Ahırlı'da kışlık hazırlığı sürüyor

Ahırlı'da kışlık hazırlığı sürüyor

Ahırlı'da kışlık yiyecek hazırlama geleneği devam ettiriliyor. Kışlık bulgur ve kömbe yapımı; kayısı, taze fasulye, patlıcan, domates kurutma adeti pandemiye rağmen sürdürülüyor

4 bin 545 nüfuslu, Konya'nın şirin ilçesi Ahırlı'da korona virüs salgını ve endişesine rağmen, kışlık yiyecek hazırlığı başladı. Ahırlı'nın yüzde 80'inde kazanlar kuruldu, bulgurlar kaynatıldı. Domatesler, patlıcanlar, kayısılar yarıldı, güneşte kurutulmaya bırakıldı. Ahırlı'da ilk kez sosyal mesafeli kışlık yiyecek ve ürün hazırlığı yapıldı. Korona virüs endişesinden dolayı ilçede kışlık hazırlıkları da geçmiş yıllara oranla çok daha erken başladı.

İLÇENİN YÜZDE 80'İNDE BULGUR EVLERDE YAPILIR

İlçede kışlık bulgur mesaisinin başladığını dile getiren Abdullah Güzel, Konya'daki düğünlerde yapılan meşhur düğün pilavının ev yapımı bulgurlardan yapılınca çok daha lezzetli olduğunu ifade etti. Ahırlı halkının yüzde 80'inin kendi bulgurunu kendisi yaptığını söyleyen Güzel, “İlçemizde eski bir bulgur değirmeni var. Bu değirmen, yıllardır çalışır. Taş değirmen ve eski usül. Burada bulgurunu öğütme durumu olamayanlar Bozkır'a da gider. Bu yıl salgından dolayı çalışmalar erken başladı, erken biter. Buğday harmanı henüz kalkmadı. Biz, geçen yılın ürününden yaptık. Ahırlı'nın tamamına yakını kendi bulgurunu evinde kaynatır. Babaannem 90 yaşında. Ben de 38 yaşındayım. Çok küçükken bile bu gelenek vardı, bugün hala da devam ettiriliyor. Bizim aile geniş. Genelde vatandaş 2-3 kese bulgur kaynatır. Eğer kese iyi dolarsa bir kese 50 kiloyu bulur. Bulgur ilçede kışın dayanmaz, kış sonuna doğru biter. Tüketimi fazla olur. Bizim bir de çobanımız var. Biz ne yersek onlar da bizim yediğimizden yer. Nüfus fazla olunca, bulguru da fazla yapıyoruz” dedi.

BUĞDAYIN KISIK ATEŞTE PİŞİRİLMESİ GEREKİR

İlçede kış hazırlığı için ateşlerin yakıldığını, suların da kaynatıldığını söyleyen Güzel, şunları kaydetti: “Önce bulgurluk buğday yıkanır, sonra yıkanan buğdaylar suyun içine atılır. Buğdayın pişme derecesi ve kıvamı ancak tadına bakılarak anlaşılır. Buğdayın kısık ateşte pişmesi gerekir, yoksa altını tutabilir. Ortala 1 saatte pişer. Buğdayı sürekli karıştırmaya gerek yok. Arada bir kürekle karıştırılırsa yeterli olur. O da altı yanmasın diye. Kaynatılan bulgurlar daha sonra kurutulur ve değirmene gider. Kuruduktan sonra, değirmende işlenmesi de uzun sürmez. En fazla yarım saatte öğütülmesi yapılır.”

DAHA MENENGİÇ DE TOPLANACAK

“Bulgurluk buğdayın dışında ilçemizde kış için daha birçok ürün yapılır” diyen Abdullah Güzel, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kayısı kurutulur. Taze fasulyeyi isteyen dilimler kurutur. Patlıcan, domates de kurutulur. Kışa hazırlanır. Bunların hepsi güneşte kurutulur. Kimi de domatesi, patlıcanı ve taze fasulyeyi pişirerek, dondurucuya bırakabilir. O kişinin damak lezzeti ve tercihine kalmış. Ayrıca dolma biber, bamya da kurutulur. Bir de menengiç var ama onun süresi daha gelmedi. Menengiç de toplanır. Kışlık hazırlığın içine girer. Menengiç, genellikle Ağustos veya Eylül ayına doğru toplanır. Dağda olur. Biz, menengiçin kahvesini yapmıyoruz, yiyoruz. O da kurutuluyor. Gayette lezzetli oluyor. Doğal olur ve dağda kendisi yetişir. Bir de Antep fıstığı olabilir. Antep fıstığı Ahırlı'nın dağlarında tutuyor, aşılama yapılırsa, sorun olmuyor. Kışlık sobalar kuruldu mu kömbe de yaparız. Kömbe çok lezzetli olur. Un tarhanasını da kendimiz evlerde yapıyoruz.”

YENİ NESİL ZAHMET ALTINA GİRMEK İSTEMİYOR

Doğal beslenmenin önemine vurgu yapan ve yeni neslin gelenekleri devam ettirme konusunda yeterince hassas olmadığını kaydeden Abdullah Güzel, “Babannem, 90 yaşında. Yeni nesil, çoğu ürünü zahmete girmektense, marketten almayı tercih ediyor. Ahırlı'daki evlerin yüzde 80'inde doğal ürünler vardır. Önceden doğal ürün çok daha fazlaydı. Herkesin ineği de vardı. Çoğu vatandaş kendi tereyağını, peynirini de yapardı. Babannem 90 yaşında, şeker hastalığı var. O da 3-4 yıl önce çıktı. İyi ve doğal beslendiği için şeker hastalığına rağmen kendisi çok sağlıklı. Tavuklarla ilgileniyor. Sabah erken kalkar, tavukları salar, akşam tavukları kümese kapatır. Gün içinde hiç boş durmaz. Kimseye muhtaç da değil. Bulgurun başına iner, kendi yemeğini kendi yapar. Eski insanlar çok zorluk görmüş, bu işler onlara çok kolay geliyor. Eskiden şebeke muslukları yokmuş, çok uzaklardan su getirirmiş sırtında. 90'larda şebeke çekildi, Ahırlı'ya. O yüzden şimdi hem kışlık ürün hazırlama hem de gelenekleri devam ettirme konusunda ileri yaşına rağmen zorluk çekmiyor ama yeni nesil öyle değil” şeklinde konuştu.

MESUT TURAN

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.