Başörtüsü inanç meselesidir
Saadet Partisi Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'nda gündeme dair konuşan Saadet Partisi Ilgın İlçe Başkanı Avukat Yetkin Özalp, hükümetin başörtüsünü demokratik bir hak olarak lanse etmesinin büyük bir hata olduğunu belirterek, “Başörtüsü bir demokrasi sorunu değil, inanç meselesidir” dedi
Saadet Partisi Genişletilmiş İl Divan Toplantısı yapıldı. Parti binasında gerçekleşen divan toplantısında gündeme dair önemli açıklamalar da bulunuldu. Divan toplantısına Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Şen başta olmak üzere il yönetimi, Saadet Partisi Karatay İlçe Başkanı Ali Genç, Meram İlçe Başkanı Şuayip Koçak, Selçuklu İlçe Başkanı Mustafa Derbentli, ilçe başkanları ve çok sayıda partili katıldı.
MİLLİ GÖRÜŞ'E DÖNÜŞ BAŞLADI
Yoğun katılımdan dolayı partililere teşekkür eden Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Şen, “En yoğun katılımlı, en kaliteli, en heyecanlı divan toplantılarından birini gerçekleştiriyoruz” dedi. Önümüzdeki yerel seçimlerin Türkiye için büyük önem arz ettiğine dikkat çeken Şen, şunları kaydetti: “Bu seçimlerde halkımızın Milli Görüş'ten beklentisi büyüktür. Bu açıdan yoğun bir şekilde çalışmalıyız. Artık halkımız kurtuluşun Saadet'te olduğunun farkına varmıştır. Ahlak ve maneviyatın yerle bir olduğu, dış politikada hüsranın yaşandığı, ekonominin çöktüğü, siyasi politikalar nedeniyle ülkenin tedirgin olduğu bu günlerde vatandaşımız yeniden Milli Görüş'e dönmeye başlamıştır. Bu açıdan bu süreci çok iyi idare ederek seçimlere var gücümüzle çalışmalıyız” dedi.
Parti teşkilatlarına üye kayıtlarını yaptırmaları ve kayıtları Yargıtay'ın sistemine girmeleri uyarısında da bulunan Şen, “Yargıtay'a kayıtlar bildirilmediği takdirde seçime girmemiz tehlike oluşturabilir. Bu bakımdan bütün teşkilatlarımız üye kayıt defterlerini yenilemeli ve kayıtlarını sistemi girmelidir. Bu noktada Yargıtay'ın kararı nettir. Sistemde kayıt gözükmediği takdirde, siyasi parti faaliyetleri yok hükmünde sayılabilir ki bu da yerel seçimlerde sıkıntıya neden olabilir” ifadelerini kullandı.
BAŞÖRTÜSÜ İNANÇ MESELESİDİR
Divan Toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Ilgın İlçe Başkanı Avukat Yetkin Özalp da, hükümetin başörtüsü, terör sorunu ve dershanelerle ilgili politikalarını eleştirdi. Hükümetin başörtüsünü demokratik bir hak olarak lanse etmesinin büyük bir hata olduğunu ifade eden Yetkin Özalp, şöyle konuştu: “Başörtüsü bir demokrasi sorunu değil, inanç meselesidir. Demokratik hak diye bakmak yanlıştır. Başbakan, 'bayan hakimler, emniyet mensupları ve ordu mensupları türban takamaz' diyor. İşte Sayın Başbakan olaya demokratik açıdan yaklaştığı için kimlerin takıp takmayacağını ayırabiliyor. Oysa bu bir inanç meselesidir ve herkes inancının gereği takıp takmamak da özgürdür. Ne yazık ki zihinlere de böyle kazınıyor. Dış güçlerin zihin yönlendirmeleri ile başörtüsü inanç olmaktan çıkarıldı, demokratik hak haline getirildi. Gençler başörtüsünü demokratik gereği takarım, demokratik olarak da herşeyi yaparım anlayışında. Bu yanlıştır ve düzeltilmesi gerekmektedir.”
TÜRKİYE'Yİ İSLAM KARDEŞLİĞİ BİR ARADA TUTAR
Türkiye'yi İslam kardeşliğinin birarada tuttuğunu dile getiren Özalp, Diyarbakır'ın da peygamberler şehri olduğunu kaydetti. Özalp, “Fakat hükümet geçtiğimiz gün terör örgütlerinin liderlerinin toplandığı Diyarbakır'daki hadiseyi tarihi bir gün olarak ifade etmiştir. Erbakan Hoca'nın ifadeleriyle biz kimsenin Kürtçe konuşmasından yazmasından şikayetçi değiliz ancak Kürtçe konuşarak, Kürtçe özgürlük diyerek ülkeyi bölmek, parçalamak istiyorlarsa biz onların karşısındayız. Mesut Yılmaz, 'AB'nin yolu Diyarbakır'dan geçer' demişti. Bugün de iktidar Diyarbakır'a önem veriyor. İlk Kürdistan ifadesiyle Türkiye'yi bölmeye çalışan baba Mustafa Barzanı'nin oğlu Mesut Barzani ile işbirliği yapılıyor. Terör örgütü başı Öcalan ile görüşmeler yapılıyor. Dış mihrakların dayatmaları yerine getiriliyor. Ancak Diyarbakır'a önem veren Hükümet, ülkenin geri kalan bölgesinde, 'Ülke bölünüyor mu' tedirginliği oluşturuyor. Sayın Başbakan, bu tedirginliği giderecek yerde muhalefet partililerini, 'sürece karşı çıkmakla' suçluyor. Başbakan'dan alan BDP ise Müzakere Bakanlığı kurulsun teklifinde bulunuyor. Kiminle müzakere yapacak kürtlerle. Dış güçler tarafından ülkeyi bölmenin bir adımı daha. Bu ülkeyi birleştirecek olan İslam'dır. İslam'ın olmadığı yerde, ne barış ne de huzur olur.”
YANLIŞ EĞİTİM DERSHANELERE YÖNELTTİ
Dershaneler noktadasında da açıklamalarda bulunan Özalp, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugüne kadar uygulanan yanlış eğitimi sistemi dershaneleri bir çözüm kapısı yapmıştır. Sadece üniversiteye hazırlanırken değil, üniversiteden sonra da ihtiyaç halini almıştır. Böyle bir durum ortadayken, hükümet dershaneleri özel okula dönüştürmeye çalışıyor. Zaten çocuğunu zor okutan vatandaş, 20 bin lira verip özel okula gönderecek. Gönderebilir mi? Hayır. Eğer okullarda düzgün eğitim verilse, Kur'an, İslam yeterince öğretilirse, kimse dershaneye, özel okula gitmez. Bugün çok sayıda veli çocuğunu hiç olmazsa namaz kıldırıyorlar diyerek cemaat dershanelerine, yurtlarına gönderiyor. Onun için cemaatler dershanelerden maddi çıkar sağlamaya çalıştı. Maddi çıkar sağladıkları için, Mavi Marmara olayında İsrail'den izin aldınız mı? Diye çıkış yapan, Müslümanlar'ın kanları dökülürken sessiz kalan cemaat iş dershanelere gelince sesini yükseltti. Şunu belirtmek isteriz ki maddi menfaatleri uğruna bu ülkenin geleceğiyle oynayanlardan bu dünyada da ahirette de davacıyız.”





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.