1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. ‘Özgür Kudüs’ mücadelesi bitmeyecek!
‘Özgür Kudüs’ mücadelesi bitmeyecek!

‘Özgür Kudüs’ mücadelesi bitmeyecek!

“Özgür Kudüs” konferansında konuşan Yazar Bilali Yıldırım, “Bu bir mücadele, kıyamete kadar sürecek. Biz 1980’de neyin mücadelesini verdi isek, 2017 de olsa 2037 de olsa biz aynı mücadeleyi vermeye devam edeceğiz” dedi

A+A-

Saadet Partisi Konya Kadın Gençlik Kolları tarafından “Özgür Kudüs” konulu bir konferans düzenlendi. Milli Gazete Yazarı Bilali Yıldırım’ın konuşmacı olarak katıldığı programa Saadet Partisi İl Kadın Kolları Başkanı Fazilet Bütüner, İl Kadın Gençlik Kolları Başkanı Ayşe Behriz, partililer ve çok sayıda davetli katıldı. Konuşmasına başlarken, “Batı’yı, batılı iyi tanımlamamız gerekiyor. Kelimeler çok önemlidir” diyen Yıldırım,  şöyle konuştu: “Kelimeleri doğru tanımlamadı iseniz hayatınız boyunca problemler üretecektir. Önümezde bir Batı, Avrupa, ABD vardır. Batı’nın inanç sistemini inşa ettiği üç tane kelime vardır. Demokrasi, özgürlük ve insan hakları. Eğer bu kelimeleri iyi anlamazsak, herkes kendi anladığı türden bu kelimelere anlam yüklemeye başlarsa biz hiçbir şeyi çözemeyiz. Batı’nın inandığı demokrasi anlayışında, demokrasi ilk anıldığı zaman insan başına 17 tane köle düşüyordu ve insanlar tanrılara rağmen kendi kendilerini yönetmek istiyordu. Bu yüzden kendi elleriyle yazdıkları kanunlarla köleleri istedikleri gibi kullanmayı amaçlıyorlardı. Bu yüzden bu kelime bizim peşinden gidebileceğimiz bir kelime değildir. Özgürlük denilen bir çılgınlık var. Avrupa’nın gerçekten medeniyet oluşturmak isteyen insanları kafasını karıştırmak için özenle hazırlanmış kelimelerden biridir. Bireysel özgürlük diye bir şey olamaz. Sizin özgürlüğünüz başka insanın sınırlarına girdiği an sona eren bir şeydir. Özgürlük de barış gibidir. Barış savaşın olmadığı bir durum değildir. Barış savaştan sonra yapılır. Özgürlükle serbestlik arasında bir ayrım olduğunu bilme zaruretimiz var. Bugün Avrupa’nın özgürlük diye kastettiği ‘serbestliktir’. Bizi karşılayan tanım ise hayvanlar serbesttir, insanlar özgürdür. Ve en büyük özgürlük kulluktur. Belirleyici bir otorite olmazsa özgürlük zulmete ve külfete dönüşebilir. İnsan hakları diye bir eğlencesi var Avrupa’nın. İşine geldiği gibi hak ve adalet fakat mevzu Arakan’da sırf Müslüman olduğu için yakılanlar varsa Avrupa’yı sessiz görürsünüz. işgalci İsrail Filistinli gençlerin kollarını kırarken Avrupa’nın insan hakları cümlesinin ne kadar iki yüzlü olduğunu anlarsınız.”

ŞIMARIK ÇOCUK İSRAİL

“İslam Medeniyeti’nde bizi karşılayan iki kelime var; Birisi hak birisi de adalet” diyen Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti: “Hak, doğru demek değildir. Doğru zamana ve mekana göre değişebilir. Fakat hak her şart ve durumda geçerliliği olandır. Adalet herkes için olursa adalettir. Bugün bir zalimi zulmünden vazgeçirmek de adalettir. Bizim kelimelerimiz hak ve adalet olursa Batı bizi hiç sevmeyecektir. BM 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kuruldu. BM’ye üye olmanın yolu Almanya’ya savaş ilan etmekten geçiyordu. Bu durumda girdiğimiz BM’nin dünyaya adalet getirebileceğini düşünenler ancak ahmaklar olabilir. Dünyada silah ticaretinin yüzde 60’ını veto yetkisi olan daimi üyeler kontrol ediyor. Bu BM kararı ile kurulmuş sözde bir devletten bahsediyoruz. Adı ‘İsrail’ diyorlar, biz ‘işgalci’ diyoruz. Bizim Filistin sorunumuz yok. Filistinlilerin Kudüs sorunu yok. Bizim bir şımarık çocuk problemimiz var. Bu şımarık çocuk İsrail’dir. İsrail bunu tesadüfen yapmadı. Yahudiler 1897’de Basel’de toplandığında Theodor Herzl, hiçbir Yahudi’nin böyle bir beklentisi yokken Yahudilere bir söz verdi; O söz vatan sözü idi. Kuzey Afrika’da bunlara toprak önerildi ama onlar ısrarla Filistin’i istediler. Yahudiler’in bu vatan meselesine sıcak bakmayan güçlü bir lobi vardı; O da Almanya idi. Bu hadiseler, İngiltere’nin İsrail’e toprak vermesi, devlet taahhüt etmesi, 1908’li yıllarda oldu. 2. Dünya Savaşı olmamıştı.”

img_3799.jpg

SÖYLEDİKLERİNİ YAHUDİLER KENDİLERİ YAPTI

 2. Dünya Savaşı’nın boşuna çıkarılmadığını söyleyen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Filistin’de Yahudi nüfusu 35 bini geçmiyordu ve bu devlet kurmak için yeterli gelmiyordu. Avrupa’daki Yahudi’leri Filistin topraklarına getirebilmek gerekiyordu. Avrupa’daki hayat şartları iyiydi. Yahudi’leri Filistin’e ancak bir savaş mahareti ile yapabilirlerdi. 55 milyonun insanın öldüğü 2. Dünya Savaşı’nda 6 milyon diye bahsedilen bir Yahudi soykırımı var ki bunu doğrulamanız mümkün değil. O zamanın sayılarını orantıladığınızda bile bu sayılara ulaşılamıyor. Hitler’i destekleyenlerden birinin Rothschild ailesi olduğunu düşününce insanın kafası iyice karışıyor. Kesin kanaatimdir ki 2. Dünya Savaşı zamanında Yahudiler’e yapıldığı iddia edilen her şeyi Yahudiler kendileri yaptı.”

DURUŞUMUZ ÖNEMLİ

Bazı kişilerin ‘Filistinliler de topraklarını satmasalarmış, onlar da Osmanlı askerlerine silah çekmiş” dediğini hatırlatan Yıldırım, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Fakat o gün orada yaşananların ne olduğunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz ama Kıbrıslı Rum çetelerin Filistinlilerin topraklarını zorla satın aldığını biliyoruz. Düşünün ki yaşadığınız coğrafyada terör esiyor ve her gün insanlar ölüyor. Ve siz güvenliğinizden endişe edip burayı terk ettiğinizde yıllar sonra kardeşlerinizin size hain gözü ile baktığını bir düşünün. Bugün Suriye’yi terk etmek zorunda kalanlar, yarın İsrail’in Suriye topraklarında bir tasarrufu olduğunda yarın da Suriyeliler için ‘terk etmeselerdi evlerini’ diyeceğiz. O yüzden tarihi olaylar tek başına cereyan etmiyor. öncesi var, sonrası var. Bizim bu mücadelede nerede durduğumuz önemli. Milli Gazete olarak Kudüs mitingi sonrası 1 ve 20. sayfalarımız manşet olarak çıktık. 20. sayfada “İşte Konya manşeti 1980’deki Kudüs mitingi, 1. Sayfada ise Yenikapı manşeti vardı. 37 yıl geçmiş hala Kudüs’le uğraşıyorsunuz diyenler oldu. Bu bir mücadele, kıyamete kadar sürecek. Biz 1980’de neyin mücadelesini verdi isek, 2017 de olsa 2037 de olsa biz aynı mücadeleyi vermeye devam edeceğiz.”

HÂLİD ŞEN merhabahaber.com

img_3786.jpg

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.