Değerler eğitimi şart

Değerler eğitimi şart

Eğitim ve öğretimde öğrencilerin sosyal gelişimini sağlayan değerler eğitiminin geri plana itildiğini ifade eden Psikolog Doç. Dr. Mehmet Engin Deniz, karne sonuçlarının ise çocuğun zekâ seviyesinin b

Eğitim ve öğretimde öğrencilerin sosyal gelişimini sağlayan değerler eğitiminin geri plana itildiğini ifade eden Psikolog Doç. Dr. Mehmet Engin Deniz, karne sonuçlarının ise çocuğun zekâ seviyesinin bir göstergesi olmadığını söyledi. 

 

430 BİN ÖĞRENCİ KARNE ALACAK

İlköğretim ve ortaöğretim okullarında, 2010–2011 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısı sona erdi. Yaklaşık 16 milyon öğrenci karne aldı. Öğrenciler, 8 ay süren eğitim-öğretim yılı maratonunun yorgunluğunu 3 ay sürecek yaz tatilinde atacak.

İlköğretim ve lise son sınıf öğrencileri mezun olmanın yanı sıra, yaz tatilinde her yıl olduğu gibi sınava girme, sınav sonucu öğrenme, tercih yapma ve kayıt heyecanı yaşayacak.

Lise son sınıf öğrencileri 2010–2011 eğitim-öğretim yılının sona erdiğinin ertesi gün ve pazar günü ile sonraki hafta sonu, Lisans Yerleştirme Sınavları'na katılacak. 2011–2012 eğitim-öğretim yılı ise 19 Eylül 2011 Pazartesi günü başlayacak.

Konya’da da 30 bin okul öncesi, 300 bin ilköğretim, 100 bin ortaöğretim olmak üzere 430 bin civarında öğrenci karne almanın mutluluğunu yaşadı.

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAŞARILI GEÇTİ

2010–2011 eğitim-öğretim yılını olumsuz bir durumla karşılaşmadan başarılı bir şekilde geçirdiklerini ifade eden İl Milli Eğitim Müdürü Halil Şahin, öğrencilerden tatilde dinlenmelerini, sosyal aktivitelere önem vermelerini ancak gelecekleriyle ilgili planlardan ise taviz vermemelerini istedi. Öğretim yılını öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin, hayırseverlerin, yerel yöneticilerin katkısıyla sağlıklı bir şekilde geride bıraktıklarını aktaran Halil Şahin, “Bir yıl boyunca ulusal ve uluslar arası sosyal, kültürel, eğitim gibi birçok alanda ödüller aldık. Bu ödüler de bizi mutlu ediyor, başarımıza başarı katıyor” dedi.

Karnelerdeki notlar dolayısıyla velileri de uyaran ve zayıf nedeniyle çocuğa baskı uygulanmaması gerektiğini anlatan Şahin, “Karnedeki başarılar ve başarısızlıklarda sadece öğrenci değil ve veli de sorumludur. Veliler başarısızlıkları yüzünden kesinlikle çocuklarının psikolojisini bozacak davranışlardan kaçınsınlar. Çocuklarını arkadaşlarıyla veya başka çocuklarla kıyaslamasınlar. Bunun yerine bir arkadaş yakınlaşmasıyla başarısızlıkların nedenlerinin tespit etsinler ve başarısızlıkların başarıya dönüşmesi için çocuklarını teşvik etsinler. Bağırmak çocuğa başarı kazandırmaz, başarısını daha da düşürür” dedi. Tatilde öğrenciler ve velilere büyük görev düştüğünü anlatan Şahin, şunları kaydetti: “Öğrenciler tatili konu tekrarı yaparak, kitap okuyarak ve sosyal faaliyetler gerçekleştirerek geçirmelidir. Böylece hem dinlenmiş olurlar hem de konuları unutmamış olurlar. Velilerde tatili değerlendirip çocuklarıyla daha yakın ilişki kursunlar, birlikte anne-babanın ötesinde arkadaş ilişkisi çerçevesinde 3 aylık tatili çok iyi değerlendirsinler” dedi. 2011–2012 öğretim yılında okul öncesi öğretiminin 5 yaşından itibaren başlayacağını ve zorunlu olduğunu anlatan Şahin, velilerin kayıt döneminde internet ortamında çocuklarının kaydını yapabileceğini sözlerine ekledi.

ÖĞRENCİLERE DEĞERLER EĞİTİMİ VERİLMELİ

Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Psikoloji Danışmanlık ve Rehberlik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Engin Deniz, eğitim sisteminin yanlışlığına değindi. Milli Eğitim Bakanlığının müfredatında devamlı derslere önemi verildiğini ve akademik bir eğitim uygulamasının yapıldığını aktaran Doç. Dr. Mehmet Engin Deniz, bunun yanında öğrenciyi topluma hazırlayan değerler eğitiminin geri plana atıldığını kaydetti. Toplumunda bu eğitim sistemini benimsediğini ve çocuğa sosyal konular sormak yerine ‘dersler nasıl gidiyor, matematik ve Türkçen nasıl?’ gibi soruları sorduğunu belirten Deniz, şunları kaydetti: “Bu tavırlar çocuğu sadece sınava hazarlar ama toplumsal ilişkileri gelişemez. Bu noktada değerler eğitimiyle çocuğa paylaşma, iş birliği, arkadaşlık gibi konular verilmelidir. Bunlar ders kapsamına alınarak öğrencinin sosyal ve kültürel birikimi geliştirilmelidir. Bugün toplumda yaşanan sıkıntıların büyük bir bölümü eğitimdeki bu eksiklikten kaynaklanıyor. Bu nedenle yeni öğretim yılında bu konulara müfredatta daha çok ağırlık verilmeli.”

KARNELER ÇOCUĞUN ZEKÂSINI ÖLÇMEZ

Öğrencilerin karne sevincine gölge düşmemesi için anne ve babaları uyaran Doç. Dr. Mehmet Engin Deniz, karnedeki her notta ebeveynlerin de etkisinin olduğunu belirterek, notların çocuğun zekâsını ölçemeyeceğini kaydetti. Çocukların bir taraftan tatile girecekleri için sevinç yaşarken diğer taraftan karnelerinin nasıl olacağı konusunda kaygı yaşabileceklerini anlatan Deniz, “Karne sonuçları çocuğunuzun zekâ seviyesinin bir göstergesi değildir. Başarısız çocuklarımızın ya da gençlerimizin evden kaçma, intihara yönelme gibi davranışlar da sergileyebileceği unutulmamalıdır. Burada anne-babalar öncelikle çocuklarının karnelerinin aslında kendi karneleri de olduğunu unutmasın. Çocuklarımızla ilgilenelim, değer verelim, önemseyelim ve her koşulda yanlarında olduğumuzu hissettirelim. Bu tutum zaten kendiliğinden başarıyı getirecektir. Karnesinde zayıf olsa bile çocuğunuza güvendiğinizi ona hissettirin. Çocuğumuzun başarısını ilgi ve yeteneklerine göre şekillendirelim ve başarılı olmaları konusunda ona destek olalım. Çocuk başarısız diye tatilde onu cezalandırma yollarına gitmekte yanlış davranışlardan bir diğeridir” dedi.

HASAN AYHAN

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.