Beldeleri kapatmak çözüm değil sorun olur

Beldeleri kapatmak çözüm değil sorun olur

Yunak Koçyazı Belediye Başkanı Şaban Arat, 2 bin nüfustan aşağı olan beldelerin kapatılması düşüncesinin çözüm olmadığını söyledi.

En güzel çözümün merkezi sistem olduğunu ifade eden Arat, “Biz istiyoruz ki merkezi bir sistem olsun ve belediye hizmetleri merkezden yürütülsün. Devlet, büyük hortumları keserse halk zaten bir sıkıntı yaşamaz. Ben düşünüyorum devletin çıkardığı bir yasa var, 2 binin altında olan belediyeler kapanacak. Bu bir çözüm değil. Birbirine yakın olan yerleri bağlayalım. Bugün özel idare benim köyümün yollarını bir kar yağdığı zaman nasıl açacak. Kışın belediyelerimizin araçları açtı buradaki kapanan yolları. Şimdi belediyeler kapanırsa bir taraftanda nüfus taşınacak. Belediyeler kapandığında biz bu göçü nasıl önleyeceğiz. Kasabalarımızda durabilelim ki üretebilelim. Bunun yolu belediyeleri kapatmak değildir. Özel idare, benim acil bir hastam olduğunda kış günü nasıl yetişecek veya bir yangın çıkarsa özel idare buna nasıl yetişecek. Mezarımızı kazacak kimseyi bulamayız. Bizim açımızdan en güzel çözüm Akşehir’in il olması. Konya bize 220 kilometre uzaklıkta. Ben ayda 4 defa gidip geliyorum Konya’ya ve belediyemizin kasasından 600 lira gidiyor toplamda. Akşehir il olursa bu da ortadan kalkacak” dedi.
Her başkan beldeye bir şeyler kazandırdı
Koçyazı’nın 1987 yılında belediyelik olduğunu belirten Arat, “İlk olarak Ali Osman Tanrıverdi başkan seçildi. Kısa bir dönem belediye başkanlığı yaptı. Bu belediye binasını kurdu, tarım kredi kooperatifini kurdu, postanenin çalışmasına vesile oldu. Allah rahmet eylesin, o adamın uğraşları ile bu duruma geldik. Osman Gündoğdu diye bir arkadaşımız da mezarlığı, kepçesi, greyderi, kantarı ile çok sayıda hizmeti kazandırdı kasabamıza.
1987’den beri belediye olan kasabamızın bir sağlık ocağı yoktu. Sağolsun devlet 500 bin TL’lik bir sağlık ocağı yaptı buraya. Yollarımız çok perişan durumdaydı. Kur’an kursumuz kapalıydı. Belediye başkanı olduktan sonra Yunak Müftüsüne gidip hoca istedik. Sağ olsun, şimdi her yaştan insanımız Kur’an okumayı biliyor. Kasabamızın kanalizasyon ve su projesi onaylandı bitti, ihalesi yapılacak, özel elektrik hattı sağolsun Orhan Erdem Beyin katkıları ile geldi” diye konuştu.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun sözü
2009 Mart ayından sonra gittikleri kapıdan boş dönmediklerini özellikle belirten ve kendisi de bir şehit babası olan Şaban Arat, “Kasaba halkımızda da hiçbir sıkıntı olmadı. Bana oy versin vermesin, herkesin kapısını çaldık, çalıyoruz. Çünkü amacımız bu kasabanın biraz daha gelişebilmesini sağlamaktır. Bir şehit babası olarak Bakan Davutoğlu beni ziyaret ettiğinde söz verdi. Ben sana bir itfaiye ile bir kepçe vereceğim dedi. Danışmanlarına iletti, inşallah bununla da muvaffak olacağız. İnşallah seçimden önce bu eksiğimiz de giderilir. Nüfusumuz düştü, bütçemiz de azaldı ama yine de yatırımlarımızı devam ettirmeye çalışıyoruz. Şu an 4 bin nüfusumuz var. Nüfusa baktıklarında da kış dönemi oluyor ve bu nedenle nüfusumuz az görünüyor. Şu an benim kasabamda yaklaşık 5 bin kişi çalışıyor. Ben aylık 25 bin TL ortalama gelir elde ediyorum ve personelime 20 bin TL ödeme yapıyorum. 5 bin TL ile ne yatırımı yapabilirim. Yaptığımız yatırımlar tamamen yardımlar, vatandaşların destekleri ile yapılan yatırımlardır. Geçen dönem belediyemize bir şey kazandırılamamış. Sadece bir düğün salonu yapılmış o da kullanılmıyor. Çünkü bizim töremiz gereği düğünlerimiz evlerde yapılır. Herkes kendi kapısında yemeğini yedirir, misafirini kendi evinde ağırlar.
Dediğim gibi kasabamızın şu an tek sıkıntısı var o da kasabalıktan düşme korkusu. Eğer devletimiz bunu göz önünde tutarsa biz kendi yağımızda kendimiz kavruluruz” şeklinde konuştu.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum