1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. İşçi çıkarmayın!
İşçi çıkarmayın!

İşçi çıkarmayın!

Ekonomik zorluğun yaşandığı bu günlerde sanayicilere sakin olun çağrısında bulunan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, "Kolay personel çıkışları yapılmamalıdır. İşçi çıkarıp yerine, SSK'sız Suriyeli çalıştırayım düşüncesine de girilmemelidir" dedi

A+A-

Bayır Diamond Otel'de gerçekleştirilen 'Merhaba Gazetesi Yazı İşleri Masası Toplantısı'nın bu haftaki konuğu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk oldu.  Öztürk'e Basın Danışmanı Özhan Say eşlik etti. Yazı İşleri Masası Toplantısı’nda Merhaba Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sarıkulak, Yazı İşleri Müdürü Muhammet Gümüş, Haber Müdürü Hâlid Şen, Sayfa Editörü İbrahim Başcı, Muhabir Emre Özgül ve Salih Acıbadem katıldı. Başkan Öztürk, ülke ve Konya ekonomisine  dair önemli açıklamalarda bulundu.

KONYA'DA İŞSİZLİK ORANI AZ

Konya'nın diğer şehirlere göre bazı avantajlarının varlığına dikkat çeken Başkan Selçuk Öztürk, Konya'nın çok sağlıklı bir ekonomik gelişme sürecinden bu günlere geldiğini aktardı. Şehirde sanayileşmenin hızla arttığını, daha sonra da döküm, makine, yedek parça ve gıda sektöründe önemli başarılara imza atıldığını kaydeden Öztürk, "Konya ihracatının 4'te birini makine kapsıyor. Otomotiv, yedek parça ve ardından da gıda ürünleri geliyor. Türkiye'nin 2000'li yıllara kadar ihracatı çok düşüktü. Üretilen ürünler, iç piyasadaki akışı sağlamaya yetiyordu. 2001 ekonomik krizi ile birlikte Türkiye genelinde olduğu gibi, Konya'da da ihracat konusunda hareketlilikler başladı. İhracat kapasitesinin artmasının ardından markalaşma konusunda da çabalar başladı. Şehrimizde 50'ye yakın AR-GE merkezi kuruldu. Konya'daki işsizlik oranı da Türkiye geneli ortalamanın altında. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı şu dönemlerin dışında Konya genelinde büyük sıkıntılar yaşanmadı" dedi.

YENİ EĞİTİM MERKEZİ 5-6 AYA AÇILIR

Genç işsizlik oranının en az olduğu ülkeleri incelediklerini ve kendilerine bir Almanya örneğini aldıklarını ifade eden Başkan Öztürk, daha sonra şunları kaydetti: "En iyi mesleki eğitim sistemi Almanya'da veriliyor. Mesleki eğitim, Almanya'da odaların elinde. Meslek Liseleri için ayrılan bir bütçe var. Bu bütçe, odalara verilmeli ve eğitimi de odalar vermelidir. Önceden sanat ve meslek liselerine puan ile alım olurdu. Meslek liselerinin puanını düşürdüler, bu liselerin itibarını kaybettirdiler. Meslek liselerine doğruyu söylemek gerekirse, haksızlıklar yapıldı. Neredeyse hiç bir anne baba şuan için evladını meslek liselerine göndermiyor. Bu bakış açısını sağlıklı bir görüşe çevirmeliyiz. Odalar öncülüğünde mesleki eğitimlerin verilmesi konusunda da gerekirse birkaç pilot il seçilir. Başarı oranları baz alınarak, yeni yerlerde de bu proje hayata geçirilir. Odalar birliği olarak konunun hassasiyetinin farkındayız. Kalifiyeli eleman yetiştirmek amacıyla Konya'da fuarcılık alanı civarında en modern mesleki eğitim merkezini açmak için çalışıyoruz. 5-6 aya tamamlanmasını öngörüyoruz. Eğitim merkezinin yan tarafında da 120 kişilik kontenjana sahip olan bir yurt yapılıyor. Çuvaldızı kendimize de batırmamız gerekir. Bu okullardan mezun olan öğrencilerin iyi bir paraya, iyi bir ortamda çalışması gerekir. İşverenler, bu konuda kendilerini sorgulamalıdır."

ŞU AN EKONOMİK BİR ZORLUK İÇİNDEYİZ

Türkiye'nin bugün yaşadığı ekonomik sıkıntının temelinin 2008'li yıllara dayandığını hatırlatan Öztürk, 2008 yılında dünya genelinde yaşanan ekonomik sıkıntının Türkiye'yi teğet geçtiğini dile getirdi. Türkiye'nin önce Gezi Parkı olayları ile daha sonra da 17-25 Aralık operasyonları ile mücadele ettiğini söyleyen Öztürk, "2013-2018 yılları arasında Türkiye'de 6 seçim yapıldı. Suriye, ateş çemberinin içine alındı. Türkiye, önemli harekatlara imza attı ki atmak da zorundaydı. Suriye'deki iç savaşın ardından 3 milyon göçmeni ülkemize aldık. 15 Temmuz hain darbe girişimi ile karşı karşıya kaldık. Bu durumları yaşamak, beraberinde ekonomik bir külfeti de beraberinde getirecekti. ABD'nin başına Trump geçti. Açık bir şekilde dünya ticaret savaşını başlattı. Ciddi zorluk içine girdik. Yaşadığımız tüm bu istenmeyen olaylar karşısında ekonomiye konsantre olamadık. Almamız gereken tedbirleri alamadık. Ama şimdi gerekli adımlar atılıyor. Bu sıkıntıyı en az hasarla atlatmak için doğru adımlar atabilmeliyiz. Şuan ekonomik bir zorluk içindeyiz. Bir müddet daha böyle devam edecek. Zorluklar öngörülüyor. Burada devreye girecek olan uygulayacağımız hamlelerdir" diye konuştu.

HER ŞEYİMİZ İTHAL OLDU

"Önceden Yerli Malı Haftası kutlanırdı bu ülkede" diyen Öztürk, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Birileri bu özel hafta ile dalga geçtiler. O gün bu haftanın kutlanmasına karşı çıkanlar şimdi de ahkam kesiyorlar. Yerli Malı Haftası ile çocuklarımıza tüketim bilinci veriliyordu. Her şey şimdi ithal oldu. Bu şehirde üretilen, ithal ürüne göre daha da pahalı olsa önce kendi malımıza öncelik vermeliyiz. Bir ara Türkiye'de ithal ürünleri giymek ayıptı. Mesela ithal bir gömlek giyildiğinde giyen kişi 'Acaba ne derler' diye düşünürdü. Türkiye'de Fransız bir çimento şirketi var. Kullandıkları kamyonları bile Fransız markaya ait. Bu konuda bizler, yanlış yaptık. Mevlana figürlü hediyelik eşyaların bile yüzde 90'ı ithal. Doların gücü, petrol satan ülkelerin bir araya gelmesi ile kırılır. D8'i de yürütemedik mesela. Güçlendirsek, üye ülke sayısını 8 değil de, 20'ye çıkarsak ne güzel olurdu. Bu proje bizim idealimizdi, sahip çıkamadık. Hak etmediğimizi tüketmek demek cari açıktır. Cari açıkla mücadele için, ithalatın azalıp ihracatın artması gerekir. 2015 yıllarında ihraç ettiğimiz ürünlerin yüzde 80'ini dışarıdan alarak ihraç ediyorduk. Bu oran bugün yüzde 70'lere kadar düştü. Yani bir çaba var."

ELEMAN ÇIKARMAK DÜŞÜNÜLMEMELİDİR

Ekonomik sıkıntıların yaşandığı bu dönemlerde sanayicilere ve işverenlere de son olarak seslenen Selçuk Öztürk, "Öncelikle yaşanan bir sıkıntı varsa bize ulaştırılması lazım. Biz, bu sebeple bu görevi icra ediyoruz. 7/24 kimin ne sıkıntısı varsa odamıza ulaşabilir. Gelen şikayetleri önce bir inceler, daha sonra ilgili mercilere ulaştırırız ve çözümü için de sürecin takipçisi oluruz. Sakin olmakta fayda var. Kolay personel çıkışları yapılmamalıdır. Öyle ya da böyle bu süreci atlatacağız. Ya da işçi çıkarayım, yerine SSK'sız Suriyeli çalıştırayım düşüncesine girilmemelidir. Biz, birbirimize yardımcı olarak bu günlerin üstesinden gelebiliriz. Önemli olan, sıkıntılı zamanların sürecini azaltmaktır. Bu da bizim elimizde.  Yarın kendimizi kötü hissetmemek için, doğru adımlar atmamız kaçınılmazdır. Geç kalındı fakat yine söylüyorum gerekli adımlar atılıyor. Fırsatçılık ve stokçuluk konusunda Konya'da bir şikayet de duymadık. Denetlemeler kesintisiz yapılıyor. Konya'da ceza alan firma yok" şeklinde konuştu.

EMRE ÖZGÜL
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum