Darbe anayasası Türkiye'ye yakışmamaktadır

Darbe anayasası Türkiye'ye yakışmamaktadır

MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, seçimlerden sonra etnik bazda bir Anayasa yapılması halinde bunun Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) tuzağından başka bir şey olmayacağını söyledi.

MHP Konya İl Başkanlığı'nda, İl Başkan Yardımcısı Mustafa Bozdam ve milletvekili adayı Durmuş Ali Açıkel ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Faruk Bal, 12 Haziran seçimlerinden sonra en önemli gündem maddesinin Anayasa değişikliği olacağını belirtti. Darbelerle ve muhtıralarla Anayasa değiştirilmesinin Türkiye'ye yakışmadığını, herkesin üzerinde uzlaşacağı bir belgenin hazırlanması gerektiğini ifade eden Bal, "MHP olarak enerjimizi kalkınmaya, huzura, refaha ayıran bir ülke haline gelmemiz
gerektiğine inanmaktayız. MHP olarak vatandaşlarımızın tümünün din, dil, ırk, soy, siyasi düşünce farkı gözetilmeksizin herkesin eşitlik ilkesi çerçevesinde devletten muamele görmesi ve bütün vatandaşlarımızın bireysel olarak temel hak ve özgürlüklerini kullanırken insanlığın getirdiği tüm evrensel değerlerden yararlanması gerektiğine inanmaktayız" dedi. 
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Faruk Bal, darbe Anayasası'nın ya toptan ya da köklü bir değişiklikle 21. yüzyılın değerlerine ulaştırılması gerektiğini düşündüklerini ancak Türkiye'de 'Anayasa Değişikliği' ifadesi geçtiği andan itibaren farklı söylemlerin dile getirildiğini bildirdi. Bal, "Bu ülke hepimizindir, Anayasa da hepimizin olacaktır. Herkesin saygı duyduğu, sadakatle bağlı olduğu, en yüksek hukuk metni haline getirilecektir. Bu nitelikteki bir belgenin millet iradesiyle ortaya çıkması sağlanırken, milletin iradesi her türlü tehditten, baskıdan uzaklaştırılmış bir vaziyette hazırlanması lazım. Milletin geleceğine ancak milletin kendisi karar vermesi gerekmektedir" diye konuştu.
"ETNİK BAZDA ANAYASA BOP TUZAĞIDIR"
Etnik bazda yapılacak bir Anayasa'nın tarihi olayları ters-düz etme anlamı taşıyacağını vurgulayan Bal, bunun Büyük Ortadoğu Projesi'nin bir tuzağı olacağını savundu. Bal sözlerine şöyle devam etti: 
"Yüzlerce binlerce yıllık mücadeleden sonra geriye dönüp etnik bazda bir Anayasa yapmaya kalkmak meseleye 'Kürt Meselesi' tanımını koymak tarihi tespitleri ve tarihi olayları ters düz etme anlamını taşımaktadır ki, bu Büyük Ortadoğu Projesi tuzağından başka bir şey değildir. Mesele etnik olarak tanımlandığı takdirde yani 'Kürt Meselesi' diye tanımlandığı takdirde çözümde 'Kürt' diye başlamak zorundadır. Oysa eşitlik prensibi bunun önüne geçer. Bu teşhisteki yanlışı AKP-CHP-BDP yapmaktadır. Bu üç parti tarihi bir hatanın ceremesini Türkiye'ye yaşatacak gibi görülmektedir. Bu üç partinin YSK kararlarında da birlikte hareket ettiğini gördük."

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.