Babalara şefkat çağrısı

Babalara şefkat çağrısı
Şefkat-Der Kadın Sığınma Evi sakinleri, toplumun yaşadığı en büyük sorunlardan biri olan aile içi şiddeti önlemek için Babacığım ne olur annemi öldürme kampanyası başlattı


Türkiye’de son yıllarda aile içi şiddet olaylarının büyük artış gösterdiğine işaret eden Şefkat-Der Başkanı Hayrettin Bulan, özellikle kadınların ölümüyle sonuçlanan cinnet olaylarının toplumun kanayan yarası haline geldiğini bildirdi. Şefkat-Der Kadın Sığınma Evi’nde yaptığı açıklamada, ülke genelinde birçok kadının şiddet ve baskıya maruz kaldığını ifade eden Hayrettin Bulan, bu durumun en çok çocuklar üzerinde etkili olduğunu dile getirdi.
“BABACIĞIM NE OLUR ANNEMİ ÖLDÜRME”
Aile içi tartışmalar sonucu meydana gelen ölümlerin, terör olaylarında meydana gelen ölümlerden fazla olduğunu vurgulayan Bulan, aile içi şiddet ve kadınların gördükleri işkencelerin son bulması için devletin verdiği çeşitli destek ve teşviklerin yanında Şefkat-Der olarak “Babacığım ne olur annemi öldürme” kampanyası başlattıklarını söyledi. Adli ve idari önlemlerin aile içi şiddetin önlenmesinden yeterli olmadığını ve önemli olanın aile fertlerinin mantıklı düşünerek, doğru kararlar verebilmesi olduğunu bildiren Şefkat-Der Başkanı Bulan, “Çocuklarımızın dilinden ‘Babacığım ne olur annemi öldürme’ kampanyası başlatarak, olaya daha duygusal yaklaşmaya çalıştık. Amacımız, anne ve babaların aile içerisinde daha dikkatli ve daha olumlu davranmalarını sağlamaktır. Çünkü, çözülen bir aile yapısına bakıldığında boşanmaların ardından çocuklar ortada kalıyor. Hatta öyle ki, bazen boşanmanın da ötesinde boşanan çiftler bununla yetinmiyor. Genellikle baba, anneyi öldürüyor. Anne mezara, baba hapishaneye gidiyor. Çocuk ise orta yerde kalıyor. Psikolojik olarak da tamamen çökmüş olan çocuk toplum için faydalı bir birey olarak yetişemiyor” diye konuştu.
Bu tip olayların artık son bulmasını istediklerini vurgulayan Hayrettin Bulan, “Lütfen çocuklarımızı düşünelim” dedi.
EŞLERİNDEN BOŞANAN KADINLAR TEDİRGİN
Yaklaşık olarak 12 yıl önce Şefkat-Der ile tanıştığını bildiren kadın sığınma evi sakini, eski eşinin halen kendisini aramakta olduğunu ve daha önce de 7 yerinden kurşunlandığını söyledi. 2 tane çocuğu olduğunu ve 12 yıldan bu yana hiç görmediğini bildiren anne, “Benim ölüm fermanım verildi. Gördükleri yerde beni vuracaklar. Nedeni ise sadece koskoca bir hiç. Aşırı kıskançlıktan öteye gitmeyen bahaneler yüzünden bu hale geldik. Bizim başımıza gelenlerin başkalarının başına da gelmesini istemiyorum. Aynı sorunların yaşanmaması için aile bireylerine çağrım, çocuklarının geleceği için birbirilerine karşı daha şefkatli ve duyarlı olmalarıdır” dedi.
Bir çocuk için annesinin babası tarafından öldürülmesinin en büyük felaket olduğunu ifade eden diğer sığınma evi sakini ise, “Çocuklar küçüklüklerinde yaşadıkları sorunlara belli bir yaştan sonra daha çok eğiliyor. Sonra büyüklerinden yaşananların hesabını soruyor. Benim 3 tane çocuğum var ve ne ben çocuklarımı tanıyorum ne de çocuklarım beni tanıyor. Babaları tarafından başka ailelere evlatlık olarak verildiklerini duydum. Bu benim için çok büyük bir acı. Bir annenin evlatlarından ayrı kalması, onlardan haber alamaması, yaşadığını bildiği halde kendi evladını tanımıyor olması kadar kötü bir şey yoktur” diyerek yaşadığı sıkıntıları dile getirdi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum