Çiftçinin hakkını verin

Çiftçinin hakkını verin
Karatay Ziraat Odası Başkanı Lütfi Topbaş: “Bizim çiftçimizin kimseyle kıyaslanacak durumu kalmamıştır. Ziraat Odalar Birliği’nin belirlediği üzere, buğday alım fiyatı 65 kuruş olmalıdır”

Bahar dönemiyle birlikte tarlaya inen ve yağışlarla sevinen çiftçiler, sıkıntılarla boğuşuyor. Karatay Ziraat Odası Başkanı Lütfi Topbaş, eskiden 100 dekar arazisi olan bir çiftçinin eline bin 600 TL destekleme ödemesi yapılırken bugün aynı desteğin 750 TL’ye düşürüldüğünü hatırlattı. Yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda çiftçilere yapılan destek miktarlarının artırıldığının öne sürüldüğünü açıklayan Lütfi Topbaş, “Alet ve ekipman destekleri de çiftçiye yapılan destekmiş gibi gösterilmektedir. Hâlbuki bu destek hem çiftçiye, hem de sanayiciye yapılmaktadır” dedi. Makine desteği çıkmadan önce 4  bin TL’ye satılan bir ekim mibzerinin bugün 5 bin 500 TL’ye satıldığını belirten Lütfi Topbaş, bunun yüzde 50’sinin KDV ile birlikte çiftçiden tahsil edildiğini bildirdi. Çiftçinin mi devleti, devletin çiftçiyi desteklediğinin belli olmadığını kaydeden Topbaş, şöyle devam etti: “Ortalama günlük 100 litre akaryakıt kullanan bir çiftçinin devlete ödediği akaryakıt tüketim vergisi 200 TL’dir. Ortalama bir çiftçinin 4 ay çalıştığı dikkate alınırsa, kimin kimi desteklediği açık olarak görülmektedir.”
TARIMDA KENDİ KENDİMİZE YETEN ÜLKEYDİK
MEDAŞ’ın tarımsal sulama faturalarını özelleştirmenin ardından 1 ayda tahsil etmeye başladığını hatırlatan Topbaş, ortada bir yanlışın olduğunu ve hiç kimsenin buna sahip çıkmadığını dile getirerek yetkililerden acil çözüm bulunmasını istedi. TMO alım müdahale fiyatları açıklanırken Avrupa Birliği, buğdayın dışarıdaki satış fiyatları gibi ülkeyi ilgilendirmeyen hususların dikkate alınmamasını istediklerini vurgulayan Topbaş, şunları söyledi: “Bizim çiftçimizin kimseyle kıyaslanacak durumu kalmamıştır. Geçtiğimiz günlerde Ziraat Odaları Birliği’nin yapmış olduğu bir çalışmaya esas olmak üzere, buğday alım fiyatı 65 kuruş olmalıdır. Bunun altında açıklanacak olan hiçbir fiyat üreticimizi tatmin etmez. Yıllarda her platformda yetkilileri uyardık ve onlara seslendik. Sesimizi duyuramadık. Sonuç ortada; hayvancılık bitti. Et fiyatları tavan yaptı. Süt fiyatları yıllar süren baskının sonucunda ortada inek kalmayınca yükseldi. Ne Ahmet’e yaradı, ne Mehmet’e. Tarımda kendi kendimize yeter ülke iken her şeyi ithal eder duruma geldik. Burada herkese sorumluluk düşüyor. İş işten geçmeden sesimize kulak verilsin, üretimimiz artsın, hem köylü kazansın, hem ülkemiz kazansın. Fazla bir şey istemiyoruz. Unutmayalım ki soframıza gelen her şeyi üreten çiftçidir, köylüdür. Asla kambur olarak görmeyelim. Alın terinin karşılığını verelim, yeter.”

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.