"Başka coğrafyalara da yeten bir Türkiye hedefine ülkemizi taşıyabiliriz"

"Başka coğrafyalara da yeten bir Türkiye hedefine ülkemizi taşıyabiliriz"

PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, “Biz Türk çiftçisi olarak daha çok üretebilir, kendi kendine yeten bir Türkiye yerine ürettikleriyle başka coğrafyalara da yeten bir Türkiye hedefine ülkemizi taşıyabiliriz” dedi

“Toprağı nakış nakış işleyip, meralardaki, ağıllardaki canların peşinden koşturup, bağda bahçede alın teri döküp ürettikleri ile sofralardaki tabakları boş bırakmayan, kendi geçimini sağlamaya gayret ederken, kendi mesuliyetlerini yerine getirip milletinin karnını tok tutmaya çalışanların günü bugün” şeklinde Dünya Çiftçiler Günü mesajına başlayan 25. ve 26. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, yayınladığı mesajla Dünya Çiftçiler Gününü kutladı. 

Başkan Konuk, yayınladığı mesajında şu ifadeleri kullandı; “Bugün bizim günümüz; Dünya Çiftçiler Günü. Ramazan Bayramının ikinci gününe denk gelen bugünü de sabah erkenden kalkıp, can yoldaşlarımızın suyu ile yemi ile ilgilendikten sonra çoğumuz tarlada bahçede, bağda geçireceğiz. Bu özel günde yine elimiz toprakta olacak. Bu özel günde hediyemizi yine topraktan bekleyeceğiz. Yüzümüzü filizlenmeye başlayan tohumlar, tutan, boy atan fideler, yeşeren, çiçeklenen dallar güldürecek. Tarlada, bağda, bahçede, merada, ağılda işler yolunda ise bugün bize bir başka güzel olacak. Günün güzelliğinin sebebi sadece hasada yönelik umutlarımız olmayacak. Ülkemize milletimize karşı mahcup olmamanın, pazarlarda tezgâhları, marketlerde reyonları, mutfaklarda tencereleri, masalarda tabakları, ellerdeki sefer taslarını bir kez daha boş bırakmamanın, toprağın bereketi ile milletimizi buluşturmanın hiçbir şeye değişilmez gururunu yaşayacağız. Bu sene çiftçiler gününü salgının ekonomimize, sosyal hayata, çocuklarımızın eğitimine, ticarete daha büyük zararlar vermemesi, bir an önce salgından kurtulmak için tam kapanma tedbirlerinin olduğu bir dönemde kutluyoruz. Tarım sektörü ve çiftçiler üretim faaliyetlerinin aksamaması için tam kapanmadan muaf tutulan birkaç sektör ve kesimden biri. Çünkü tarladaki iş beklemez. Ekim, dikim zamanı ertelenmez. Ürün çapasız, susuz, gübresiz bırakılmaz. Üretici tarlada olacak ki, salgının sebep olduğu sıkıntıların üstüne bir de kıtlık, yokluk eklenmesin.” 

“EL KAZANI İLE AŞIN KAYNATILAMADIĞI BİR KONJONKTÜRDEN GEÇİYORUZ”

“Pandeminin başladığı 2020 yılına bir önceki yılda ürettiklerimiz ile girmiş, salgının ülkemizde yayılmaya başladığı dönem tarlaya tohumun atıldığı, ekim, dikimin, çapanın yani tarlada işlerin beklemeye tahammülü olmadığı bir zamana denk gelmişti” şeklinde açıklamasını sürdüren Başkan Konuk; “Birçoğumuz gibi biz üreticileri en çok endişelendiren husus salgının tarladaki işleri aksatması idi. Endişemiz sadece geçimimiz için değildi. Endişemizi katmerleyip, kaygı duymamıza neden olan ülkemizin ele güne muhtaç olması tehlikesiydi. Daha biz tohumu atmaya başlarken temel gıda ürünlerine birçok ülkenin getirdiği ihracat kısıtlamalarıydı. Yani bu ülkenin topraklarındaki üretimde bir aksama olursa parasını versek de temel gıda ürünlerini ithal edemeyeceğimiz gerçeğiydi. Şükür, devletimizin aldığı tedbirler, her bir üreticinin duyduğu mesuliyet ve gösterdiği özen ile salgının ilk yılında tarladaki, bağdaki, bahçedeki, ağıldaki, ahırdaki, meradaki üretimimizin aksamasına müsaade etmedik. Salgının tüm sektörleri etkilediği, bütün dünya gibi ülkemizde de işlerin durduğu, hizmet ve mal üretiminin aksadığı bir yılda Türk çiftçisi tarım sektörünü ülkemizde büyüyen 4 sektörden biri yaptı. 2020 Yılını Finans ve bilişim sektörlerinden sonra yüzde 4,8’lik büyüme oranıyla kapatan tarım sektörümüzde bu büyümenin mimarları şüphesiz salgına rağmen köşesine çekilmeyen Türk çiftçisidir. Ne kadar süreceği, ne zaman biteceği henüz belli olmayan salgının gölgesinde başlayan bir üretim yılının daha henüz başlarındayız. Geçtiğimiz yıl, domates, patates, soğan üreticilerinin yaşadığı sıkıntıların ne yine aynı ürünlerde ne de diğer hiçbir üründe yaşanmaması ve Türk çiftçisine yaşatılmaması Türk çiftçisinin hakkı ve gösterdiği gayretin, özenin ve sıkıntılı dönemde ispatladığı mesuliyet bilincinin karşılığıdır. Pandemi döneminde Türk çiftçisi ödevini yaptı, ülkemiz ve tüm ülkeler de ders çıkardı; küresel dünyada salgın ve salgının sebep olduğu sıkıntılar her yerden her yere bulaşır, çare ise kendi ürettiklerinle sınırlıdır. El kazanı ile aşın kaynatılamadığı bir konjonktürden geçiyoruz.  Bize dönüp bakıldığında gocunmuyor, bilakis umutlanıyoruz. Çünkü tarımın her gündeme gelişini tarlanın durumu ve sorunlarının gündeme gelmesi, yaptığımız mesleğin, toplumsal hayatta üstlendiğimiz rol ve ürettiklerimiz ile sektörümüzün taşıdığı önemin farkına varılması, daha çok üretebileceğimiz bir ortamın oluşturulabilmesi için fırsat olarak görüyoruz. Biz Türk çiftçisi olarak daha çok üretebilir, kendi kendine yeten bir Türkiye yerine ürettikleriyle başka coğrafyalara da yeten bir Türkiye hedefine ülkemizi taşıyabiliriz. Bir şartla, Türk çiftçisini yoran yüklerin sırtımızdan alınması şartıyla. Tarlanın, bağın, bahçenin, ahırın, ağılın, meranın yormadığı bedenleri güçsüz düşüren kafa yorgunluklarına çare üreterek. Türk çiftçisinin enerjisini tüketen, girdi maliyetleri ile ürün fiyatları arasında açılan makasın bir ucunun açtığı delikleri tıkayarak. Delik daha da büyürse yama da tutmayacağını hatırdan çıkarmayarak” dedi.  

HABER MERKEZİ 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.