600 yıldır çözülemeyen sır "Ebru"

600 yıldır çözülemeyen sır "Ebru"

Her ebrunun tek olduğunu ve ikinci bir defa aynısını yapmanın mümkün olmadığını dile getiren Kurban, “Tıpkı insan gibi, birbirinin aynı olan iki insan bulunmayacağı gibi Ebru da tekdir. Sanat Allah’a giden bir yoldur” dedi

Her ebrunun tek olduğunu ve ikinci bir defa aynısını yapmanın mümkün olmadığını dile getiren Kurban, “Tıpkı insan gibi, birbirinin aynı olan iki insan bulunmayacağı gibi Ebru da tekdir. Sanatın özü güzelliği bulmaktır. Güzellik ise Allah’a kavuşmaktır. Sanat Allah’a giden bir yoldur” dedi

ebru-sanati-haberi-(44).jpg

1976  Konya doğumlu olan Ebru Kurban, 2004 yılında Sadrettin Özçimi ile Ebru sanatına başlamış 2010 yılında hocasından icazet alarak halen Güzel Sanatlar Fakültesi'nde ve Destegül Güzel Sanatlar Merkezi'nde ebru çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Konya’da ebru sanatında kendini kanıtlamış sanatçılardan biri olan Ebru Kurban, ebru sanatındaki bilinmeyenleri Merhaba Şehir’e anlattı.

Ebru kitre ve benzeri maddelerle yoğunluğu artırılmış su üzerine özel fırçalar yardımıyla topraktan elde edilen tabi boyaların serpilerek meydana gelen desenlerin kâğıda alınmasıyla elde edilen bir sanat dalı olduğunu belirten Kurban, “Ebru, eleneği olan bir san'at dalımızdır. Tarihçesi ise sanat tarihçileri tarafından menşeii Uzak Doğu ve Orta Asya olarak gösterilir. Fakat ebru sanatına en çok hizmet eden milletin Türklerdir. Ebru, bir Türk sanatıdır” dedi.

ebru-sanati-haberi-(33).jpg

En eski ebruların 16. YY ait olduğunu söyleyen Kurban, ilk örneklerin kimler tarafından yapıldığının bilinmediğini bildirdi. Yüzümüzü batıya çevirdiğimiz bir dönemde Mustafa Düzgünman Üstad’ın ebru sanatına sahip çıkması ile günümüze kadar gelip canlandığını vurgu yapan Kurban, “Daha önceleri ebru sanatı hat ve cilt sanatımızın bir yan unsuru iken artık günümüzde hat, tezhip, minyatür, gibi bir sanat eseri olarak mekanlarımızı süslemektedir” ifadelerini kullandı.

KONYA TÜRKİYE’NİN 2. MERKEZİ

Konya’nın sanata ve ebru sanatına verdiği önemin Türkiye geneline göre fazla olduğunu hatırlatan Kurban, öncelik olarak olgun yaş grubunun ebru sanatına ilgi gösterdiğini söyledi. Yeni nesil gençlerin ağırlık olarak kafelerde nargile salonlarında vakit öldürdüğünü belirten Kurban, “Gençlerimiz her geçen gün zararlı alışkanlıklara yöneliyor. Aileler bu gerçeği bildiği için çocuklarını çok daha erken yaşta sanata, spora, herhangi bir müzik dalına yönlendirmeye başladı. Burada aileye çok daha fazla görev düşmekte” dedi.

ebru-calisma-(1).jpg

Kurban, sanatı  ya da sanat ortamında bulunan bireyin bu sayede sanatın güzellikleri içinde bulunacağını ve besleneceğini ifade etti. Kurban, gerek G.S.F hocalarının, gerekse Destegül Güzel Sanatlar Mektebi'nin kıymetli ve duayen hocalarının bu konudaki hassasiyetini ve titizliklerini dile getirdi. 

KİŞİNİN RUH HALİNİ YANSITIYOR

Sanatı bir duygu veya düşüncenin en güzel ve en estetik haliyle görsel bir madde de vücut bulması olarak değerlendiren Kurban, “Ebru mevcudatın esrarını yansıtan, kainata açılan bir pencere bir ayna gibidir adeta. Teknenin yüzeyine serpiştirilen boyaların yine aynı yüzeye bırakılan bir nokta oluşu gibi. Kainatın yaradılışıda bir noktadan ibaret.

Tıpkı Hallac-ı Mansur’un dediği gibi,

'Kainat içinde bir zerre noktacık. Noktanın içinde,

Nokta onun içinde

Hem kainatın içinde hem kainat onun içinde 

O’ndan ama O’değil'

Yani bütün sır noktada. Damladan denizi bilmek, zerreden güneşi görmek. En büyük sanaatkarın Cenab-ı Hakk olduğunu bilip teknenize o şekilde yaklaşmak. Çünkü ebru bir nefis terbiyecisidir. Sabrı, beklemeyi, en önemlisi tevekkülü öğretir. Ebrunun verdiği huzur, kullanmakta olduğumuz toprak boyalar gibi toprağa yakın oluşumuzdan gelir. Hayat şartlarının ağır yükleri ve koşturmacası içerisinde dünyalık halden sıyrılıp, benliğinizden uzaklaşıp tekne ile hemhal olmamız gerekir. Gerek yöneleceğiniz boyalar, gerek tarzınız ruhunuzun o günkü dinginliğiniz ile alakalı, siz elinizden geleni cüz-i iradenizi kullanarak yapsanız dahi gerisi yaradan’a kalmıştır. (külli irade). Çünkü ebru sihir gibidir, bazen tutar, bazen tutmaz kuruyuncaya kadar ne olacağını bilemezsiniz” dedi.

Her ebrunun tek olduğunu ve ikinci bir defa aynısını yapmanın mümkün olmadığını dile getiren Kurban, “Tıpkı İnsan gibi, birbirinin aynı olan iki insan bulunmayacağı gibi Ebru’da tekdir. Sanatın özü güzelliği bulmaktır. Güzellik ise Allah’a kavuşmaktır. Sanat Allah’a giden bir yoldur” açıklamasını yaptı.

BELLİ AŞAMALARI VAR

Ebru Sanatını öğrenmek için yola çıkan bir kişinin nefsinin terbiye edildiğini söyleyen Kurban, o manevi havayı koklayan kişinin bir daha kopamadığını ifade etti. Öğrencinin klasik eğitimini tamamlamadan ve icazet almadan eserinin altına imza atamadığını belirten Kurban, ancak hocasının yeterli gördüğü takdirde 6 yıl ya da 10 yıl arısında icazet alabileceğini söyledi.

Başlangıç aşamasında bir ebrucunun fırçasını kendisinin sardığını ve boyasını kendisinin ezdiğini kaydeden Kurban, “Gül dalına at kılı sarmamızdaki neden at kılının boyayı üzerinde tutmaması, gül dalının lifli bir yapısı olduğu için rutubete dayanıklı fırça darbelerine karşı esnekliğini koruduğu için tercih ediliyor olmasıdır. Boyalarımızın açılımını ve suyun dibine çökmemesi için sığır ödü kullanıyoruz. Ebruyu şöyle düşünmek gerek bir insanın kandaki değerlerinde herhangi bir değişikli olduğu zaman insanın vücut dengesi nasıl bozuluyorsa, Ebrudaki malzemelerden eksik olan olduğu zaman bütün dengede ona göre bozuluyor. Kitre kullanmamızdaki amaç suya yoğunluk vermektedir çalışacağımız ortamın 18-23 derece arasında olması gerekir. Sıcak havalarda Ebru çalışmak suyumuzu sulandıracağı için kış dönemlerini tercih ediyoruz .Son olarak şunları söylemek gerekirse sanatçı olabilmek için sanat duygusu ve sevgisine sahip olmakla beraber o duygu ve sevgi becerilerini başkalarına ileten öğreten bir ifade kabiliyeti olması gerektiği gibi sanatla uğraşan herkese sanatçı denilmesinin de yanlıştır” diye konuştu.

MEHMET AKİF SÜTÇÜ - MERHABA ŞEHİR

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.