Anayasada halkın inancı olmalı

Anayasada halkın inancı olmalı

Başörtüsüne Özgürlük sloganıyla yola çıkan İnanç Özgürlükleri Platformu 197. Hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi

‘Başörtüsüne Özgürlük’ sloganıyla yola çıkan İnanç Özgürlükleri Platformu 197. Hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi. Kayalıpark’ta gerçekleşen açıklamayı platform adına Ersoy Kağnıcıoğlu yaptı.  Seçim döneminde dini değerlerin seçim malzemesi haline getirildiğini ve bu konuda uyarılarda bulunduklarını anlatan Ersoy Kağnıcıoğlu, seçimin bitmesine rağmen aynı durumun devam ettiğini söyledi.

“KİŞİ İNANCINA GÖRE YEMİN ETMELİDİR”

Kağnıcıoğlu, milletvekillerin yemin tartışmalarına değinerek kişinin inancıyla zorunlu ideoloji arasında mahkum edildiğini kaydetti. Kağnıcıoğlu, “Bir milletvekili, inançlarıyla kanunla sınırlandırılmış ideoloji arasında çatışmanın var olduğunu belirttikten sonra, zorunlu ideolojiye uygun yemin edeceğini sonra da kendisini yaratan Allah’tan özür dileyeceğini beyan etmiş. Bir parçalanmışlık durumudur. Gönüldeki inançla, zorunlu ideoloji arasında bölünmüşlük yaşanıyor. Ülkenin bölünmesinden endişe edenler, insanoğlu için en büyük ülke olan kalbin bölünmüşlüğünden rahatsızlık duymuyorlar. Kişi inancıyla zorunlu ideoloji arasında bir git-gele mahkûm bırakılıyor. Kişinin inandığı değerler ayrı, üzerine yemin ettiği değerler apayrı. Önce yemin edecek sonra özür dileyecek. Hayatı yemin ve özür arasında bir karmaşada bir koşuşturmada geçip duracak. Bu örneklik, halkların inançlarına uygun olmayan tüm yönetim biçimlerinde ve onların zorunlu ideolojilerinin gereği olan tüm anayasalarda bu şekilde ortaya çıkmaktadır” dedi.

“ANAYASA HALKIN İNANCIYLA BAĞDAŞMALI”

“Halkların inançlarıyla yönetildikleri anayasalar bir paralellik arzetmiyor ve aynı değerlere dayanmıyorsa, toplumsal bir bölünmüşlük her zaman var olacak, devletle millet birbirine soğuk bakacaktır” diyen Kağnıcıoğlu, yeni anayasayla ilgili şunları kaydetti: “Bu anayasa metninin, milletin inançlarıyla aynı kaynaktan alınması, milletin inanç değerlerine uygun olması bir zorunluluktur. Halklarının inanç değerlerine uygun olmayan devlet organizasyonu ve onun üzerine inşa edildiği anayasa, baskıcı ve zorba bir devlet ve anayasası olacaktır. Yasalara uysalar Allah’tan, Allah’a uysalar yasalardan özür dilemek zorunda kalacaklar, bırakılacaklardır. Yeni anayasa, Müslüman halkımızın inanç değerlerine uygun bir şekilde çıkartılmalı, bu inanç değerlerine muhalefet eden hiçbir madde bulunmamalarıdır. Müslüman halkların hak ve özgürlüklerini teminat altına alan bir nitelik taşımalıdır. Bu anayasa eskisinin bir tamirinden ibaret kalacaksa, halkların vicdanında yine kabul görmeyecek, insanlar inançlarıyla yasalar arasında sıkışıp kalacaktır.”

Kağnıcıoğlu, Elazığ İhya-Der yönetici ve üyelerinden 19 kişiye verilen 150 yıl hapis cezasının, Yargıtay tarafından onanmasına da tepki gösterdi. Tutuklananların İslami sohbetlere gittiği, kutlu doğum haftalarına katıldığı ve İslami hassasiyetlerin korunmasına yönelik faaliyetlerde bulundukları iddiasıyla yargılandığını aktaran Kağnıcıoğlu, “Bu durum İslami yaşam biçimine yönelik rahatsızlıkların bulunduğunu ve bunlar üzerinde bir baskının devam ettiğini göstermektedir. Bu tür zulümlerin sona ermesi için Müslüman halkımızı daha duyarlı olmaya ve hassasiyet içerisinde bulunmaya davet ediyoruz. Kardeşlik hukukumuz, kardeşlerimizin desteklenmesini ve bu zulmün kaldırılması için mücadeleyi gerekli kılar” dedi.

Açıklamanın ardından platform üyeleri zulümlerin sona erip tevhid ve adalet eksenli bir dünyada sulh ve emniyet içerisinde yaşama umudu ile 198. Hafta’da aynı yer ve saatte buluşmak üzere sessizce dağıldı.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.