Acılardan yetkililer sorumlu
Yayınlanma:
Konya Yapı denetim Kuruluşları Eğitim ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Yaşar Pişkince, depremde yaşanan acılardan gerekli denetimi yapmayan ilgili daireler ve bürokrasi olduğunu söyledi
Van’da yaşanan depremin ardından basın toplantısı düzenleyen Konya Yapı denetim Kuruluşları Eğitim ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Yaşar Pişkince, gerekli önlemlerin bugünden alınmadığı takdirde gelecekte Van’da yaşanan acılara benzer acıların yaşanabileceğine dikkat çekti. “Artık yeter” diyen Yaşar Pişkince, hukuk devleti olan Türkiye’de yasal ölçütlerde ve önlemde çok büyük hatalar yapan ilgili daireler ve bürokrasi tüm yaşanını yitiren insanlarımızın ölümünden sorumlu olduklarını ve bunun vebalini hiçbir zaman ödeyemeyeceklerini söyledi.
Pişkince, “Yaşanan her doğal afetin ardından ilgili dairelerin yetersiz denetim yaptığı, yetkisiz ve meslek harici yüklenicilerin yasal olarak kolayca iş yaptığını ortaya koymaktadır. Üniversiteden mezun olan her inşaat mühendisi sermaye gerektirmemesi nedeniyle hemen proje ofisi açıp projeciliğe başlamaktadır. Konusunda uzmanlaşmamış ve yetkinliği kanıtlanmamış mühendislerin ürettiği projeler imalat aşamasında ve iskan başvurularında pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir. Bunun yanında maddi kayıp ise apayrı boyuttadır. Gelişmiş ülkeler yasal düzenlemeleri, mühendis ve büro tescillerini doğru yaptıkları için bu sorunları yaşamamaktadır” dedi.
Yapılarda gerekli önlemlerin alınması için çeşitli tavsiyelerde bulunan Yaşar Pişkince, şunları kaydetti: “İnsan yaşamı ile yakından ilgili ve çok önemli olan İnşaat mühendisi yetiştiren üniversiteler gözden geçirilmeli, akredite olması sağlanmalı, konusunda uzmanlaşmış ileri teknolojiye sahip üniversitelerle birlikte koordineli çalışması sağlanmalıdır. İnşaat Mühendisleri Odası ve şubeleri yerine merkeziyetçilikten uzak araştırma ve geliştirme yapabilen, kendi meclisi olan İnşaat Mühendisleri İl Odalarına yapısal zemin oluşturmak için bir an önce yasal düzenleme yapılmalıdır. İl odaları, üyesinin proje üretimi dahil tüm çalışmaları için tasnif yapmalı, sicillerini tutmalı, bunun için de bütçe ayırmalıdır. Genel merkezin izni olmadan bir iğne bile alamayan şubelerin meslektaşlarım denetlemesi imkansızdır. Ülkemizde kimlerin inşaat yapabileceğine dair yasal boşluk vardır. Yıllarca bu konu çeşitli platformlarda kimi kuruluş ve kişilerce dile getirilmesine karşın hiçbir tedbir alınmamıştır. Yüklenici ya teknik eleman olmalı ya da riski yüklenmesi için bir şirkette çalışan değil ortağı olmalıdır. Bütün yükleniciler Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine kayıt olmalı, burada sicilleri tutulmalıdır. Bir yüklenicinin herhangi bir ilde veya ilçede sorunlu bir işi varsa veya tescili bozuk ise bu sorunu çözmeden başka bir yapı ruhsatı veren idareden adeta ödüllendirilir gibi iş alamamalıdır. Evrak üstünde var görünen fakat şantiye alanında çoğunlukla bulunmayan şantiye şeflerinin de oto kontrol altına alınması, şantiyede zorunlu hizmetinin sağlanması önemlidir. Depremlerde en çok hasar gören veya göçen binalar resmi kurumlarca üretilen binalardır. Yürürlükte olan bir yasa ile belediyeler şirket kurup fırıncılıktan inşaata kadar her işi yapabilmektedir. Vergi kaybına da neden olan ve haksız rekabet nedeniyle huzursuzluğa sebep olan bu uygulamadan bir an önce vazgeçmelidir. Rekabet kurulu Çevre ve Şehircilik Bakanlığının tespit ettiği asgari ücretin uygulamada yer alıp almadığını, indirim yapan kuruluşlara yaptırım uygulanmasını temin etmelidir.” TOKİ’nin yaptığı kamu binaları da yapı denetimine alınmalıdır” değerlendirmesinde bulunan Pişkince, TOKİ’nin yap-sat için lüks yapılarda kullandığı finansı depreme dayanıksız binaların güçlendirilmesinde kullanmasının can kayıplarını minimize etmesi açısından daha uygun olacağını dile getirdi.
Yapı denetim firmalarının da denetlenmesi gerektiğini ifade eden Pişkince, yasal sorumlulukları yerine getirmeyen, indirim yaparak asgari ücreti uygulamayan, denetimini yapmayan ve yapı denetimini kangren hastalığına çeviren yapı denetim kuruluşlarının da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce hızlı ve sıkı bir şekilde denetlenmesinin altını çizdi.
Bakanlığın yapı denetim kuruluşları yasası ile birlikte eleman istihdamını, sosyal güvenlik ve vergi tahsilatını gayet güzel başardığını aktaran Pişkince, şunları kaydetti: “Ancak yük üzerinde olan yapı denetim kuruluşlarının alacağı ücreti birkaç defa tenzil ederek kadük hale getirmiştir. Son ücret tarifesi ile de katsayıyı 1.5 seviyesine indirmiş sanki denetim yapılmasın istenmiştir. Yaptığımız hesaplar neticesinde yapı sınıfına göre 60 bin ile 80 bin metrekare iş alan bir kuruluş sadece giderlerini karşılayabilmektedir. Şu anda ilimizde dernek kurallarına uymayan ve dernekçe çıkışı verilen iki kuruluş hariç diğer kuruluşlarca alınan iş miktarı ortalama 25 bin metrekare civarındadır. Yani bütün kuruluşlar yılbaşından bu güne halen kasalarından harcama yaparak ayakta kalmaya çalışmaktadır. İş kaygısı korkusuna girmiş bir kuruluşun asgari ücret aşağı ne kadar çekilirse çekilsin indirim yapacağı, bunun doğal sonucu olarak da yapı denetim görevini yapmayacağı açıktır. Bizim isteğimiz kalıcı ve uygulamadaki sorunları kökten çözen noterler odasının yönetmeliğine benzer bir yönetmeliğin acilen yürürlüğe konmasıdır. Sigorta ettirilmediğinden yakınılan yapıların, denetimlerinin de yapılmasına karşın hiçbir sigorta şirketine bedelin yetersiz olduğunu savunmaları nedeniyle sigorta yaptırılamadığını da vurgulamak gerekir.”
MERHABA
Pişkince, “Yaşanan her doğal afetin ardından ilgili dairelerin yetersiz denetim yaptığı, yetkisiz ve meslek harici yüklenicilerin yasal olarak kolayca iş yaptığını ortaya koymaktadır. Üniversiteden mezun olan her inşaat mühendisi sermaye gerektirmemesi nedeniyle hemen proje ofisi açıp projeciliğe başlamaktadır. Konusunda uzmanlaşmamış ve yetkinliği kanıtlanmamış mühendislerin ürettiği projeler imalat aşamasında ve iskan başvurularında pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir. Bunun yanında maddi kayıp ise apayrı boyuttadır. Gelişmiş ülkeler yasal düzenlemeleri, mühendis ve büro tescillerini doğru yaptıkları için bu sorunları yaşamamaktadır” dedi.
Yapılarda gerekli önlemlerin alınması için çeşitli tavsiyelerde bulunan Yaşar Pişkince, şunları kaydetti: “İnsan yaşamı ile yakından ilgili ve çok önemli olan İnşaat mühendisi yetiştiren üniversiteler gözden geçirilmeli, akredite olması sağlanmalı, konusunda uzmanlaşmış ileri teknolojiye sahip üniversitelerle birlikte koordineli çalışması sağlanmalıdır. İnşaat Mühendisleri Odası ve şubeleri yerine merkeziyetçilikten uzak araştırma ve geliştirme yapabilen, kendi meclisi olan İnşaat Mühendisleri İl Odalarına yapısal zemin oluşturmak için bir an önce yasal düzenleme yapılmalıdır. İl odaları, üyesinin proje üretimi dahil tüm çalışmaları için tasnif yapmalı, sicillerini tutmalı, bunun için de bütçe ayırmalıdır. Genel merkezin izni olmadan bir iğne bile alamayan şubelerin meslektaşlarım denetlemesi imkansızdır. Ülkemizde kimlerin inşaat yapabileceğine dair yasal boşluk vardır. Yıllarca bu konu çeşitli platformlarda kimi kuruluş ve kişilerce dile getirilmesine karşın hiçbir tedbir alınmamıştır. Yüklenici ya teknik eleman olmalı ya da riski yüklenmesi için bir şirkette çalışan değil ortağı olmalıdır. Bütün yükleniciler Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine kayıt olmalı, burada sicilleri tutulmalıdır. Bir yüklenicinin herhangi bir ilde veya ilçede sorunlu bir işi varsa veya tescili bozuk ise bu sorunu çözmeden başka bir yapı ruhsatı veren idareden adeta ödüllendirilir gibi iş alamamalıdır. Evrak üstünde var görünen fakat şantiye alanında çoğunlukla bulunmayan şantiye şeflerinin de oto kontrol altına alınması, şantiyede zorunlu hizmetinin sağlanması önemlidir. Depremlerde en çok hasar gören veya göçen binalar resmi kurumlarca üretilen binalardır. Yürürlükte olan bir yasa ile belediyeler şirket kurup fırıncılıktan inşaata kadar her işi yapabilmektedir. Vergi kaybına da neden olan ve haksız rekabet nedeniyle huzursuzluğa sebep olan bu uygulamadan bir an önce vazgeçmelidir. Rekabet kurulu Çevre ve Şehircilik Bakanlığının tespit ettiği asgari ücretin uygulamada yer alıp almadığını, indirim yapan kuruluşlara yaptırım uygulanmasını temin etmelidir.” TOKİ’nin yaptığı kamu binaları da yapı denetimine alınmalıdır” değerlendirmesinde bulunan Pişkince, TOKİ’nin yap-sat için lüks yapılarda kullandığı finansı depreme dayanıksız binaların güçlendirilmesinde kullanmasının can kayıplarını minimize etmesi açısından daha uygun olacağını dile getirdi.
Yapı denetim firmalarının da denetlenmesi gerektiğini ifade eden Pişkince, yasal sorumlulukları yerine getirmeyen, indirim yaparak asgari ücreti uygulamayan, denetimini yapmayan ve yapı denetimini kangren hastalığına çeviren yapı denetim kuruluşlarının da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce hızlı ve sıkı bir şekilde denetlenmesinin altını çizdi.
Bakanlığın yapı denetim kuruluşları yasası ile birlikte eleman istihdamını, sosyal güvenlik ve vergi tahsilatını gayet güzel başardığını aktaran Pişkince, şunları kaydetti: “Ancak yük üzerinde olan yapı denetim kuruluşlarının alacağı ücreti birkaç defa tenzil ederek kadük hale getirmiştir. Son ücret tarifesi ile de katsayıyı 1.5 seviyesine indirmiş sanki denetim yapılmasın istenmiştir. Yaptığımız hesaplar neticesinde yapı sınıfına göre 60 bin ile 80 bin metrekare iş alan bir kuruluş sadece giderlerini karşılayabilmektedir. Şu anda ilimizde dernek kurallarına uymayan ve dernekçe çıkışı verilen iki kuruluş hariç diğer kuruluşlarca alınan iş miktarı ortalama 25 bin metrekare civarındadır. Yani bütün kuruluşlar yılbaşından bu güne halen kasalarından harcama yaparak ayakta kalmaya çalışmaktadır. İş kaygısı korkusuna girmiş bir kuruluşun asgari ücret aşağı ne kadar çekilirse çekilsin indirim yapacağı, bunun doğal sonucu olarak da yapı denetim görevini yapmayacağı açıktır. Bizim isteğimiz kalıcı ve uygulamadaki sorunları kökten çözen noterler odasının yönetmeliğine benzer bir yönetmeliğin acilen yürürlüğe konmasıdır. Sigorta ettirilmediğinden yakınılan yapıların, denetimlerinin de yapılmasına karşın hiçbir sigorta şirketine bedelin yetersiz olduğunu savunmaları nedeniyle sigorta yaptırılamadığını da vurgulamak gerekir.”
MERHABA





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.