'Bağımlılıktan kurtulmak eğitimden geçer'

'Bağımlılıktan kurtulmak eğitimden geçer'
Konya’da Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER), Bağımlılıkla Mücadele konulu 12. İl Eğitim Paneli düzenledi. Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, “Bağımlılıklardan insanları kurtarabilmemiz için eğitimi güzelleştirmemiz gerekiyor” dedi

Kötü alışkanlıkların ve bu alışkanlara bağımlılığın insan fıtratına zarar verildiği üzerine konuşulan panelde, Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, Yeşilay Derneği Konya Şube Başkanı Prof. Dr. Yağmur Küçükbezirci ve Din Hizmetleri Uzmanı Oğuzhan Kara konuştu. Bağımlılıklardan kurtulmanın pek kolay olmadığını ifade eden konuşmacılar, insanları bağımlılıktan kurtarmanın önünde bağımlılıklardan korumak gerektiğini ve herkesin yakınlarına sahip çıkması gerektiğini belirtti.

Özellikle uyuşturucu bağımlılığı üzerinde duran konuşmacılar, uyuşturucu bağımlılığına düşen bir insanın zor kurtulacağını da söyledi. Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) Konya Şube Başkanı, Esnaf ve Sanatkârlar Odası (ESDER) Konya Şube Başkanı Latif Işık katıldı ve panelin moderatörlüğünü Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) Konya Şube Başkan Yardımcısı Bekir Tekkaymaz yaptı. Panelin açılışında konuşma yapan ÖĞDER Konya Şube Başkanı Yavuz Aydın, “ÖĞDER zaman zaman programlar yapar. Programlarımız eğitimle alakalıdır; toplumumuzun manevi hastalıklarına reçete olması adına insanları bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Uyuşturucu bağımlılığının yanı sıra son günlerde gündemde olan Epstein pisliğini de görüyoruz. Bu iğrenç insanların dur durak bilmez bir hâli var. Bizim toplumumuzda da bir hastalık var: Batıcılık hastalığı. Toplumumuzdaki insanlar Batı’ya aşıktır; bu normal bir durum değildir. Yalnızca toplum değil, idareciler de her konuda Batı’ya yöneliyor. Eğitimi, ekonomiyi, tarımı, yani her şeyi Batı’ya göre ayarlamış durumdalar. Bu yönlendirme büyük bir uçurumdur ve Batıcılığın sonucu çok kötü bir noktaya gitmektedir. Kim olursa olsun, Batı’ya yönelmişse şunu hatırlatmamız gerekir: Bizim dalalete düşen Yahudi ve Hıristiyanlara benzememek gerekiyor. Biz Millî Görüşçülerin eğitimdeki planları, kendi İslami planlarımız olacaktır” dedi.

‘UYUŞTURUCU İNSANIN BEYNİNİ TAMAMEN ELE GEÇİRİYOR’

Ne bağımlısı olursa olsun bütün bağımlı insanlara sahip çıkılması gerektiğini dile getiren Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, kişinin dili, dini, ırkı ve mezhebi ne olursa olsun bağımlı insanlara destek elinin uzatılması ve bağımlı olmayan insanları da bağımlılıktan korunması gerektiğini ifade etti. İnsanları bağımlılıktan kurtarmanın ve korumanın en olanaklı yolunun eğitimden geçtiğini vurgulayan Mehmet Demirel, “Bağımlılıklar insanların yaşam hayatına ve sonrasında topluma kadar yansıyor. Oyun bağımlısı gençler gerçeklik algılarını yitirip oyuna bağımlı hale gelmiş durumda ve bu gençler çalışmayıp 'ev genci' oluyor. Oyun bağımlılığı gençleri ev genci olmaya itiyor. Öyle bağımlılıklar var ki tek kullanımla bağımlı eder insanı ve kullanmadığı zaman acayip bir kriz geçirir. Bu bağımlılıkların en iğrenci de uyuşturucu bağımlılığıdır. Uyuşturucu bağımlısı birisi öz annesini dahi öldürebilecek duruma geliyor ve daha sonra kendine gelince 'Annem nerede?' diye soruyor. Bu uyuşturucu bağımlılığı öylesine iğrenç bir bağımlılık ki insanın beynini tamamen ele geçiriyor” diye konuştu.

img-9695.jpg

‘GERİ BIRAKMASI İMKANSIZDIR SAKIN BAŞLAMAYIN’

Bazı bağımlıların kurtulmasının mümkün olmadığını söyleyen Demirel, sözlerini şu cümlelerle noktaladı: “Bazı bağımlılar öyle bir hal alıyor ki özellikle uyuşturucu bağımlıları. Bu kişiler hiçbir şekilde bağımlılıklarından kurtulabilmesi mümkün değildir. Öyle iğrenç bir şey ki zihni, beyni, aklı, her şeyi ele geçiriyor. Normal şartlarda bir insanın vücudunun maddeden arınması, vücudun temizlenmesi 21 gündür. Ancak bu uyuşturucunun psikolojik boyutu var. Psikolojik boyutu çok sıkıntıdır. Allah nasip etti, İtalya'da uyuşturucu bağımlılığına tedavi merkezi gördük ve beğendik. 115 tane kişiyi alabiliyorlar tedavi için. Çok güzel bir tedavi merkezi yapmışlar. Ancak bu tedavi merkezine kabul edilmeden önce 3 ay bağımlı kişiyle sohbet ediyorlar. 3 aydan sonra kişinin bundan kurtulmak istediğini anladığında tedavi merkezine kabul ediyor. 25 tane iş kolunda atölye kurmuşlar. İş kollarında kişileri işlerle uğraştırıyorlar. Çalıştırıyorlar; kimi at çiftliğinde, kimi marangoz şeklinde çalışıyor ve 4 yıl boyunca orada kalıyorlar. 4 yıl sürüyor tedavi süreçleri. Oradaki görevliye ‘Burada yüzlerce, binlerce insan elinizden geçti. 4 senenin sonunda bu insanları merak edip araştırıyor musunuz?’ diye sordum. 4 yıl kullanmamışlar ama buradan çıkınca tekrar başlayanları bana bildirdi. Yüzde 32'si bu bağımlılıktan kurtulmuş geri kalanı 4 yılın sonunda tekrar başlamışlar. Böylesine iğrenç bir şey ki 4 yıl hiç kullanılmamasına rağmen 4 yılın sonunda tekrar başlayabiliyorlar. Geri bırakması imkansızdır sakın başlamayın”

‘SANAL KUMAR BİR BATAKLIK VE HÜSRANLIKTIR’

Bağımlılığın sadece uyuşturucu bağımlılığı ile kısıtlandırılmaması gerektiğini ve birden fazla başlıklar altında incelenmesi gereken bir konu olduğuna vurgu yapan Yeşilay Derneği Konya Şube Başkanı Prof. Dr. Yağmur Küçükbezirci, özellikle son zamanlarda sanal kumar bağımlılığının arttığını belirtti. Son zamanlarda sanal kumar bağımlılığının hiç olmadığı kadar artış göstermesinin toplum için çok riskli olduğunun altını çizen Yağmur Küçükbezirci, “Bizim işimiz gençlerle, gençlerle devamlı oturup kalkıyoruz. Gençlerin çoğu en az 10 saat internet oyunu oynadıklarını söylüyorlar. Çok acı verici bir rakamdır. Oyun bağımlılığı arttıkça kişi gerçeklik algısını yitiriyor, algıları karışıyor. İnsanları kendi özünden kopardılar. Oyunlar çok tehlikelidir. Elbette gençler, çocuklar oyun oynayacak ama güzel şeyler oynasınlar. Ancak oyunlar ya çocukları zinaya götürüyor ya da insanları suça sürüklüyor. Özellikle gençlerin zihnini bulandırıyorlar. Daha birçok bağımlılık var; mesela ‘lüks hayat özentisi" diye bir kavram var. Sanal kumarın artmasının sebebi de sosyal medyadır. Kişi sosyal medyada görüyor lüks hayatı özeniyor ve kolay para kazanmak için sanal kumara başvuruyor. Öğrencilerim kolay yoldan zengin olup hayatımı lüks yaşayacağım dedikleri zaman ruhum daralıyor. Sanal kumarın son zamanlarda yükselmesinin sebeplerinden birinin bu olduğu gibi, bir diğeri de sanal kumarın 7/24 açık olması. Bu şekilde gençlerin kumara daha kolay ulaşmasını sağlıyor. Sanal kumar bir bataklık ve hüsranlıktır” dedi.

‘GENÇLERİMİZİN ZİHNİNİ BULANDIRAN DEĞİL, UFUK AÇAN YAPIMLARA İHTİYACIMIZ VAR’

Bunların haricinde teknoloji bağımlılığına da dikkat çeken Din Hizmetleri Uzmanı Oğuzhan Kara, teknolojinin özü itibariyle iyi ve güzel bir araç olduğunu ancak insanların onu farklı şekilde kullanmasından ötürü bağımlılığa neden olduğunu ifade etti. Teknolojinin Allah’ın insanoğluna sunduğu büyük bir nimet olduğundan bahseden Oğuzhan Kara, “Teknoloji bir nimettir. Bu nimetin de Allah rızası için, hak ve hakikat yolunda kullanılması gerek. ortaya koyduğunuz güç ve donanım sayesinde düşmanlar ve kötü niyetli odaklar sizden çekinir hale gelir. Bilimde, sanayide ve dijital dünyada güçlü olmak, bir toplumun istiklalini koruması adına elindeki en büyük kozdur. Bizler asla diziye, filme ya da gelişen teknolojiye karşı değiliz. Sanatın ve teknolojinin imkânlarını reddetmiyoruz. Ancak burada esas mesele içeriktir; bizler ancak bilinçli, insanları iyiye, doğruya ve ahlaka yönlendiren dizi ve filmlere destek veririz. Gençlerimizin zihnini bulandıran değil, onlara ufuk açan yapımlara ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

‘TEKNOLOJİNİN BİZİ KARANLIĞA DEĞİL, AYDINLIK GELECEĞE TAŞIMASI LAZIM’

Teknolojiyi sadece tüketmek için değil, olumlu yönde ve fayda odaklı bir şekilde insan hayatına entegre edilmesi gerektiğinin altını çizen Kara, teknolojinin yapıcı gayelerle kullanılmaması durumunda bilgi öğrenilemeyeceğini, dünyadaki gelişmeleri doğru okunamayacağını ve bilincin elden kaçırılacağını belirtti. Bilgiye ulaşmanın kolay olduğu bir dönemde teknolojiyi zaman öldürmek için kullanılmasının mantıklı olmadığını söyleyen Kara, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bugün bilgiye ulaşmak bir tık uzağımızdayken, bu hızı sadece vakit öldürmek için kullanmak büyük bir kayıptır. Bu bağlamda teknolojiyi; kendimizi geliştirmek, değerlerimizi yaymak ve toplumsal bir farkındalık oluşturmak için bir kaldıraç olarak görmeliyiz. Zaman, geri döndürülemeyen en kıymetli sermayemizdir. Bu yüzden teknolojiyi boş işler, beyhude tartışmalar ve nefsi körleten gereksiz şeyler için kullanmayalım. Elimizdeki bu devasa gücü, hem dünyamızı imar etmek hem de nesillerimizi daha bilgili bir geleceğe hazırlamak adına seferber etmeliyiz. Unutmayalım ki teknoloji, onu yöneten aklın ve kalbin aynasıdır. Teknolojinin bizi karanlığa değil, aydınlık geleceğe taşıması lazım."

Kaynak:Ali Kaan Kurşun

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum