Bayraklı Belediyesi’nden 'Deprem Çalıştayı'

Bayraklı Belediyesi’nden 'Deprem Çalıştayı'

Bayraklı Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) işbirliğinde “Yeni Kent Merkezi’nde deprem-zemin-yapı etkileşimi” konulu çalıştay gerçekleştirildi. İzmir’de ilk kez düzenlenen deprem çalıştayında konuşan Bayraklı Belediye...

Bayraklı Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) işbirliğinde “Yeni Kent Merkezi’nde deprem-zemin-yapı etkileşimi” konulu çalıştay gerçekleştirildi. İzmir’de ilk kez düzenlenen deprem çalıştayında konuşan Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, “Yüksek yapıların zemin analizleri konusunda ilgili tüm birimler tarafından oluşan uzman bir kurula ihtiyaç var. Deprem ve zemin etkileşimi konusunu sürekli gündeme getireceğiz” dedi.

Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştaya Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Yer Fiziği Ana Bilim Dalı Başkanı ve Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Zafer Akçığ, DEÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Yer Fiziği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve DEÜ Ege Bölgesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Akgün, Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Öğretim Görevlisi Dr. Erhan Tekin ve Reftek firmasından Amir Hanna, belediye bürokratları ve çok sayıda bilim insanı katıldı. Çalıştayda yeni kent merkezi alanında 2008-2014 yılları arasında deprem-zemin yapı ilişkisinin araştırılması kapsamında yapılan çalışma sonuçları ve önerileri tanıtılarak katılımcılara bilgi verildi.

DAHA SIK GÜNDEME GETİRECEĞİZ!

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, “Bayraklı, yeni kent merkezi-liman arkası denen yerin bulunduğu bir ilçe. Değişen yönetmelikler içinde büyükşehirde kurulan yüksek yapılar kurulunun işlevsiz hale gelmesinden sonra yüksek yapıların ruhsatları direkt bizlerden, ilçe belediyelerinden istenmeye başlandı. Ruhsatları veren ilçe belediyesi olarak hem personel hem de ilgili firmalar açısından durumumuzu değerlendirdik. Zemin iyileştirme ve bu bölgenin zeminleri konusunda konuyla ilgili belediyemizde görevli personelimizin yeterince bilgi sahibi olmadıklarını düşünüyorum. Bu işleri denetleyen denetim firmalarının da zemin iyileştirme konusunda yeterli bilgiye sahip olduğunu sanmıyorum. Bu iş sadece yapı denetim firmaları, ilçe belediyesi, büyükşehir ve Çevre Şehircilik il Müdürlüğü’nün konusu değil. Yüksek yapıların zemin iyileştirme çalışmalarını kontrol edecek mekanizma; üniversiteler, odalar, ilgili ilçe belediyesi, Çevre ve Şehircilik il Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi temsilcilerinin bulunduğu uzman ekipler tarafından oluşan bir kurul tarafından bilimsel zeminde tespit edilip çalışılmasıyla mümkün olur diye düşünüyorum. Hem altyapı hem de zemin iyileştirme ve teknikleri konusunda bu işle ilgili yapı denetim firmalarının yeterli olmadığını düşünüyorum. Bundan sonra bu konuyu yapacağımız çalıştaylar ve toplantılarla daha sık gündeme getireceğiz” dedi.

YER ALTININ EMARINI ÇEKTİK

Yeni kent merkezinde yapılan çalışmalarla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Zafer Akçığ, “Dört senelik bir uğraş sonucunda İzmir metropolü ile Aliağa ve Menemen ilçelerinin hemen hemen tüm zeminini inceledik. Bu proje, imar planlarındaki revizeye ve yeni imar alanlarının altlığını oluşturacak. 2012’den sonra bu projenin üzerine gördüğümüz yenilikleri ekledik. İzmir’de 26 adet deprem istasyonumuz var. 7/24 depremleri izliyoruz. Yer altının emarını çekmeye yönelik birçok çalışma yaptık. Bin noktada yer altının tomografisini çektik. Bir depremde zeminin ve binanın ayrı ayrı titreşim periyodu var. Eğer bu ikisi aynı bandın içerisine girerse binanın yıkılması yüzde 90’lara çıkıyor. Bu nedenle zeminin titreşimini biliyorsanız binanızı ona göre dizayn edersiniz. Zemin sondajlarını gözden geçirdik. Temel kayayı yakalamak için bunu yaptık. Bütün veriler coğrafi bilgi sistemine aktardık” diye konuştu.

YAPIYI TASARLARKEN ZEMİNİN AN VE AN İZLENMESİ ŞART

Prof. Dr. Mustafa Akgün ise, yeni kent merkezi sınırları içinde ve deprem-zemin yapı ortak davranışını araştırmak için yapılan çalışma sonuçları ile ilgili bilgi verdi. Akgün, “Yapıları biz yaptığımız için hasarlara müdahale etme şansımız var. Her şey yapıyı tasarlarken başlıyor. Depreme dayanıklı yapmak istiyorsak bizi bekleyen dört aşamada oluşan bir çalışmamız var. Yapı yapılacak bölgeye uygun deprem kuvvetini bulmamız gerekiyor. Zeminle ilgileri bilgileri topluyoruz. Yeni kent merkezinde 100’e yakın bina yapılacağı söyleniyor. Yakın binaları yan yana koyduğunuz zaman bir önceki yapıda kullandığınız hesaplar bir sonraki yapıdaki hesapları girdiğiniz zaman bozulur. O zaman zeminin an ve an izlenmesi gerekir. Zemine her yük bindiği zaman ‘bir değişim var mı?’ diye bakmak lazım. Binayı yaptık, bu bina depremde nasıl davranıyor. Bunların içerisine alıcılarımızı koyduk. Birden fazla bina yapılacaksa ve bunlar birbirine yakın olacaksa birlikte değerlendirmek gerekiyor. Yakın zamana kadar 100 metrenin altında deformasyon olmuyor deniyordu. Ama zemin düzeyine çıkacak olan deprem kuvveti, maalesef sismik hızların farkından etkileniyor. Eğer sismik hızlar arasında çok büyük olan sınırlar varsa zemin düzeyine çıkacak deprem kuvveti her sınırdan etkileniyor. Yeni kent merkezinde bu sınır bin 200 metredir. Ayrıca yer altı sularının sürekli izlenmesi gerekiyor” diye kaydetti.

YENİ KENT MERKEZİNDE NE YAPILMALI?

Akgün, 1778’de İzmir’de meydana gelen depremde kentin tamamının yıkıldığını hatırlatarak, yeni kent merkezi ile ilgili şunları söyledi: “Yüksek katlı binalar depremin deplasmanından etkilenecek. İvmeden değil. İzmir’de zemin düzeyinin bir depremde bin 200 metrelerden etkilenme ihtimali var. Bazı yerlerde zemin içi deformasyonu 300 metreye kadar inebiliyor. Zemin düzeyindeki depremin etkisi bulmak istiyorsak bin 200 metreyi araştırılmalı. Yapı yapılacak noktanın zeminin iyi analiz edilmesi gerekiyor. Yapılar birbirine yakın konumda yapılacaksa zeminin doğal halini kaybetmeden referansa istasyonlarımız olması zorunda. Her binanın zemini nasıl değiştirdiğini izlememiz gerekiyor. Yer altı suyu izlenmeli. Ayrıca her binanın deprem yönetim planı ve ekipmanı olmalı. Yeni kent merkezinde depremin hız değişimlerini ölçecek istasyonların kurulması gerekiyor. Buna ihtiyacımız var. İşbirliği be bilgi paylaşımımız yok. Yapılan hesaplara uygun binaların yükselmesi gerekiyor. Yeni kent merkezinde acaba bu veriler kullanacak mı merak ediyoruz”.

Çalıştayda Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Öğretim Görevlisi Dr. Erhan Tekin, deprem-zemin-yapı ortak davranışı sırasında zemindeki gerilim-deformasyon değişimlerinin araştırılmasında kullanılan numerik analiz uygulamalarındaki yeni gelişmelerle ilgili sunum yaptı. Reftek firmasından Amir Hanna ise, dış ticaret firmalarının yapı davranışı izlemede kullanılan ekipmanlarıyla ilgili tanıtım yaptı. CİHAN

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.