma kurulu oluşturulabilir. Mesela RTÜK televizyon yayınları için bir danışma kurulu vazifesi görmüyor. RTÜK yapılan bir hatanın düzeltilmesi için çalışıyor. Bunun yerine yayınları sansüre uğratmadan ülkenin değerlerini yıkmayan yayınların oluşturulmasını sağlayacak bir danışma kurulu kurulmalıdır" ifadelerini kullandı.
DİZİLERİN YÜZDE 90'I TÜRK KÜLTÜRÜNÜ YANSITMIYOR
Dizilerin reyting uğruna topluma aykırı düşünceleri işleyerek izleyici topladığını aktaran Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Sosyolog Doç. Dr. Bünyamin Ayhan, dizilerin topluma aykırı konuları ve tasnif edilmeyen senaryoların çekilmesinin doğru olmadığını belirterek, "Diziler bizim ülkemizin kültürüyle kesinlikle bir bağlantısı bulunmuyor. Bu diziler çocukların gelişimine çok olumsuz yansıyacaktır. Yine işlediği tasnif edilmeyen senaryolarla toplum nezdinde o konuların sıradanlaşmasına sebebiyet veriyor. Dizilerde topluma aşılanan konular insanlarda sıradan, olağan bir durum gibi anlaşılmasına neden oluyor. Artık toplum gerçekten böyle sorunlarla karşılaştığında bunu sorun olarak görmüyor. Bu da toplumun dönüştürülmesine neden oluyor" dedi. Doç. Dr. Ayhan, bu dizileri izleyen ve Türkiye'yi görmeyen başka ülkelerdeki insanların, "Türk kültüründe akşam yemeklerinde içkinin olduğunu, evlere ayakkabıyla girildiğini ve bizimle hiç bir bağlantısı olmayan kültürleri bizimmiş gibi düşünecekler. Televizyondaki hiç bir dizi bizi yansıtmıyor" ifadelerini kullandı.
MEDYA TOPLUMUN İSTEĞİNİ İYİ KULLANIYOR
Toplumda bu dizilere karşı büyük bir ilgi olduğu için medya kuruluşlarının bunu iyi kullandığın dile getiren Doç. Dr. Bünyamin Ayhan, televizyon toplumda bir ihtiyaç, insanlar haber izliyor, boş zamanlarını öldürüyor ve gittikçe televizyona bağımlı hale geldiklerini söyledi. Televizyonu toplumun büyük kısmının her gün saatlerce izlediğini anımsatan Doç. Dr. Ayhan, televizyon insanların çok aşırı derecede etkilediğini, bu etkiyi olumlu yönlere yapması için belirli kuralların alınması gerektiğini belirtti. Bu anlam RTÜK ve aile kurumlarına çok büyük önem düştüğünü de dile getiren SÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Sosyolog Doç. Dr. Bünyamin Ayhan, "Bu kurumlar toplumun ahlakını ve değerlerini tehdit eden yayınlardan özellikle çocukları uzak tutmak için gece saatlerinde yayınlanması şartı getirebilirler. Yine işlenen senaryolara sınırlama getirilebilir. Ayrıca bu ve diğer kurumlar televizyonlardan bu tasnif edilmeyen dizilere karşı Türk kültürünü işleyen, bizim adet ve geleneklerimizi anlatan yayınlar yapmaları gerekiyor" diye konuştu.
MUSTAFA AKÇA
ÜLKENİN DİNİ VE MİLLİ KÜLTÜRÜNE BAĞLI YAYINLAR YAPILMALI
Medya kuruluşlarının ülkenin dini ve milli kültürüne bağlı yayınların yapması gerektiğini söyleyen SÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Saim Arıtan, "Medya organları aile kavramını yıkacak yanlış örnekler oluşturmamalıdır. Sansüre sokmadan yayınların kontrol edilmesi için bir danışma kurulu oluşturulabilir. Mesela RTÜK televizyon yayınları için bir danışma kurulu vazifesi görmüyor. RTÜK yapılan bir hatanın düzeltilmesi için çalışıyor. Bunun yerine yayınları sansüre uğratmadan ülkenin değerlerini yıkmayan yayınların oluşturulmasını sağlayacak bir danışma kurulu kurulmalıdır" ifadelerini kullandı.
DİZİLERİN YÜZDE 90'I TÜRK KÜLTÜRÜNÜ YANSITMIYOR
Dizilerin reyting uğruna topluma aykırı düşünceleri işleyerek izleyici topladığını aktaran Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Sosyolog Doç. Dr. Bünyamin Ayhan, dizilerin topluma aykırı konuları ve tasnif edilmeyen senaryoların çekilmesinin doğru olmadığını belirterek, "Diziler bizim ülkemizin kültürüyle kesinlikle bir bağlantısı bulunmuyor. Bu diziler çocukların gelişimine çok olumsuz yansıyacaktır. Yine işlediği tasnif edilmeyen senaryolarla toplum nezdinde o konuların sıradanlaşmasına sebebiyet veriyor. Dizilerde topluma aşılanan konular insanlarda sıradan, olağan bir durum gibi anlaşılmasına neden oluyor. Artık toplum gerçekten böyle sorunlarla karşılaştığında bunu sorun olarak görmüyor. Bu da toplumun dönüştürülmesine neden oluyor" dedi. Doç. Dr. Ayhan, bu dizileri izleyen ve Türkiye'yi görmeyen başka ülkelerdeki insanların, "Türk kültüründe akşam yemeklerinde içkinin olduğunu, evlere ayakkabıyla girildiğini ve bizimle hiç bir bağlantısı olmayan kültürleri bizimmiş gibi düşünecekler. Televizyondaki hiç bir dizi bizi yansıtmıyor" ifadelerini kullandı.
MEDYA TOPLUMUN İSTEĞİNİ İYİ KULLANIYOR
Toplumda bu dizilere karşı büyük bir ilgi olduğu için medya kuruluşlarının bunu iyi kullandığın dile getiren Doç. Dr. Bünyamin Ayhan, televizyon toplumda bir ihtiyaç, insanlar haber izliyor, boş zamanlarını öldürüyor ve gittikçe televizyona bağımlı hale geldiklerini söyledi. Televizyonu toplumun büyük kısmının her gün saatlerce izlediğini anımsatan Doç. Dr. Ayhan, televizyon insanların çok aşırı derecede etkilediğini, bu etkiyi olumlu yönlere yapması için belirli kuralların alınması gerektiğini belirtti. Bu anlam RTÜK ve aile kurumlarına çok büyük önem düştüğünü de dile getiren SÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Sosyolog Doç. Dr. Bünyamin Ayhan, "Bu kurumlar toplumun ahlakını ve değerlerini tehdit eden yayınlardan özellikle çocukları uzak tutmak için gece saatlerinde yayınlanması şartı getirebilirler. Yine işlenen senaryolara sınırlama getirilebilir. Ayrıca bu ve diğer kurumlar televizyonlardan bu tasnif edilmeyen dizilere karşı Türk kültürünü işleyen, bizim adet ve geleneklerimizi anlatan yayınlar yapmaları gerekiyor" diye konuştu.
MUSTAFA AKÇA





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.