1. HABERLER

  2. MERHABA ŞEHİR

  3. Kaynayan kazan ırak…!
Kaynayan kazan ırak…!

Kaynayan kazan ırak…!

Merhaba Gazetesi Genel Koordinatörü Kerem İşkan'dan bir solukta okuyacağınız Irak dosyası...

A+A-

HAVA LİMANINDAN HAREKET

İstanbul Atatürk Hava Limanı’ndan Arefe günü gece yarısı Erbil uçağına binerken, beynimde en az sırt çantam kadar doluydu. Irak’a bu ilk gidişimde aklımda binlerce soruyla THY’nin en büyük ve lüks uçaklarından biriyle Barzani’nin Bölgesel Kürt Yönetimi’nin kalbi sayılan Erbil’e indik. Kürdistan Polisleri pasaportumuzu uzun-uzun inceledikten sonra isteksizce damgayı vurdu. Hava Limanından Erbil’e giderken trafikteki lüks araç sayısı dikkatimizi çekti.

1-(1).20141118134114.jpg

DUBAİ ÖZENTİLİ ERBİL

Geniş bulvarlar, modern yapılar, gökdelenler , Amerika sevgileri ,Erbil’den çok Dubai’deymiş hissine kapılmamıza neden oldu. Erbil’in süslü kavşaklarından ve ışık dehlizi andıran yollarını peşimizde bırakarak çevre yolunu andırır daha karanlık bir bölgeye doğru geçiyoruz.Hava sıcak taksinin penceresini açıyorum uzaklardan petrol kuyularının ateş bacaları karanlığı yırtıyor. Kuşatma altındaki Kerkük’e yaklaşırken biraz daha heyecanlanıyoruz.Kerkük oldu bittiye getirilerek Peşmerge tarafından ele geçirilmiş. Kontrol noktasında Peşmerge kimlik kontrolü yaptıktan sonra araçtan inmemizi istiyorlar. Irak’ın en karanlık coğrafyasında geceleyin etrafımız biranda tepeden tırnağa silahlı Peşmerge güçleriyle çevriliveriyor. Uzun uğraşlar sonucu Kerkük’e girmemize izin veriyorlar.

1-(2).20141118134123.jpg

KERKÜK TÜRKMENİN KANAYAN YARASI

Bir zamanlar ırak coğrafyasında Türkmen kentleri sayılırken Kerkük ile birlikte Erbil, Süleymaniye, Telafer, Tuzu Hurmatu ‘da sayılıyordu. Şimdi Türkmenler sadece Kerkük’e bir nevi kıstırılmış gözüküyor. Erbil’in şatafatından uzak, eski evleri, bakımsız yollarlı her tarafa alelade çekilmiş güvenlik bariyerleriyle gecenin karanlığında hayalet bir kent görünümünde.

1-(3).20141118134134.jpg

KERKÜKLÜ FİLİSTİN DRAMI YAŞIYOR

İsrail’in Filistinlilere karşı uyguladığı yayılmacı politikayı, Kerkük’te Kürtlerin uyguladığını görmek üzücü.Kerkük’ün etrafını çeviren 1 kilometre eninde 15 kilometre uzunluğunda bir had üzerinde bedava arsa ve devlet imkanları vaadiyle Kürt yerleşimciler Peşmerge desteği ile Kerkük’ü iskan olarak çepeçevre kuşatmış.Kürtlerin yayılmacı politikasının temelinde ise Kerkük’te Kürt nüfusu artırarak burayı da zamanla Erbil, Süleymaniye gibi Kürt kentine dönüştürmek.Kerkük Valisi Kürt. Kürtlerle ılımlı ilişkiler kuran Kürtçe konuşan Kerküklüler idareyle her türlü işini rahatça halledebiliyor.

1-(4).20141118134146.jpg

BARZANİ BÖLGEYİ ETKİLEMİŞ

Kerkük’ün geri kalması buna paralel olarak Erbil’in gelişip modernleşmesi, Türkmenleri yormuş.Kerkük sokaklarında konuştuğumuz bir çok Türkmen Barzani’den övgüyle bahsediyor. Dindar ve insanlar için güzel şeyler yaptığının altını çiziyorlar. Hatta işi daha da ileriye götürerek içinde bulundukları kaos ve belirsizlikten biran önce kurtulmak için, “Bizi Erbil’e Barzani yönetimine bağlasalar, Kerkük aynı Erbil gibi gelişir. Aksi takdirde bin yılda geçse Kerkük’ hizmet gelmeyecek” diyorlar. Barzani’nin ekonomik ve sosyal alanda yenilikleri bölgede domino etkisi yaratmış. Erbil gibi olmak isteyen kentler Barzani’nin kontrolüne zihnen kendilerini hazırlamışlar bile.

1-(5).20141118134157.jpg

TELAFER VE MUSUL ÜZÜNTÜSÜ

İŞİD’in eline geçen Telafer ve Musul’da yaşayan Türkmen sayısı hayli fazla. Kerküklüler, Telafer ve Musul’da yaşayan akrabalarının soydaşlarının derdine düşmüşler. Gıda ve benzer ihtiyaçlarını Kerkük hattından sağlayan Musul tamamen dış dünyadan yalıtılmış gözüküyor. Musul’la giden tüm lojistik hattı İŞİD tarafından kesilmiş. Musul ve Talafer’de bulunanların ne yiyip ne içtikleri Kerküklü Türkmenlerin en büyük endişesi.

1-(6).20141118134207.jpg

EN KALİTELİ YERDE EN KALİTESİZ HİZMET

Kerkük dünyanın en kaliteli petrol yataklarının bulunduğu bölgenin üstünde. Ama Kerküklüler aylık sadece 50 litre benzin alabiliyorlar. Onunda içine Peşmerge su katıyormuş. Lüks sıfır jeepler kalitesiz benzin yüzünden motorlarından tuhaf sesler çıkartıyorlar.Benzin istasyonlarındaki uzun kuyruklar bizi şaşırtıyor. Petrolün merkezinde petrol sıkıntısını anlamakta güçlük çekiyoruz.

1-(7).20141118134217.jpg

SAVAŞIN KAYBEDENİ TÜRKMENLER

Irak’taki ırk, mezhep ve dini yapı o kadar belirgin ve canlı ki, her türlü birlik ve berberlik akımı bu yapıların önünde dağılıyor. Hatta farklı dinler ile aralarındaki açıklık farklı mezheplerde uçurumlara dönüşmüş. Şia ve Sünni çekişmesindeki şiddeti ve harareti Müslüman ve Hıristiyan arasında görmek mümkün değil. Mezhebi ayrılıklar, Irk ayrılıkları, kavmiyetçilik Irak coğrafyasını baştan aşağıya yakıp kül ediyor.Tüm bu gel-gitler içinde ise nüfusu hızla asimile edilen, her türlü grubun hedefi haline gelen Türkmenler kim kazanırsa kazansın maalesef hep onlar kaybediyor.

1-(8).20141118134226.jpg

BAĞDAT YÖNETİMİ ZÜLMEDİYOR

Maliki döneminde katı Şii politikalar, Sünni Arapları, Kürtleri, Türkmenleri ve diğer unsurları sindirmiş her türlü zülüm ve işkence ile ABD gölgesinde Irak coğrafyasına kan kusturmuş. Azınlık Şiilerin ABD’nin desteği ile Bağdat Hükümetini ele geçirmeleri, Irak’ta ki tüm dengeleri alt-üst ettiği gibi her tarafında karışıklığa ve kaosa neden olmuş. Şii çeteler, Sünni köylerinde katliamlar yapmış, adam kaçırmış kadınlara tecavüz etmişler. Sünni gençler sorgusuz sualsiz (İran etkili) Bedir Tugaylarının Mehdi Ordusu ile birlikte kurduğun Ebu Gureyb Hapishanelerine rahmet okutacak karakollarında Sünniler ezilmiş.Kerkük Mezbahası’nın hemen altına bu karakollardan birini gördük. Çevrede bulunan Şii köylerindeki gençlere silahlı eğitimlerinde verildiği karakoldaki ağır silahları görünce hayretimizi gizleyemedik.

1-(1).20141118134353.jpg

KAYNAYAN KAZAN IRAK

Aslında ne Şiiler tek cephe, ne de Sünniler.. Kürtler de Türkmenler de tek cephe değil.. Türkmenlerin de Şiisi Sünnisi var, Kürtlerin de.. Aynı şekilde hepsinin Sufisi de var, Selefisi de.. Selefiler de tek grub değil, Şiiler de.. Irak çoklu bir çatışmanın eşiğinde. Eğer en kötü senaryo gerçekleşecek olursa, Irak’ta birkaç ay içinde 1 milyondan fazla insan hayatını kaybedebilir ve milyonlarca Iraklı da Kuveyt, Suriye, İran ve Türkiye’ye sığınabilir.. ABD, İngiltere ve İsrail’in de istediği bu herhalde..

1-(4).20141118134409.jpg

İŞİD’E DESTEK

Bu psikoloji içinde Sünni gruplar bir taraftan ABD işgaline karşı gerilla savaşı ile direnirken, Bedir Tugayları ve Mehdi Ordusunun zulmü altında inleyen Sünni Aşiretler bölgeye “İslami referanslarla” gelen İŞİD’de destek olmuşlar. İŞİD Sünnilerin bir nevi hamisi ve sopası gibi görünmüş başlarda. Ama camileri kutsal mekanları yakıp yıkmaya başlayınca, aşiretler desteklerini çekmişler. Tüm bu zaman zarfı içinde İŞİD organizasyon yapısını çoktan tamamlamış.Kerkük’ün hemen burnunun dibinde Tuz Hurmatu civarında İŞİD ile savaşan Peşmerge ve şii grupların mücadelesi bayram boyunca devam etti.

1-(5).20141118134419.jpg

ABD İŞGALİNE KARŞI DİRENENLER

Irak’da ABD işgaline karşı direnen çok sayıda grup var.Bu gruplar şimdiye kadar ABD’ye verdikleri zararlar neticesinde Irak’ta ABD’nin direncini de kırmış gözüküyorlar. Ancak İŞİD’in ortaya çıkmasından sonra, ABD bu grupları dünya kamuoyuna İŞİD gibi servis ederek, Irak’da Milli Direniş cephelerine itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Öte yandan İŞİD’de bu grupları düşman unsuru ilan ederek bu gruplara vuruyor. Irak Milli Direnişi İŞİD, Amerika ve İran üçgeninde her geçen gün biraz daha eziliyor.

1-(2).20141118134428.jpg

ABD ve İNGİLTERE OYUN KURUCU

İktidarı Şiilere bırakan ve İran’ın bölgeyi kontrol etmesine izin veren ABD ve İngiltere şimdi bir yandan Suudiler üzerinden Selefilere ve Sufilere destek verirken, öte yandan İran’la perde gerisinde işbirliği yapmanın yollarını arıyor..

1-(3).20141118134439.jpg

TÜRKMENLERİN GÖZYAŞI

Bayram sabahı camide karşılarında bizi gören Türkmenler gözyaşlarını tutamıyorlar.Kerkük bombalı araç eylemlerinin hedefinde. Kentte her gün bombalar patlıyor. Şii ve Sünni, Türkmen-Kürt- Arap gerginliği Kerkük’ü kaosa çevirmiş. Türkmen Cephesi kente geldiğimizi haber alınca tepeden tırnağa silahlı korumalarını göndererek , röportaj için gittiğimiz çeşitli bölgelerde cansiperane güvenliğimizi sağladılar.

KURBANI AYRI KESMEK

Irak’ta gruplar arasındaki yapı öyle derinleşmiş ki, Bayram sabahı Sünniler Kurbanını kestiler. Bayramın ikinci günü de Mukteda El Sadr’a bağlı Şiiler, “Bayramın birinci günü bugündür” diyerek Kurban kestiler. Sistaniye bağlı Şiiler ise Bayramın 3. Günü, “Bugün bayram birinci günü “diyerek kurbanlarını kestiler. Bu görüntülere şahid olduktan sonra Irak’ın kısa bir sürede birlik ve berberliğini sağlayacağı tezi zihnimizde çürüyüp gitti.

1-(1).20141118134619.jpg

SİVİLLERİ CANLI KALKAN YAPIYORLAR

ABD savaş uçaklarının hava saldırısından sonra IŞİD birçok bölgeyi terk etmiş. Ve birçok bölgeden çekilmek zorunda kaldı. Şu an IŞİD savunma pozisyonundayken Peşmerge saldırı konumunda. Peşmerge Musul’a yakın bölgelerde yer yer bazı illeri, ilçeleri ve köyleri ele geçirmiş. Mahmur, Güver ve Rabia bölgesini almış. Yaklaşık 100’e yakın köyü tekrar kendi kontrolüne aldı ama tabi ki IŞİD’e öldürücü darbeyi vuramamışlar henüz. Her ne kadar Amerika’nın ve koalisyon güçlerinin hava saldırı olsa da henüz IŞİD burada etkin ve güçlü. Öldürücü darbeyi vuramamasının nedeni ise IŞİD’ın sıkıştığı zaman şehir merkezlerine çekilmesi. Musul’a çekiliyor ve orada Sünni halk olduğu için havadan bombalanamıyor.

Bir nevi bölge halkını canlı kalkan kullanıyorlar. IŞİD Sunni Türkmenleri bırakmamaya başlamış. Çünkü Talafer’den siviller giderse Telafer’in koalisyon güçleri tarafından yerle bir edileceğini biliyorlar. O yüzden Türkmenleri bırakmayarak canlı kalkan olarak kullanıyorlar. Başbakan Haydar İbadi bundan iki hafta önce bir açıklama yapmış. Orduyu sivillerin bulunduğu bölgeleri vurmaması konusunda uyarmış. IŞİD de sivilleri bundan dolayı kullanıyor.

1-(2).20141118134629.jpg

MUSUL'DA SON DURUM

Musul çevresinde çatışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor. Kerkük’te (Kürt Bölgesi) çatışmalar devam ediyor. Irak’ın merkezi hükümetinin bulunduğu bölge olan Enbar’da çatışmalar devam ediyor. Irak Ordusu tarafından her gün ortalama 200 IŞİD militanı öldürüldüğü duyuruluyor. Peşmerge ve güvenli kaynakların verdiği bilgiler bu yönde. Ama yine de bitmiyor. Birçok bölge IŞİD’in elinde. Hala IŞİD bu bölgelerde çok güçlü...

1-(3).20141118134640.jpg

IRAK’TA BOMBALI TERÖR KORKUSU

Irak’ın tüm kentlerinde taraflar birbirlerine ya da Irak’ta bulunan dış güçler tarafları birbirine düşürmek maksadıyla bombalı araç saldırıları yapıyor. Kerkük’te neredeyse her gün bir yer bu araçlarla havaya uçuruluyor. Kerküklü siyasetçiler bu araçların en büyük hedefleri. Irak’ta bir gün içinde bu saldırılarda yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Saldırıları merkezi, parti binaları, camiler, Pazar yerleri ve resmi kurumlar.

IRAK'TA AŞİRET DENKLEMLERİ

Çok fazla çatışan grup var ama en önde gideni IŞİD. diğerleri IŞİD ile çatışmıyorlar. Irak Ordusu’na karşı çatışanlar var. Aşiretler ise devamlı yer değiştiriyor. Bazen orduya bazen de IŞİD’e destek verenler var. Sürekli IŞİD’e destek veren aşiretler var. Zaten Sunni aşiretlerin desteği olmasaydı IŞİD bu kadar başarılı olamazdı. Aslında IŞİD’i karadan ve şehir merkezinden çıkarmanın tek yolu Sunni halkı ikna etmek. Sunni halk ve aşiretleri ikna edilmediği takdirde. ABD ne kadar hava saldırısı düzenlerse düzenlesin başarı olmaz. Burası uzun vadede Afganistan ve Pakistan gibi olur. Hava operasyonlarıyla IŞİD’i temizleyemezler.

1-(4).20141118134653.jpg

BARZANİN TÜRKİYE'YE BAKIŞI

Savaştan önce Erbil (Barzani Hükümeti)Türkiye’ye yakın olduğu için Türkiye’ye karşı çok büyük bir sempati varmış. Türkiye ile ekonomik, siyasi ilişkiler çok güzelmiş. Ocak ayından itibaren Türkiye üzerinden petrol satışı gerçekleşmiş.. Süleymaniye -TALABANİ-bölgesi (Kürdistan Yurtseverler Birliği) İran’a daha yakın gözüküyor. Hem coğrafi olarak hem de siyasi olarak İran’a yakındı. Bu IŞİD’in saldırılarından sonra bizim 49 rehinemiz vardı. Bunlara yardım edemedik. Yani siyasi ve askeri yardımda bulunamadık. Bunlara yapamadığımız gibi Türkiye’den buraya bir heyet de gelmemiş. Hollanda’dan bir heyet gelmiş, Fransa Cumhurbaşkanı gelmiş. İlk defa buraya böyle üst düzey yöneticileri gelmiş. İtalya Başbakanı, John Kerry ve birçok yöneticisi de bu dönemde gelmiş ve gelmeye devam ediyorlar. Peşmerge’ye birçok ada ülkesinden silah yardımı yapılmış. Ama Türkiye’den ne bir bakan ne de bir askeri danışman henüz bölgeye gelmemiş. Dolayısıyla halk olarak Türkiye’ye çok kırgınlar. Yönetim düzeyinde de Türkiye’ye kırgınlar. Halka yani sokağa çıkıldığı zaman bunu çok net görebiliyorsunuz.Türklere özellikle de IŞİD saldırıları sonrasında kırgınlar. Belki 49 rehine bırakıldıktan sonra Türkiye’nin politikası değişirse gönül alma adına bir heyet gönderse ya da askeri destek gönderse durum toparlanabilir gözüküyor.

1-(5).20141118134705.jpg

ERDOĞAN'IN NEW YORK KONUŞMASI GERMİŞ

Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çok kızgınlar. Erdoğan, New York’ta yapılan BM Genel Kurulu’nda Kürtlere silah yardımı yapılmasını doğru bulmadıklarını söylemişti. “Maliki’ye silah verdiniz ama bu silahları IŞİD kullanıyor” dedi. Bundan dolayı çok kırgınlar. Tayyip Erdoğan’ın Kobani’ye yönelik açıklamalarına göre PKK ve IŞİD’ı aynı görmesi bu bölgede Kürtleri Türkiye'ye karşı tavırlı hale getirmiş. IŞİD ne ise PKK odur açıklamasına oldukça kızgınlar. Halk olarak kızgınlar. Yöneticilerin de dostane sitemleri var.

1-(6).20141118134715.jpg

ERBİL İŞİD'İ DURDURABİLİR Mİ ?

Daha önceki Erbil, Enfar katliamları oldu. Halk geçmişte birçok katliamlara karşı karşıya kaldığı için dersini almış gözüküyor.Peşmerge’ye de çok fazla güvenemiyorlar. Çünkü ABD desteği var ve çok güçlü silahlar gelmiş. Peşmerge de yabancı güçler tarafından eğitilmeye başlanmış. Daha önce silah varmış ama Peşmerge kullanamıyormuş. Çünkü eğitimini.Şimdi ise ciddi bir askeri eğitimden geçiyorlar. Buna rağmen sert bir İŞİD saldırısında Erbil'in tamamen direnişten uzak kaçacağına inanların sayısı bölgede çok.

KÜRTLER İRAN'A YAKLAŞIYOR

Barzani ile beraber İran Dışişleri Bakanı ortak bir basın açıklaması yapmış. Barzani, İran’ın ilk silah yardımı yapan ülkeler arasında yer aldığını söyledi. İran daha silah yardımı yaptığını açıklamadan Barzani açıkladı. Normalde diplomatik kurallara göre İran’ın açıklaması gerekiyordu. Şu an burada İran askerleri var. Özellikle Süleymaniye (TALABANİ bölgesinde) tarafında İran askerleri var. Onların bölgelerinde hep İran askeri var. İran’ın Kürdistan’a yakın olan köylerinde İran askerleri var. Peşmerge kıyafeti giyiyorlar. Ama Barzani yönetimi İran’a nazaran Türkiye’ye daha yakınmış .Türkiye'nin son tutumu buradaki birçok projeyi de İranlılara kaptırabilir gözüküyor.Ticari olarak Kuzey Irak'ta Türkiye’ye bir takım sıkıntılar yaşayabilir. Türkler artık daha rahat girip çıkamayabilir.

1-(7).20141118134726.jpg

ORDU MAHKUMLARI İNFAZ ETMİŞ

Şii milis gruplar intikam almak adına Sunni köylere saldırıyorlar. Irak Ordusu Talafer’den çekilirken, hapishanedeki bütün Sunni mahkumları öldürmüşler. Çünkü IŞİD gelince bunları serbest bırakıyor. Zamanın da bunlar çok işkence görmüş. Bir çoğunun da suçu yok. Siyasi nedenlerden dolayı Maliki zulüm etmiş bunlara. 8 yıl boyunca Sünniler dışlanmış ve hakarete uğramış. Bütün Sunni liderlere siyasi yasak getirmiş. Çekilirken Telefar ve Musul’daki mahkumları öldürmüşler. Talafer’de 80 Musul’da yine 100’ü aşkın siyasi mahkum Irak Merkezi Ordusu tarafından infaz edilmiş.

Şİİ MİLİSLER KATLİAM YAPIYOR

Şii milisler zaman zaman katliam yapıyorlar. Yaptıkları katliamları da gömüyorlar. Olaylar durgunlaştıktan sonra bu coğrafyada dünyanın en büyük toplu mezarlarının çıkacağını iddia eden çok.Türkmenler ise bu savaşta en çok kaybedenler diyebiliriz. Arada kalmış bir halk. Şii ve Sunni Türkmenler var ama onlar arasında çok ciddi bir sorun değil. Fakat Sunni Türkmenler Türkiye’ye, Şii Türkmenler İran’a yakın. Şu ana kadar aralarında bi kavga yok. Fakat Türkmenler, dışlanıyor.Telafer Irak’ın en büyük ilçesi. İl olması gerekiyor ama siyasi nedenlerden dolayı Türkmenlerin geri kalması için il yapılmamış.Telafer gibi bir yerin il olmaması gerçekten insanı şaşırtıyor. Kerkük’ün Kürtlerin eline geçmesiyle 2003 yılından beri göç devam ediyor. Şu anda Kerkük Türkmen şehri olmaktan çıkarak bir Kürt kenti haline gelmiş.

TÜRKMENLER KENDİLERİNİ GİZLİYOR

Kerkük ve diğer Türkmen kentlerine Irak'ın çeşitli bölgelerinden, Suriye'den, İran'dan ve diğer bölgelerden Kürt göçleri olmuş. Türkmenler burada çok zayıf kalmış. Türkiye Türkmenleri yanlış yönlendirdiği söyleniyor. Türkmenler, ne Araplarla, ne Kürtlerle ne de Şia ile anlaşma yoluna gitmemişler. Arafta kalmışlar. Aynı zamanda Türkmen siyasetçiler bastırılmış, ezilmeye çalışılmış politik açıdan zayıf bırakılmış.. Diğer bir nedeni ise Türkmen halkın asimile olmasından kaynaklanıyor. Erbil’de Türkmen çok ama Türk olduklarını söylemiyorlar. Amaç Kerkük’teki Türkmenleri Kürtlere bağlamak. Türkmenler bu savaşı kaybetmiş gözüküyor. Yeni bir yol haritası belirlemesi şart. Türkmenler, Araplarla mı? Yoksa Kürtlerle mi,devam edeceklerini belirlemeleri gerekiyor. Türkmenler partilerine de oy vermiyorlar. Şii Türkmenler Maliki’yi yakın gördükleri için ona oy verirler. Diğerleri Mesut Barzani’yi veriyorlar.

PEŞMERGE GERÇEĞİ GÖRMÜŞ

Barzani de 140. Maddeye göre Kerkük’te çıkmayacaklarını söylüyordu. IŞİD saldırmadan önce Kürtler kendilerine çok güveniyorlarmış. Güçlü bir orduları olduklarını düşünüyorlarmış. Ama son IŞİD saldırıları burada bir Kürt devletinin kurulmasının erken olduğunu zihinlere kazımış. Çünkü, Kürtleri ABD'siz bu coğrafyada 2 günde boğarlar. Savaşacak hiçbir ekipmanları yok. Düzenli orduları bile yok. Bu savaş Kürtlere şunu öğretmiş; Kürtlerin bağımsız olmaları için daha 20-30 yıla daha ihtiyacı var.

ABD KÜRTLERE İKİ YÜZLÜ

Barzani Ocak ayından itibaren Türkiye’ye petrol sevkiyatına başladı. Mayıs’ta ilk tanker Ceyhan’dan çıktı. Ancak petrolü satamamışlar.. Amerika ve Yunanistan ile mahkemelik oldular. Teksas’tan tanker geri döndü. Burada en çok petrolü üreten Amerikan şirketleri. 300’e aşkın ABD askeri Erbil'de. Amerika’nın konsoloslukları var. Erbil’in şehir planını bile Amerikalılar çizmiş. Uluslararası platformda Amerika desteğini çekiyor. Amerika bölgede Kürtleri kullanıyor ama Uluslar arası arenada görmezden geliyor.

ERBİL HÜKÜMETİ SIKIŞTI

Barzani'ye, 9 aydır Irak bütçesinden para gelmiyor. Irak bütçesi yüzde 17’sini bunlara veriyor. Irak bütçesi de 150 milyar doları aşkın bir para. Geçen yıl 270 milyar dolardı. 15 milyar doları aşan bir parayı Bağdat hükümeti Barzani'nin izinsiz Türkiye ile iş tutup petrol sattığı gerekçesiyle vermiyor. Barzani'nin bölgesinin tahmini 5 milyon nüfusu var. 1 milyon insan Barzani'den maaş alıyor. Türkiye’deki gibi maaşlar fazla değil. 300-400 dolar alıyor bir memur. Peşmerge 700 dolar alıyor. Öğretmen de düşük maaş alıyor. Irak’tan para geldiği zaman memurlara maaşlar yatıyordu. 1 milyon kişinin maaş alması demek ekonomide ciddi bir döngünün oluşmasını sağlıyordu. Herkes ek iş yaptığı için kazanıyorlardı. Devlet haftalık 45 litre benzin veriyordu. Gıda yardımları da yapıyor. Memurun mesaisi saat 14:00’da bitiyor. İşe gitmeyenler bile var.

Şimdi ise 9 aydır memur maaşları yatmıyor. Peşmerge ve polisin de maaşları yatmıyor. Petrol satılamadı. Dolayısıyla Türkiye’nin kendilerini sattığını düşünüyorlar. En çok Türkiye’ye güveniyorlardı.

BARZANİ BAĞDAT İLE YAKINLAŞIYOR

Barzani Türkiye'ye güvenerek sırt çevirdiği Bağdat Hükümetine bu zorlukları nedeniyle yeniden yeşil ışık yakıyor. Bağdat ile tekrar anlaşmanın yollarını arıyorlar.Bayramdan hemen sonra Bağdat'a Barzani heyet gönderdi. Eskiden Irak’ın kontrolünde petrol satışına karşıydılar. Muhtemelen de anlaşacaklar.

ERBİL TRENİ KAÇTI MI ?

Türkiye’nin burada hala bir şeyi kaçırdığı yok. Buraya bir bakan gönderip, insani yardım yaparak gönüllerini alabilir. yapabilirler. İran'ın bölgedeki aktivitesini düşürmek için Türkiye'nin mutlaka ticari anlaşmalar ve Barzani hükümetiyle iyi ilişkiler içinde olması gerekiyor. Aksi takdirde hem buradaki projeleri İran'a kaptıracak hem de Barzani'yi yeniden Bağdat ile yakınlaştırmış olacak.

KÜRT TARAFINDA SON DURUM

Kürtler her ne kadar kendi aralarında zaman zaman gerginlik yaşasalar da. Dışarıya karşı tek yumruk oluyorlar. 62 tane Kürt Milletvekili var. Bunlar birlikte hareket ediyor. Kürtler hükümeti kurdu. 21 Eylül’den itibaren de yeni hükümette bütün partiler yer alıyor. Celal Talabani’nin partisi var. Mesut Barzani ve İslamcılar var. Meclisteki bütün partilerde birlik ve beraberlik var.

Şöyle bir sıkıntı var. Süleymaniye Bölgesi KYB’ ye bağlı Peşmergeler’in kontrolünde... Burası ise Mesut Barzani’ye bağlı Peşmergeler’in kontrolünde duruyor. Savaştan sonra da tek orduya dönüştürecekler. Barzani Peşmergesi olayını kaldıracaklar.

Kürtler bu coğrafyada çok iyi bir politika izliyor. Arap ülkelerin kendilerine hayrı yok. IŞİD krizinden önce Mesut Barzani Avrupa’dan 1 ay gelmemiş. Rusya’ya,Almanya ve çok sayıda ülkeye giderek diplomasi yapmış. Namazında niyazında muhafazakar bir adam olarak anlatılıyor Barzani. Kürtlerin ÖZAL'ı olarak görülüyor. Bu savaş başladığında bütün Avrupa ülkeleri yardıma koşmuş.

SIKINTILI YOLCULUK

IRAK Dosyasını oluşturmak için , Türkmenler, Kürtler, Araplar, işgale direnen silahlı gruplar, Şiiler, Sünniler ile bir dizi röportaj yapmak için çok sayıda adrese gittik. Bir anda kendimizi casus filmlerinin içinde buluverdik. CIA’nin en çok arananlar listesinde yer alan 545 ABD Askerini Irak’ta öldüren Keskin Nişancı Birliğinin komutanlarıyla görüşmek için burada anlatılamayacak zorluk ve olaylara şahid olduk. Her bir randevu kitap konusu olacak kadar heyecanlı ve sarsıcıydı. Ama oradakilerin güvenliğini birkaç satır yazmak adına tehlikeye atmamak için bunları burada anlatmayacağız.

Gece gündüz 4 günde IRAK DOSYASI’nı tüm tarafları dinleyerek hazırlamaya çalıştık. Mutlaka eksiklerimiz vardır. Bizim bu zaman zarfı içinde gördüğümüz tek şey KAYNAYAN KAZAN IRAK’tı…


KEREM İŞKAN MERHABA ŞEHİR

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.