1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Aile kurumu tehlike altında!
Aile kurumu tehlike altında!

Aile kurumu tehlike altında!

Konya'daki Aile Mahkemesi sayısının son 5-6 yılda 2'den 5'e çıkarılmış olması, her 5 evli çiftten birinin boşanmayı tercih etmesi, aile kurumunun nasıl bir tehlike altında olduğunu gözler önüne serdi

A+A-

Evlenmenin özellikle ekonomik sebeplerden dolayı her geçen gün zorlaştığı, insanların sorumluluk almaktan çekindiği ve evliliği gözünde büyüttüğü  bu günlerde evli çiftlerin de boşanıyor olması, gelecek adına endişe veriyor. Boşanma sayısındaki artış, dikkatlerden kaçmıyor. Toplumun temelini oluşturan ve dinimizin de hassasiyetle üzerinde durduğu ve yaşatılması gerektiğini emrettiği "aile kurumu" günden güne çöküyor. Yapılan istatiksel çalışmalara göre her 5 evli çiften biri, çeşitli sebeplerden dolayı boşanmayı tercih ediyor. Özellikle hükümetin uyguladığı yanlış aile politikaları, ekonomik sebepler, aşırı istekler, şiddetli geçimsizlik, pozitif ayrımcılık, aldatma ve boşanmayı meşrulaştıran filmlerin yaygınlaşması, manevi ve geleneksel değerlerden kopuş boşanmaların en önemli nedenlerinin başını çekiyor. Konya'da bulunan 5 Aile Mahkemesi geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl içinde de yine 6 binin üzerinde dosya ulaştı. Boşanma aşamasında olan çiftler ve çocukları da aynı zamanda beraberinde büyük psikolojik sorunlar yaşıyor. Boşanmalar, tarafların ve çevrelerinin sosyal yaşantısına da ağır darbe vuruyor. Boşanma hususu, artık Türkiye'nin değişmez gündemleri arasındaki yerini alırken, sağlıklı nesillerin yetişmesi konusunda da büyük problemler yaşanıyor.

BOŞANMA SAYISI DÜZENLİ ARTIYOR

"Konya'daki boşanma oranlarının arttığına gösterilecek en net kanıt, Aile Mahkemesi sayısındaki artıştır" diyen Avukat Ömer Özler, boşanma sayısının düzenli bir şekilde artış gösterdiğine dikkat çekerek, "Konya'da 2 olan Aile Mahkemesi sayısı son 5-6 yıl içinde 5'e çıkarılmıştır. Bu sayı bile konunun ne kadar sıkıntılı bir hâl aldığını göstermeye yeter" dedi. Boşanmanın en önemli 3 sebebini belirten Özler, ekonomik sebeplerin, değerlerden kopuşun ve aldatmanın yaygınlaştığını ifade etti. Avukat Özler, daha sonra şunları kaydetti: "Bu 3 faktör, boşanmaların en önemli sebepleridir. Şiddet ise medyada yansıtıldığı kadar çok yoktur. Boşanma süreci aynı zamanda çok yıpratıcı bir zaman dilimini kapsamaktadır. Bütün safhası ile birlikte bir boşanma isteği 1-2 yılı rahat buluyor. Yargı, yavaş işliyor. Anlaşmalı olursa 2 haftada tüm işlemleri bitiyor. Maalesef, bu süreçte en fazla yıpranan çocuklar oluyor. Bize boşanmak için başvuranlara bakıyorum en fazla değerlerinden kopmuşlar. Kadın kadınlığını, erkek erkekliğini bilmiyor. Hiç biri sorumluluklarının farkında değiller. Ayrıca konuşmaları da hiç İslami özellik taşımıyor. Üzülerek bir konuyu daha belirtmek isterim ki, aldatmalardan dolayı da boşanma oranı fazla. Hem kadın hem de erkek eşini aldatabiliyor. Bu durumla çok karşılaşıyoruz."

EŞLER ARASINDA SAYGI KALMADI

Ailenin toplumun temeli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Gürcan Şevket Avcıoğlu da sağlıklı bir toplumun varlığının ancak aile temellerin sağlam temeller atılması üzerine dayandığını belirtti. "Çünkü toplumdaki, dayanışma, yardımlaşma ve iş birliği ailede başlar ve topluma yayılır" diyen Avcıoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Birlik hem insanların temel ihtiyaçlarının karşılanması hem  de güvenliklerinin sağlanması gibi bir çok işleve sahiptir. Geleneksel aile birlikleri daha geniş olarak kurulur. Sadece kadın ve erkeğin kurduğu birlikten ibaret değildir. Günümüzde modernleşme, bireyselleşme ve şehirleşme ile birlikte aile üyelerinin sayısı azaldı. İnsanlar, ihtiyaçlarını kendi başlarına sağlama noktasında daha fazla imkâna sahip olmuşlardır. Bu nedenle geniş aile sayısı azalmıştır. Aileler; kadın, erkek ve çocuklardan oluşan bağımsız birlik olma eğilimine dönmüştür. Kırsal alanlarda gelinlerin evlilik şartlarından biri aile bireylerinden mümkün olduğu kadar uzakta yaşamaktır. Hatta damat adaylarından köyde ya da kasaba değil, şehirde bir ev tutmaları istenir. Bu bireyselleşme aile içinde de kendisini göstermeye başladı. Günümüzde eşler, kendi özel hayatlarının olmasını, kendilerine ait zamanın var olmasını isterler. Eşler, eğitimleri ve  kendi kazançları sebebi ile bu tür evlilik bağlarını talep eder hale gelmiştir. Durum zamanla anlaşmazsızlıkları ve boşanmaları da artırır duruma ulaştı. Boşanma sebepleri arasında eşlerin birbirlerine saygısızlıkları gerekçe olarak gösterilebilir. Saygısızlık anlamında da evli çiftlerin birbirlerinin özel hayatına müdahalesi vardır. Hele bu müdahale eşlerin aileleri tarafından yapılıyorsa en önemli boşanma sebeplerinden sayılabilir. Boşanmanın ekonomik sebepleri de vardır. Evlilik ilişkisi, konforlu bir yaşam istemek üzerine kuruluyorsa ve bu istenilen yaşam biçimi sağlanamıyorsa beraberinde boşanmalar geliyor. Geçim sıkıntısı nedeniyle boşanmadan daha farklı bir şeydir bu. Boşanmaların artmasında kısaca bireyselleşme, eğitim, konforlu yaşam isteği, saygının azalması, geçim sıkıntısı gibi faktörler vardır. Bir de toplumda artan bir şiddet eğilimi var. Zamanla bu eğilim aileye de etki etmeye başlıyor. Toplumsal bir diğer sorun da bu."

EMRE ÖZGÜL

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum