‘Çok sevilmiyoruz’

‘Çok sevilmiyoruz’
Avrupa’daki Türklerin sorunlarını konuştuğumuz gurbetçiler, çok fazla sevilmediklerini belirterek, Türklere geri dönecek gözüyle bakıldığını ifade etti.
Türkiye yurtdışına ilk işçi göçünü 1960’lı yıllarda Almanya’ya verdi. Aradan geçen zaman içinde Türkiye’de yaşanan sosyal ve ekonomik sorunlar nedeniyle binlerce kişi Avrupa’nın çeşitli ülkelerine işçi olarak çalışmaya gitti. Bugün itibariyle ise Avrupa’ya giden işçilerin tamamına yakını oturma izni aldı ve birçoğu kendi işini kurmaya başladı. Peki, gurbetçiler gittikleri ülkelerde memnun mu? Avrupa’dan bakınca Türkiye nasıl gözüküyor? Ekonomik ve sosyal olarak Avrupa’ya göre Türkiye nasıl? Tüm bu soruları yaz döneminde Türkiye’ye dönen gurbetçilere sorduk. Gurbetçiler ekonomik ve sosyal farklılığın ülkeden ülkeye değiştiğini belirterek, Türkiye’nin AB’ye değil AB’nin Türkiye’ye ihtiyacının olduğunu ifade ediyor.

TÜRKİYE’NİN AB’YE İHTİYACI YOK

Kopenhag’da kendisine ait kargo şirketini işleten Ferdi Erkul, Avrupa’da gurbetçi olarak çalışan Türklere geri dönecek gözüyle bakıldığını belirtiyor. Ferdi Erkul, son zamanlarda ilişkilerin sağlıklı bir şekilde ilerlediğini ifade ederek, bu durumun kendilerinde bir rahatlama sağladığını da dile getirdi. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne ihtiyacının olmadığını aktaran Erkul, “Ben Danimarka’da yaşıyorum. Türkiye Danimarka’dan ekonomik olarak güçlü. Avrupa’da hayat standartları çok pahalı. Kazandığının yarısını vergiye veriyorsun. Dükkan kiralarının pahalı olması ürün fiyatlarını arttırıyor. Onun için gurbetçiler genelde giyim eşyalarını Türkiye’den alıp götürüyor. Ben gelirken karayoluyla geldim. Bulgaristan AB ülkesi ama trafiği berbat, buna rağmen Türkiye’yi birliğe almıyorlar. Fakat Türkiye hemen politikalarını değiştirdiğinde bu sefer müzakereleri hızlandırıyorlar. Dolayısıyla AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı var” dedi. Erkul, Danimarka’nın kanallarında devamlı surette Türkiye’nin kötülenmeye çalışıldığını dile getirerek, onun için genelde uydu aracılığı ile Türk kanallarını izlediklerini aktardı. Avrupa’ya çalışmaya gitmek isteyenlere tavsiyelerde bulunan Erkul, şunları kaydetti: “Öncelikle nereden geldiğinizi unutmayacaksınız. Türk olduğumuzu asla unutmamanız gerekiyor. Çünkü Avrupalılar Türklere geri dönecek gözüyle bakıyor. Onun için kendi vatanımızı hiçbir zaman unutmayacağız. İkincisi dil çok önemli. Gittikleri ülkenin dilini bilmiyorsa mutlaka İngilizce bilmelidir. Ayrıca her ülke 1 yıl boyunca kendi dilini öğretmek için ücretsiz kurs veriyor. Kurs masraflarını kendisi karşılıyor. Bu kurslar da belediye aracılığı ile veriliyor.”

KRİZDE İLK OLARAK TÜRKLERİ İŞTEN Ç IKARDILAR

Yaz tatilini geçirmek için Avusturya’dan Türkiye’ye ailesiyle birlikte gelen Mustafa Atasagun da Avrupa’da Türklere karşı aşırı bir sevginin olmadığını belirterek, kriz sırasında ilk olarak Türk işçilerinin çıkarıldığını söyledi. Türklerin eskiden Avrupa’da daha fazla dışlandığının altını çizen Mustafa Atasagun, “Fakat Avrupa’da Türk ağırlığı belli bir mesafeye geldiği için davranışlarını biraz daha yumuşattılar. Türkler de artık kendi işini kurabiliyor. Bir firmada çalışıyorsa ve o firmada çalışmasıyla kendini göstermişse usta veya müdür olabiliyor. Fakat dediğim gibi her hangi bir krizde de hemen yabancılar çıkarılıyor. Şuanda ise krizin etiklerinin geçmesiyle çıkardıkları kişileri tekrar işe alıyorlar” diye konuştu. Avusturya’yla Türkiye’nin sosyo-ekonomik durumunu karışlaştıran Atasagun, şöyle konuştu: “Türkiye gıda yönünden Avrupa’dan çok pahalı. Tekstil yönünden ise değişiyor. Bazı ürünler Türkiye’de daha ucuz. Onun için gurbetçiler genellikle giyecek ürünlerini Türkiye’den alıyor. Sosyal olarak Avrupa daha gelişmiş durumda. Bunun nedeni de kurallara çok bağlılar. Örneğin kendi insanımız trafikte çok aceleci. Fakat Avrupa’da öyle bir durum yok. İnsanlar geç kalsa bile kurallara göre hareket ediyor.” Atasagun, Avusturya’da da sürekli basının Türkiye’yi olumsuz şekilde vermeye çalıştığını ifade etti. PKK olaylarında Türkiye’nin güçsüz düşürülmeye çalışıldığını anlatan Atasagun, “Özellikle karikatürlerde Türkiye alaycı bir üslupla veriliyor. Bu bizi çok rahatsız ediyor. Onun için siyasetçiler kendi aralarındaki iç siyasi kavgalarını bırakıp Türkiye’nin imajını düzeltmeleri gerekiyor” dedi. Ferdi Erkul gibi Mustafa Atasagun da Avrupa’ya çalışmaya gidecekler için öncelikle dil öğrenmelerini tavsiye ederek şöyle konuştu: “Ayrıca yabancı biriyle evlenip gitmesinler. Böyle gittikleri zaman orada kendisine ithal damat gözüyle bakılıyor. Yine gittikleri yerde iş bulamadıkları zaman bu sefer eşiyle arasında kavgalar yaşanabiliyor” dedi.

HASAN AYHAN

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.