Bu sorunun çözümü zor! Etkisi yıllarca sürecek

Bu sorunun çözümü zor! Etkisi yıllarca sürecek
Prof. Dr. Mehmet Alagöz, “Türkiye’de yabancılardan kaynaklı ekonomik tehdidinin bir şekilde üstesinden gelebiliriz ama demografik depremi veya tehdidi ortadan kaldırmamız çok daha uzun yıllar alacaktır” dedi.

Son yıllarda Türkiye’de sınır güvenliğindeki plansızlıklar, milyonlarca düzensiz göçmenin ülkeye girişine neden oldu ve demografik yapıyı tehdit eder hale geldi.

Plansız nüfus artışı Türk vatandaşlarının en büyük sorunu oldu. Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Alagöz, Merhaba Gazetesi’ne yaptığı açıklamada demografik tehditle ilgili önemli bilgiler verdi.

‘TÜRKİYE KALDIRABİLECEĞİNDEN FAZLA GÖÇ ALDI’

Prof. Dr. Mehmet Alagöz, “Bir ülkede toplum nüfusu içerisinde kaldırabileceği göç miktarından daha fazla miktarda insanı kendi ülkesine çekerse bir takım sıkıntılar kaçınılmazdır. Türkiye’nin özellikle 2011 Suriye iç savaşından yaşadığı durum bunun göstergesidir. İç savaştan sonra milyonlarca Suriyeli savaştan kaçarak Türkiye’ye sığındı. Türkiye’deki göçün dalgası bu şekilde gerçekleşti. İkinci aşaması ise 2020 yılı itibariyle Amerika Birleşik Devletlerinin Afganistan’dan çekileceği söylemiyle beraber başlayan doğu sınırlarımızdan kaçak bir şekilde ülkemize gelen Afganlılar oldu. Nihayetinde Türkiye nüfusunun 85 milyonun içinde birçok sığınmacı ve kaçak yollarla giren yaklaşık 14 milyon yabancı var. Bu 14 milyon yabancının demokratik, siyasi etkileri olacak ve en önemlisi de ekonomik etkisi olacak” diye konuştu.

4-2-alagoz.webp

‘YABANCI NÜFUS ARTIŞI TÜRK NÜFUS YAPISINI ZORLUYOR’

“Türkiye’de 14 milyondan fazla kayıtlı kayıtsız yabancı var, bu bir demografik tehdittir” diyen Prof. Dr. Alagöz, şunları söyledi: “14 milyon yabancının 85 milyona oranına değerlendirme yapıldığı zaman yaklaşık yüzde 16’ya yakın Türkiye’de kayıtlı kayıtsız yabancı var. Bu durumun ikinci aşamasında Türk nüfusu yüzde 1.1 artarken sığınmacılar üzerinde yapılan araştırmalarda Suriye nüfusunun yüzde 5.3 orada arttığını gösteriyor. Bunu geçtiğimiz 10 yıl boyunca net bir şekilde gördük, önümüzdeki süreçte de net bir şekilde göreceğiz. Bu durum Türk nüfusu yapısının değiştirilmesi açısından bir deprem niteliğindedir. Diğer taraftan Türk erkekleri veya Türk kadınlarının Türkiye’ye gelmiş olan sığınmacı statüsünde kişilerle evlenmesidir. Bu evlenme oranları da çok yüksektir. Bu durum da Türk nüfusundaki demografik depremini bir kat daha artırıyor.”

'VATANDAŞLIK VERİLEN YABANCILAR SİYASİ RİSK OLUŞTURABİLİR'

Sığınmacı sorununun siyaseti de olumsuz etkilediğini dile getiren Prof. Dr. Alagöz, “Bu insanların birçoğu siyasi anlamda da tehdit oluşturuyor. Özellikle İletişim Başkanlığının açıkladığı rakamlar, gayrimenkul alarak vatandaşlığa geçenlerin sayısının çok fazla olduğuna yönelik elimizde açıklamalar var. Özellikle Türkiye gibi ülkelerinde cumhurbaşkanlığı seçiminin 50+1uygulamasıyla hayata geçtiği ortamda siz bu yabancılara Türk vatandaşlığı verdiğiniz zaman Türk milletiyle hiçbir şekilde geçmiş bir bağlılığı olmayan, sınırlara, anayasaya, Türk bayrağına bağlı olmayan bir seçmen kitlesinin oy kullanmasına otomatik olarak izin vermiş olursunuz. Bu da siyasi bir tehdittir” ifadelerini kullandı.

1724452828.jpg

‘FARKLI KÜLTÜRLER UYUM SORUNU OLUŞTURUYOR’

Prof. Dr. Mehmet Alagöz, şunları kaydetti: “Yabancı uyrukluların birçoğu Müslüman olsa da farklı kültürden geliyor. Dolayısıyla farklı kültürden gelmeleri Türk milletinin sahip olduğu maddi ve manevi kültürün gelenek ve göreneklerinin üzerinde de bir deformasyona neden oluyor. Özellikle kaçak gelen yabancıların ülkede oluşturduğu güvenlik sorunları ayrı bir durumdur.”

‘KİMSE BU 100 MİLYAR DOLARIN HESABINI SORMUYOR’

Yabancılara harcanan paraların çok yüksek boyutlara ulaştığına dikkat çeken Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Alagöz, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Harcanan para 100 milyar doları geçmiştir. Yaklaşık 130 milyar dolara yakın tahminlenen bir harcama yapılmıştır. Türkiye bütçesi açıktır. Türkiye’nin ödeme bilançosu yani cari açığı çok yüksek boyuttadır, tasarruf açığı yüksek seviyelerindedir, Merkez Bankası’nın net rezervleri düşüktür. Türkiye’de bütçe, cari, tasarruf açık verirken yabancılara harcanan 100 milyar doların üzerinde bu paranın nereden temin edildiğine yönelik kimse soru sormuyor. Hükümet dışardan aldığı yüksek faizlerle yabancıların ekonomik maliyetini karşılıyor. Türkiye, demografik, siyasi, güvenlik ve ekonomik açıdan sorunlar yaşıyor. 14 milyon yabancı yaklaşık 2.4 milyon konutta ikamet ediyor. Türkiye’nin yıllık konut ihtiyacı 650-700 bin civarında. Bu şu demektir; siz ülkenin içerisine fazladan almış olduğunuz örtülü istila şeklinde gelen 14 milyon yabancının konut ihtiyacını karşılayamadığınız için Türkiye’nin büyükşehirlerinde, illerinde, ilçelerinde hatta köylerine kadar her noktada konut kiralarının çok fahiş fiyatla yükselmesine enden oldunuz. Bir taraftan toplam talep artarken o toplam talebi karşılayacak miktarda konut arzı gerçekleştiremediğimiz için bugün asgari ücretli aldığı maaşın üstünde konut kirası ödüyor. İşin nihayetinde Türkiye’de yabancılardan kaynaklı ekonomik tehdidinin bir şekilde üstesinden gelebiliriz ama meydana gelen demografik depremi veya tehdidi ortadan kaldırmamız çok daha uzun yıllar alacaktır.”

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.