Cehenneme kar mı yağdı?
Sema ile ilgili yapılan yanlışlıkların sonu gelmek bilmiyor. 11 ayın sultanı Ramazan ayında da bazı semazenler iftar programlarının düzenlediği ortamlarda sema gösterileri yapmaya başladı. Başta Konya'da olmak üzere bazı illerde de bu yanlış sema uygulamaları düzenleniyor. Mevleviler ise, bu sema adı altında yapılan gösterilerden dolayı, canlarının sıkıldığını ve gösterilerden bıktıklarını söylüyor. Konya Kültür Sanat Derneği Başkanı ve Mevlevi Postnişini Mehmet Çıpan, Ramazan ayında dahi mevlevilik ve semanın çarpıtıldığını ve bu mübarek ayda da para için semanın yapılmaması gereken alanlarda semanın yapıldığını söyledi. Uygun olmayan ortamlarda sema yapılmasını eleştiren Çıpan, “Cehenneme kar yağdı da bizim haberimiz mi yok? Nedir bu dünyalık aşkı ve nedir bu cehennem hevesi. Cehenneme kar mı yağdı da bu insanlar uygun olmayan ortamlarda, iftar programlarından sonra sema yapıyorlar" diye tepki gösteriyor. Birçok kişinin İslam'ın özünü unutup, 'konu komşu neder' mantığı ile şeklen İslam'ı yaşadığını söyleyen Çıpan, bu durumun Ramazan ayında daha fazla ayyuka çıktığını belirterek, "Sanki hiç ölmeyecekmiş gibi, ahiret sorgusu yaşamayacakmış gibi davranılıyor" dedi. Sema için de aynı durumun olduğunu belirten Çıpan, 1980'li yıllarda tanınmış usulüne uygun olmayan semanın geleneksel usul sema gibi göstermeye çalışan toplulukların olduğunu ve bu toplulukların bir kısmının da devlet gücünü elinde tuttuğunu ifade etti.
SEMAYI YEMEK MEZESİ YAPMAYIN
Sema'nın iftar sofralarında yemek mezesi haline getirilmeye çalışıldığını belirten Çıpan, “Bu mübarek mevsimde maalesef, eğlence hem de Ramazan eğlencesi adı altında, çok garip semazen gösterileri görmekteyiz. Üç beş semazenin iftar sofralarında döndüğünü, mukabelesiz, zikirsiz adeta dans gösterileri yaptıklarını görüyoruz. Bu semazenler mevleviliğin en kıymetli ve İslam’ın en estetik zikir şeklini maalesef yemek mezesi haline getirmekteler. Lüks otellerde yapılan israf dolu iftar yemeklerinin en baş eğlencesi maalesef mevlevi zikri olan sema olmuştur” dedi. Devlet eliyle de iftar yemeklerinden sonra semanın yapıldığını söyleyen Çıpan, “Bir çok protokol iftarında da semazen gösterileri cereyan etmektedir. Mevlevilik kültürünü korumakla mükellef, hatta bu sebeple Birleşmiş Milletler'e taahhütte bulunmuş kurumlarımızın, mukabele haricindeki semazen gösterilerine pirim vermesi, sebep olması içimizi acıtmaktadır. Halkının yüzde 99'unun Müslüman olduğu bir ülkede bir Müslüman zikrinin bu kadar pervasızca folklora dönüştürülmesi canımızı yakmaktadır. İstanbul’da bazı mevlevihaneler veya kültür merkezlerinde İslam, mevlevi, Mevlânâ kelimeleri kullanılarak yapılan ticari faaliyetler de bizlerin canını sıkmaktadır” diye konuştu.
SEMA HAVADA YAPILMAZ
Aslına uygun olmayan semanın Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen Mersin'deki Akdeniz Olimpiyatları'nda da yaşandığını ifade eden Çıpan, “Akdeniz Oyunları açılış törenlerindeki uçan semazen gösterileri, mevlevi kamuoyunu fazlasıyla üzmüştür. Hiçbir toplum, kendisine ait bir dini ritüeli, bu kadar acımasızca başkalaştırmazken, semanın, ana fikir ve uygulamasından bu kadar uzak bir gösteriye dönüştürülmesi hayret ve ibret vericidir. Üstelik bu, ilgili bakanlıklarımız eliyle Konyalı sözde semazenlere yaptırılmıştır” ifadelerini kullandı. Konya'daki Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Konya Türk Tasavvuf Musikisi ve Semâ Topluluğu'nun da yaptığı semanın aslına uygun olmadığını belirten Çıpan, “Buralarda da mevlevi mukabelesi yapılmamakta ve yakın tarihte uydurulmuş farklı bir gösteri metodu uygulanmaktadır” dedi.
GÜLBAHÇE KUR'AN'DAN UZAKLAŞTIRILDI
Mevlana Müzesi önünde bulunan Gülbahçe'deki inşaat ile ne yapılmak istendiğini bilmediğini söyleyen Çıpan, “Mevleviliğin temeli ve esas iştigal alanı İslam ve Kur’an’dır. Oysa bugün Mevlâna Müzesi, Huzur-u Pîr ve Gülbahçe Kur’an’dan çok uzaktadır. Topkapı müzesinde Kutsal emanetler bölümündeki gibi sürekli bir Kur’an tilavetinin hasretini çekmekteyiz. Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılması planlanan Gülbahçe içerisindeki yeni binanın ne olduğu ve amacı belirsizdir. Görüntüyü engellediği için ağaçların kesildiği bir Mevlana müzesinde ve 750 yıllık bir Gülbahçe’de yeni bir bina yapmak hangi estetik uygulama anlayışıyla yapılacak merak etmekteyiz” ifadelerini kullandı. Çıpan, konuşmasının sonunda, son günlerde Kur'an'ı Kerim nuzül sırasına mı tertip sırasına göre mi okunması gerektiği ile ilgi tartışmaların ortaya atıldığını söyleyerek, bunun fitne çıkarmaktan başka bir şeye hizmet etmeyeceğini ifade etti.
MUSTAFA ÖZÇELİK





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.