'Arzuhal'miz kalmadı!

'Arzuhal'miz kalmadı!

Eskiden okuma yazma bilmeyenlerin, askerdeki eşine, gurbetteki anasına mektup yazdırmak isteyenlerin, umudu olan arzuhalciler şimdilerde kendilerinin hallerini yazacak birilerini arıyor

Geçimlerinin daktilo başında dilekçe yazarak kazanan Arzuhalciler en zor günlerini yaşıyor. Bir zamanlar ayaküstü hizmet veren hukuk büroları gibilerdi.  Bir daktilo, bir kırık masa ve sandalye ile hizmet verirlerdi. Bilgisayarların hayatımıza girmesiyle birlikte arzuhalciler için zor günler başladı. Teknolojinin baş döndüren bir hızla gelişmesi yüzünden arzuhalcilik mesleği son günlerini yaşıyor. Merkez PTT arkasında ki‘Arzuhalciler Pasajı’nda bir zamanlar 17 işyeri olduğunu söyleyen Arzuhalci Ali Aydoğan (72), her geçen gün sayıların azalması ile sadece 6 kişi kaldıklarını söyledi. Arzuhalcilik mesleğinin maziyi mumla aradığını dile getiren Saçlı, eski günleri çok özlediğini söylüyor. Arzuhalcilik mesleğinin Osmanlı döneminde büyük rağbet gördüğünü de dile getiren Ali Aydoğan, “O dönemlerde okuma yazma oranı çok düşük olduğundan her türlü yazışmalar için arzuhalciler büyük rağbet görüyordu. Bizim bazı kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre Osmanlı döneminde bu işin çok ciddiye alındığı yazıyordu. Kesinlikle kanun ve usul bilmeyenlere arzuhalcilik yapma yetkisi verilmezmiş” diye anlatıyor.

HATA YAPAN SÜRGÜNE GİDERDİ

Resmi evrakların incelenmesinde usule aykırı dilekçe yazan, dilekçe yazanı kandıran, edep sınırlarını aşan bir lisanla mektup yazan ve gelen mektupları okuyan arzuhalcilerin eskiden çok ağır cezalara çarptırıldığına da değinen Ali Aydoğan , “Arzuhalciler sadece resmi yazışmalar yapmazdı. Arzuhalciler okuryazar olmayan insanların birbirine yazmak istediği kişisel mektupları yazar, gelen mektupları da okurdu. Öyle ki eskiden askerdeki eşine mektup yazmak isteyen, gurbetteki anasına mektup yazmak isteyen, gelen mektuplarını okutmak isteyen bize gelirdi. Bunun içindir ki Arzuhalciler mutlaka sır tutmayı bilen dedikodu yapmayan, edindiği özel bilgileri kötüye kullanmayan karakterde insanlardan seçilirdi. Görevini yerine getirirken hata yapan Arzuhalciler o tarihlerde kalebent olarak bilinen Magosa ve Midilli Kalelerine sürgüne gönderilirmiş. Daha basit hatalara yol açanlar ile hapis edilmemiş ancak ellerinden arzuhalcilik ruhsatı alınarak başka şehirlere sürgün edilmişlerdir” diye konuşuyor.

KONYA'DA 6 ARZUHALCİ KALDI

Konya’da belediye önlerinde, adliye önünde veya çeşitli yerlerde mesleklerini zor şartlar altında devam ettiren Arzuhalciler olduğunu da söyleyen Ali Aydoğan , “Ben 75 yaşındayım 50 yıldır bu işi yapıyorum. Bu meslekten emekli oldum. PTT arkasındaki iş yerlerini 17 arkadaş bir araya geldik kiraladık. Eskiden işimiz iyi idi. Kiramızı veriyor, vergimizi ödüyor ayrıca evimizin ihtiyaçlarını karşılıyorduk. Şimdi ise emekli maaşımız olmasa iş yerimizin kirasını bile veremeyeceğiz. 17 iş yerinden sadece 6 tane kaldı. Bizde ne kadar dayanırız bilmiyorum. Bu günlerde resmi yazışmalar artık eskisi gibi yapılmıyor. Genelde basit dilekçe, Mehir senedi, kira sözleşmesi gibi yazı yazdırmak isteyenler geliyor. Onlardan kazandığımız ise çok fazla değil. Dilekçe yazmanın yanı sıra, bazı arkadaşlarımız vatandaşın yerine onların resmi dairelerdeki bayındırlık, tapu, evlenme gibi işlerini de takip ediyor” diyerek meslek yaşantılarının zorluklarını dile getirdi.

HALİD ŞEN merhabahaber.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.