Onun Delillerindendir...

Muzaffer Dereli

İnsan olmak ve insan kalmak… Gerçekten düşünülesi bir mana, eşsiz bir ufuk!
Yaratılışı, yaşayışı, ömrü tamamlayışı ve göçüşü düşünmek…
Geldiğimize geri gitmek…
Varış, diriliş ve hesap…
Sonra da sonuç ve buna göre yer alış…
İşte tefekkür edilesi hakikatler…
Ah biz ve nefislerimiz!
Nereye bu gidiş?
Nasıl unutur insan topraktan geliş ve toprağa dönüşü?
***
O nazenin yaratılış! Nasıl da verilmiş o ince ayrıntılar?
Bir tefekkür manzumesi geliştirmek gerekiyor; bütün bunları düşünmek ve adlanılmayacak bir sonuca ulaşmak için…
Bunun için de bir tefekkür hazinesi mi gerekli? İşte bize bu hazine: KUR’AN!
O’nun eşsiz hazinesinden bir bölüm mü isteriz bütün bu gerçekleri anlamak için?
O halde gelin beraberce okuyup tefekkür edelim yukarıdaki gerçekleri…
Öyle ya! Bizim için gönderildi bu Kur’an! Anlamak ve hayata geçirmek için…
Bakınız şu ayetlerdeki mana ve hakikatlere:
“Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor. Yeryüzünü, ölümünün ardından O canlandırıyor. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.
Sizi topraktan yaratması, O’nun (varlığının) delillerindendir. Sonra siz, (her tarafa) yayılan birer insan oluverdiniz.
Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp da, aranızda sevgi, merhamet peydah etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.
O’nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz bunda bilenler için (alınacak) dersler vardır.
Geceleyin uyumanız, gündüzün Allah’ın lûtfundan (nasibinizi) aramanız da O’nun (varlığının) delillerindendir. Gerçekten bunda, işiten bir kavim için ibretler vardır.
Yine O’nun delillerindendir ki, size korku ve ümit vermek üzere şimşeği gösteriyor, gökten su indirip ölümünün ardından arzı onunla diriltiyor. Doğrusu bunda, aklını kullanan bir kavim için (alınacak) dersler vardır.
Göğün ve yerin O’nun buyruğu ile durması da, O’nun (varlığının) delillerindendir. Sonra sizi bir çağırdı mı, hemen topraktan (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz.
Göklerde ve yerde olanlar hep O’nundur. Hepsi O’na boyun eğmiştir.” (30 Rûm Sûresi 19-26)



ADI RAMAZAN OLSUN!

Bir sofra kuralım,
Adı Ramazan olsun!
Bir ümid bulalım,
Adı Ramazan olsun!

Yine açılsın güller,
Ötsün hem bülbüller,
Gülsün minareler,
Adı Ramazan olsun!

Koşuşsun çocuklar,
Saçılsın boncuklar,
Gülüşsün o canlar,
Adı Ramazan olsun!

Gelsin dedeler, nineler,
Doluşsun delikanlılar,
Dökülsün nice inciler,
Adı Ramazan olsun!

Dizilsin o mahyalar,
Göğe baksın boyunlar,
Alsın dersler insanlar,
Adı Ramazan olsun!

Okunsun yine Kur’an’lar,
Götürsün O’nu analar,
Dinlesin onca kadınlar,
Adı Ramazan olsun!

İnilsin hep hatimler,
İnlesin bütün camiler,
Coşsun hem müezzinler,
Adı Ramazan olsun!

Tutulsun bir ay oruçlar,
Alınsın nice kazançlar,
Bilinsin onca açlar,
Adı Ramazan olsun!

Kılınsın Teravihler,
Açılsın şol gönüller,
Zikretsin Hakk’ı diller,
Adı Ramazan olsun!

Terk edilsin günahlar,
Dönsün eve babalar,
Çiçek açsın sofralar,
Adı Ramazan olsun!

Kadir olsun bir gecesi,
Masal olsun binbir hecesi,
Var mıdır acep böylesi,
Adı Ramazan olsun!

Yanık olsun yürekler,
Ulaşsın Rabbe dilekler,
Secdeye konsun bilekler,
Adı Ramazan olsun!

Okunsun Salât-ü Selâmlar,
Ulaşsın göklere sevdalar,
Beyaza bürünsün karalar,
Adı Ramazan olsun!

Bayram olsun sahurlar,
Niyaz dolsun seherler,
Güzel olsun niyetler,
Adı Ramazan olsun!

Tatlıca olsun iftarlar,
Buluşsun dostlar, yakınlar,
Barışsın hem dargınlar,
Adı Ramazan olsun!

Beklensin son bölümü,
İtikâf olsun on günü,
Yapılsın hem bayramı,
Adı Ramazan olsun!

Versin herkes fıtrını,
Zengini de zekâtını,
Güldürsün fukarasını,
Adı Ramazan olsun!

Kucaklaşsın Mü’minler,
Unutmasın gönüller,
“Yine gel” desin diller,
Adı Ramazan olsun!
 
28.07.2012 / 9 Ramazan 1433 Konya

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.