Çalış: Anız yakmak milli güvenlik meselesidir

Çalış: Anız yakmak milli güvenlik meselesidir
Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, “Anız yakma, sadece bir çiftçi tercihi değil; 2026 gibi stratejik bir üretim sezonunun sunduğu ekonomik potansiyeli sabote eden milli bir güvenlik meselesidir” dedi.

Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte yeniden gündeme gelen anız yakma uygulamasına ilişkin uyarılar başladı. Anız yakmanın kısa vadeli bir çözüm gibi görünse de toprağın verimliliğine, çevreye ve ülke ekonomisine ciddi zararlar verdiği konuşuluyor.

Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, “Ekonomist perspektifiyle bakıldığında, anız yakma sadece bir bitki artığının yok edilmesi değil, devasa bir hammadde ve enerji kaynağının realize edilmeden yakılmasıdır. Bu 40 milyar TL’lik kayıp, milli ekonomiden eksilen bir fırsat maliyetidir. Bu meblağ ile onlarca modern sulama projesi finanse edilebilir, yerli tohum Ar-Ge çalışmaları desteklenebilir veya stratejik ürün sübvansiyonları iki katına çıkarılabilirdi. Milli servetimiz, her yıl hiçbir katma değer üretilmeden duman olup uçmaktadır” diye konuştu.

‘TOPRAĞI YAKIYORUZ, GELECEĞİ KÜL EDİYORUZ!’

“Türkiye’de tarımsal faaliyetin yaklaşık yarısının (12 milyon hektar) hububat ekimine ayrılmış olması, bu alanlardaki hatalı uygulamaların makroekonomik etkisini devasa boyutlara taşımaktadır” diyen Çalış, “Kaybedilen 40 milyar TL, hayvancılık için yem, sanayi için biyokütle ve toprak için organik madde olan likit olmayan milli sermayenin kaybıdır. Ekonomik analizlerde toprağı Yenilenemez Doğal Sermaye olarak tanımlamak gerekir. Zira toprak oluşumu ile anız yangınının hızı arasındaki zaman ölçeği farkı, bu yıkımın neden geri döndürülemez olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bitkisel üretimin temeli olan ve verimlilik için elzem kabul edilen 40 santimetrelik olgun bir toprak tabakasının oluşumu için doğa, 8 bin ile 20 bin yıl arasında bir süreye ihtiyaç duyar. İnsanlık medeniyetinden daha yaşlı olan bu oluşum, saniyeler süren bir yangınla termal bir yıkıma uğramaktadır. Yangın sırasında toprak yüzeyindeki sıcaklık, yararlı mikroorganizmaların yaşayamayacağı seviyelere ulaşır. Bu durum, toprağın “canlılık” özelliğini yitirmesine ve biyolojik bir iflas sürecine girmesine neden olur. Bitki örtüsünden yoksun kalan toprak, su ve rüzgâr erozyonuna karşı savunmasız kalarak en verimli üst katmanını kaybeder. Ayrıca, bu yangınlar karayolu ve demiryolu ulaşımında görüşü engelleyerek can güvenliğini de tehdit etmektedir. Toprak oluşumundaki binlerce yıllık emeğin saniyeler içinde kül edilmesi, gelecek nesillerin gıda üretim kapasitesini bugünden ipotek altına almaktadır” ifadelerini kullandı.

celil-calis-yeniden-baskanliga-aday-oldu.jpeg

ORAN YÜZDE 60’LARDAN YÜZDE 10’LARA GERİLEDİ

Türkiye’de anız yakma oranlarının son 50 yılda yüzde 60’lardan yüzde 10’lara kadar gerilemesinin önemli bir başarı olduğunu dile getiren Çalış, şunları söyledi: “Ancak kalan bu yüzde 10’luk direncin temelinde rasyonel olmayan ancak üretici nezdinde “pratik” görünen yapısal nedenler yatmaktadır. Tarımda makineleşme ile birlikte biçerdöverlerin (combine harvester) biçim boyunu yüksek tutması, tarlada büyük miktarda sap artığı bırakmaktadır. Özellikle ikinci ürün ekimi yapmak isteyen üreticiler, yüksek anız miktarını tohum yatağı hazırlığı önünde fiziksel bir engel olarak görmekte ve zahmetsiz hazırlık için ateşe başvurmaktadır. Üreticiler arasında yaygın olan yangın hastalık. Yabancı ot ve zararlıyı temizler algısı bilimsel olarak hatalıdır. Yangın, ekosistemdeki doğal avcıları ve faydalı böcekleri de yok ederek aslında uzun vadede hastalık baskısını ve kimyasal ilaç ihtiyacını artırmaktadır. Anız yakma, kısa vadeli işçilik tasarrufu sağlamak uğruna, uzun vadeli toprak sağlığını ve girdi maliyetlerini (gübre/ilaç) feda eden hatalı bir maliyet yönetimidir. Anız yakmak yalnızca teknik bir hata değil, aynı zamanda hem beşerî kanunlar hem de manevi değerler nezdinde bir suçtur. 2025/2026 dönemi için anız yakanlara dekar başına 556,71 TL idari para cezası öngörülmektedir. Bu eylemin ormanlar, sulak alanlar ve meskun mahaller (yerleşim yerleri) bitişiğinde gerçekleştirilmesi durumunda ceza 5 kat artırılmaktadır.”

‘TARIMSAL DESTEKLEMELERİN YÜZDE 50’Sİ KESİLSİN’

Anız yaktığı tespit edilen üreticinin tarımsal desteklemelerin yüzde 50’sinin kesilmesi önerisinde bulunan Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Anız yaktığı uydu görüntüleriyle tespit edilen üreticiye sadece para cezası verilmemelidir. Bunun yerine; ilk ihlalde Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) üzerinden o yılki tarımsal desteklemelerin yüzde 50’sinin kesilmesi, ikinci ihlalde ise desteğin tamamen askıya alınması gibi bir Kademeli Yaptırım Sistemi uygulanmalıdır. Mevcut ÇKS altyapısı, yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri ve yapay zekâ tabanlı duman tespit sistemleriyle entegre edilmelidir. Formalite ceza dönemi kapanmalı, ihlaller dijital ortamda anlık tespit edilmelidir. Kamu spotları ile ekonomik kayıp vurgusu yapılmalı, hasat öncesi Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğiyle harman önü Cuma hutbeleri düzenlenerek meselenin manevi vebali hatırlatılmalıdır. Toprak bize geçmişten kalan bir miras değil, gelecek nesillerin bize emanet ettiği yenilenemez bir sermayedir. Kendi ellerimizle derimizi yakmak ne kadar acı ve yıkıcıysa, toprağı yakmak da milli geleceğimiz için aynı derecede felakettir. Bu çağdışı uygulamaya son vermek bir tercih değil, milli bir mecburiyettir.”


Kaynak:Mehmet Ali Nurullahoğulları

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.