1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Asıl soykırıma Türkler uğradı!
Asıl soykırıma Türkler uğradı!

Asıl soykırıma Türkler uğradı!

Karabağ Savaşı'nda yer alan ve Azerbaycan'da çeşitli devlet kademelerinde görev alan Prof. Dr. Mezahir Avşar, "Ermenilerin söylediği gibi 1 buçuk milyon Ermeni'nin o şartlar altında öldürülmesi imkansız. Bugün asıl konuşmamız gereken Türklere yapılan soyk

A+A-

RÖPORTAJ: BERKHAN PARLAK

TÜRKLER GEÇ UYANDI

1988 yılında başlayan ve 1994 yılında sona eren, Ermenistan Cumhuriyeti ve Azerbaycan ile arasında gerçekleşen kanlı Karabağ Savaşı'nda bizzat yer alan, Bakü'de Kültür Bakanlığı ve Bilimler Akademisi gibi devletin önemli kademelerinde görev almış Prof. Mezahir Ertuğ Avşar ile Ermeni meselesini ve soykırım iddiaları hakkında konuştuk. Avşar, Ermeni lobisinin ortaya attığı sözde soykırıma karşı Türk lobisinin geç uyandığını söyledi.

ASIL SOYKIRIMI ONLAR  YAPTI

Sözde Ermeni soykırımını kabul eden ülkelerin kanlı tarihine dikkat çeken Avşar, “Kıbrıs'ta bini aşkın Türk'ü Yunanlılar katletmesi soykırım değil mi? Ruanda ve Kongo'da 10 milyondan fazla insanı katleden Belçika değil mi? 1 buçuk milyon Cezayirli'yi öldüren Fransa değil mi? 750 bin Avustralya yerlisi Aborjinleri Türkler mı yoksa İngiltere mi katletti? Kırım Türklerini,Çeçenleri, Çerkezleri, İnkuşları, Abaza ve Gürcüleri Ahıskalıları ve Azerbaycanlıları memleketlerinden Ruslar sürdü. Bu ülkeler hangi yüzle Türkler katliam yaptı diyebiliyor” diye konuştu

**Öncelikle sözde soykırım iddialarını konuşmadan önce Ermeni meselesi nasıl ortaya çıktı?

-Bu problem genelde 19. yüzyılın başlarında ortaya çıktı diye anlatılır. 19. yüzyılın başlarında Ruslar, Balkanlar ve Kafkaslar üzerinden bir işgal hareketi başlattı. Bu işgal politikasının amacı Osmanlı'yı zayıflatmak ve Osmanlı'nın bünyesinde bulunan gayrimüslim halkları kendi tarafına çekmektir. Herkes biliyor ki bu politikanın neticesinde Yunanistan., Bulgaristan, Romanya, Sırbistan Makedonya Osmanlı'dan kopmuştur. Sadece Ruslar değil, Avrupalılar da böyle bir politika izlemişlerdir. 18. yüzyılın sonundan itibaren Hristiyan dünyası Osmanlı'ya karşı aynı fikirde ve aynı tarafta olmuşlardır. Amaçları Osmanlı'yı parçalayarak ortadan kaldırmaktı. Peki bunu nasıl yapacaklar? Baktılar ki dışarıdan bunu yapmaları zor. İçten de bazı güçlerin bunlara yardım etmesi lazım. Dolayısıyla yıllardır Osmanlı'nın bünyesinde rahatça yaşamını sürdüren gayrimüslimleri Osmanlı'ya karşı kışkırtma politikasını izlediler. Genelde o dönemde Anadolu'da olan misyonerler din üzerinden gayrimüslimlere bazı şeyleri aşıladılar. Doğu Anadolu'da Ruslar etkin bir şekilde gayrimüslimlerle irtibat halindelerdi. 'Siz hareketlenin. Osmanlı zaten hasta adam. Osmanlı'ya isyan başlatın ve size devletler kuralım' diye Ruslar ve Avrupalılar misyonerler üzerinden Osmanlı'daki gayrimüslümleri ayağa kaldırmaya çalıştılar. Aslında bunu da başardılar. Bir tek Ermeniler ve Kürtler ile başaramadılar.

ERMENİLER DEVLETİNİ SEVİYORLARDI

**Ermenilerin Yunanlılar gibi diğer etnik gruplara göre Osmanlı'dan kopmasının daha geç ve zor olmasının sebebi neydi?

-Ermeniler Osmanlı'da özgürce yaşadıklarının farkındalardı. Tüm Ermenileri bir tutmamak gerekiyor. Aynı dine mensup Bizanslar bile Ermenilerin İstanbul'a girmesini yasaklamıştı. Fakat Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u aldığında burada tüm halkların özgürce yaşayabileceğini söyledi. Ermeniler bütün bunları görüyordu. Kendilerine böylesine iyilikler yapmış bir devletten kim kopmak ister ki? Bu kışkırtmaya çalıştıkları gruplara bir de Kürtleri eklediler. Halbuki Kürtler bizim öz Müslüman kardeşlerimiz. Ancak onları da bu politikaya kurban ettiler. Halen de Kürtler üzerinden bu politikalarına devam ediyorlar. Yunanistan gibi ülkeler bu politikalar neticesinde kuruldu. Ancak Ermenileri bir türlü koparamadılar. Ermenilere de 'Büyük Ermenistan' denilen bir toprak sözü verdiler. 'Size bir devlet kuracağız' dediler. Bunu da kısmen yaptılar. Günümüzde, Rusların Ermenilere verilen sözün tersi olarak, Anadolu'nun dışında bir Ermenistan Cumhuriyeti var. Ama yine Azerbaycan'da, yani Türk topraklarında kurdular.

**Osmanlı'daki Ermeniler devletine bu kadar bağlı iken birden nasıl düşmanca tavırlar sergiledi?

-Önce misyonerler Ermeni çocuklarını Avrupa'nın önemli üniversitelerine eğitim almaları için gönderdiler. Özellikle Robert Koleji'nde eğitimini alan Ermeni çocuklarının hepsinin beyinlerini yıkadılar. Bu çocuklar doktor ve mühendis olarak geri döndüklerinde onlar bir militan gibi geri dönmüşlerdi. Onların kafasında belli bir politikayı hayatı geçirmek için bir idea oluşmuştu. Bu kişiler geri döndüklerinde Ermeni halkını ayaklanmaya teşvik ettiler. Bu ayaklanmaları biz 19. yüzyılda görmeye başladık. Rusların Osmanlı topraklarındaki işgalleri, Osmanlı'da o toprak sözünü verdiği gayrimüslimleri heyecanlandırmaya başladı. 19. yüzyılın sonunda özellikle Avrupa'da eğitim almış Ermeniler, Hınçak Partisi'ni kurdular. Hınçak Partisi sağ olarak görünen dini zemin üzerine kurulan bir örgüt. Hınçak sözü Ermenice'de 'çan sesi' anlamına gelmekte. Bundan 3 sene sonra da, Taşnaksutyun Partisi'ni kurdular. Bu parti de daha çok sosyal-demokrat zeminli bir parti. Birisi dini diğeri ise sosyal demokrat. Ancak bunların amaçlarında hiçbir fark yok. Tüzüklerinde farklı şeyler olsa da kafalarında, Osmanlı'dan toprak koparıp devlet kurmak yatmaktadır. Bu konuda şu iki parti birbirlerine desteklerde de bulunuyorlardı.

VAR OLMAYAN BİR BUÇUK MİLYON ERMENİ

**İsyan hareketleri nasıl başladı?

19 yüzyılın sonuna doğru isyanlar baş gösterdi. Aslında bu isyanlar Kaynarca Antlaşması'ndan sonda başlayan isyanlardır. Osmanlı'nın bünyesinde bulundurduğu gayrimüslimlere gerektiği hakları tanıması  maddesi Osmanlı'ya çok büyük zarar verdi. Bir madde daha var. Kimsenin dikkatini çekmez ama madde şöyledir: Hristiyan Ermenilerin, Müslüman Kürt ve Çerkeslerden korunması. Ermeniler neden onlardan korunuyordu ki? Ama biz bunu bir de 1915'te tehcir zamanında görüyoruz. Tehcir döneminde Ermenilere saldıran örgüt kimdi? Dile getirmiyorlar ama ben söyleyim, saldıranlar Kürt aşiretleriydi. Hatta Ermeniler ile birlikte onları koruyan Osmanlı jandarmaları da öldürülmüştür. Bütün bunların hepsinin Türklerin aleyhine yazılması haksızlık. 1914'te Osmanlı'da bir nüfus sayımı gerçekleştirildi. Bu nüfus sayımını yapanlar, aralarında Ermenilerin de olması şartıyla Fransız bir kurum idi. O dönem Osmanlı'da Ermeni nüfusu 1 milyon 293 bin. Osmanlı toprakları o dönem genişti. Peki Anadolu'da ne kadar vardı. Anadolu'da 800 bin kadar Ermeni nüfus vardı. Bunlardan bir kısmı Ruslar Anadolu'ya girerken, Rus askerlerinin üniformalarını giyinerek Türklere karşı savaştılar. Bu savaşanların sayısı 200 bine yakın. Kendilerine de 'İntikam Taburları' dediler. Geriye 500 bin küsür Ermeni kalıyor. Bu geriye kalan 500 binin de, 400 bin kadarı tehcire maruz kalmış ve bunların bir kısmı hastalıktan ölmüş, bir kısmı belli çetelerin saldırısına uğramış ve bir kısmı da günümüzde yaşayan Ermeniler. 90 bin kadar Ermeni de Anadolu'da kalmıştır. Onlara kimse dokunmamış. Tehcir sırasında öldürülen Ermenilerin sayısı 100 bini aşmıyor. Kalkıp da bunu 1 buçuk milyon olarak göstermek insanlığa bir hakarettir. Zaten Ermeni lobisi yaklaşık her 10 yılda bir bu rakamları artırarak değiştirmiştir.

**Tehcir kararından önce yaşanan olaylardan bahsedelim. Osmanlı'yı savaş halindeyken böyle bir askeri karar almasına iten sebepler neydi?

-Tehcir neden başkalarına karşı yapılmadı da Ermenilere karşı yapıldı? Osmanlı Sultanı'na suikast organize ettiler. Banka soygunculuğu yaptılar. Bunlar azmış. Anadolu'nun çeşitli yerlerinde isyan çıkarttılar ve Müslüman Türk, Kürt ve Çerkezleri katletmeye başladılar. O dönemde Osmanlı çeşitli cephelerde savaşıyordu. Köylerdeki erkeklerin hepsi savaşa gitmişlerdi. Köylerde kalanlar ihtiyarlar, kadınlar ve çocuklardı. Ermeniler bu kadınları ve çocukları katlettiler. İnsanlar bunu söylemek istemiyorlar. 'Bizim Ermeni nüfusumuz var. Onlar kırılır, üzülür' diyorlar. Bizim Ermeni vatandaşlarımıza çok büyük saygımız var. Onlar bu gerçeklerin hepsini iyi biliyorlar. İyi bilmeseydiler Taksim'de Ermeni bir vatandaş ASALA'nın yaptığı terör eylemlerine karşı kendini yakmazdı. Biz Ermeniler dediğimizde tüm Ermenileri kastetmiyoruz.

TEHCİR POLİTİKASINI BİR ÇOK ÜLKE UYGULADI

**Ermeni çeteleri sürekli Osmanlı'yı rahatsız ediyordu denilebilir mi?

-Savaş geliyor, Doğu Anadolu'ya mühimmat taşıyorsun, Ermeni çeteleri bu mühimmatı talan ediyorlar. Askerleri öldürüyorlar, köylere saldırıyorlar, insanların mallarına el koyuyorlar. Peki olaylar bu noktaya gelmişken ne yapılabilir? Dünyanın gelişmiş bir çok ülkesi bunu yaptı. Hepsinin tarihini araştırın, böyle askeri bir taktik olan tehcir kararını herkes uygulamıştır. Osmanlı da uygulamak zorunda kaldı. Ermeniler zaten Osmanlı toprağı olan Suriye'ye göç ediyor ve geri dönebilirsiniz diye de bir hak tanıyor. Geri dönenler de oldu. Bunu bir soykırım olarak lanse etmek çok büyük bir terbiyesizliktir. Ermeni lobisi bununla yaşıyorlar. Ermeni halkını bu işin içine hiç katmamaya özen gösteriyorlar. Ermeni halkı sesini çıkartamıyor. Seslerini çıkartsalar bütün dünyaya bunun bir soykırım olmadığını haykırırlar. Ancak onlar Avrupa'daki Ermeni lobisinin ve günümüzdeki katil,c ani Ermenistan yöneticilerinin esiri durumunda.

**Sözde soykırım konusunda Türkiye'nin kendisini gerektiği gibi savunduğunu söyleyebilir miyiz?

-Bunlar bir katliam meraklısı. 24 sene önce Hocalı katliamı yapan birisi hangi yüzle çıkıp Osmanlı 100 sene önce bizlere katliam yaptı diyebiliyor. Hocalı niye unutuldu? Bunu hiç dile getirmezler. Bugün Azerbaycan topraklarının yüzde 20'si Ermenilerin işgali altında. Kimse bunu çıkıp konuşmuyor. Ermeniler 100 senedir bizim dedelerimize iftira atıyorlar. İşin kötü yanı şu ana kadar bunlara cevap veren olmamış. Arşivleri şimdi açıyoruz. Niye 50 sene 100 sene önce, bu iddilar ilk ortaya atıldığı zaman açılmadı. Kitaplar yazılması, belgeler yayınlanması lazımdı. Sadece Osmanlı arşivleri değil. Rusya'da da büyük arşivler var. Ermenilerin Van'da, Erzurum'da, Bitlis'te, Batman'da, Muş'ta yaptığı katliamları Ruslar görmüş ve bunları not almıştır. Ruslar bunlara mahkeme kurup ölüm cezası bile vermişlerdir. Rus komutanların Çar'a rapor ettiği konular var. Ermenilerin bu vahşiliğinden bıktık, diyorlar. 'Artık bunların vahşiliğine tahammül edemiyoruz. Bunlar durduk yere Türk kadınlarını ve çocuklarını katlediyorlar. Köyleri yakıyorlar' diye bizzat Rus komutanları Çar'a mektup yazmıştır. Putin'in arşivinde bu yazışmalar var, ancak gerçekler onun işine yaramıyor. Kendisinin eli Çeçenlerin,Ukraynalıların ve Tatarların kanına bulaşmış.

ASALA DA PKK DA AYNI

**Sürekli ASALA'nın PKK ile olan ilişkisinden bahsediliyor. Siz bu konuya nasıl bakıyorsunuz?

-Yüzyıllardır Avrupa'nın politikası değişmedi. PKK'nın arkasında duran, onlara silah veren kim? Avrupalılar ve Ruslar değil mi? ASALA eli kanlı Ermeni terör örgütüdür, onlarca Türk diplomatını katletmiştir. Aynen yüzyılın başındaki Taşnaksütyün ve Hınçak gibi, 70'li yıllarda hortladı, 84 yılında kılıf değiştirerek PKK üniformasına büründü. Bunlar aynı amaca hizmet eden terör örgütleri. Aynı merkezden yönetilir, eğitilir ve silahlandırılır. Türk düşmanları düzenli bir şekilde yorulmadan, bıkmadan çalışıyorlar.  Biz eski Sovyetler Birliği'nde yaşadığımız için Rusların PKK'ya nasıl yardım ettiğini, PKK'nın kurucularının kimler olduğunu çok güzel biliyoruz. Rusya'nın eski KGB başkanı Primakov'un Abdullah Öcalan'la kaç defa görüştüğünü biz iyi biliyoruz.

SOYKIRIMI KABUL EDENLERİN KANLI TARİHİ

**Bugün sözde Ermeni soykırımını kabul eden 25 ülke bulunuyor. Bu rakam Ermeni lobisinin başarılı olduğunu mu gösteriyor?

-Sözde Ermeni soykırımını kabul eden ülkelerin tarihine bir bakın. Asıl kendilerinin soykırım yaptığını biliyoruz. Amerikan yerlilerini kimler katletti? Hristiyan Avrupa Yahudilerini katlederken Osmanlılar onlara kucak açtı. Kıbrıs'ta bini aşkın Türk'ü Yunanlılar katletmesi soykırım değil mi? Yine Osmanlı'nın yıkılış sürecinden yararlanmak isteyen Yunanlılar Mora'da 20 bin Türk'ü öldürmesi soykırım değil mi? Balkan savaşlarında 5 milyonun üzerinde Müslüman Türk katledildi, malına ,mülküne el konuldu.1 Dünya Savaşında Anadolu'da, Güney Kafkasya ve Azerbaycan'da Ermeni komutanları tarafından 4 milyonun üzerinde Türk katledildi. Ruanda ve Kongo'da 10 milyondan fazla insanı katleden Belçika değil mi? 1 buçuk milyon Cezayirli'yi öldüren ve 1. Dünya Savaşı sırasında 900 bin Afrikalı'nın ölümüne sebep olan Fransa değil mi? Namibya'da 132 bin yerli halkı katleden Almanya değil mi? 250 bin Alman mülteciyi ölüme terk eden Danimarka değil de Türkiye mi? 750 bin Avustralya yerlisi Aborjinleri Türkler mı yoksa İngiltere mi katletti? 30 bin muhalifi infaz ettiren Lenin değil mi? Yine Türkleri trenlere doldurup Sibirya'ya süren, 500 bin Müslüman Türk'ün ölümüne sebep olan, 1 buçuk milyon Afganlı'yı öldüren, Çeçenistan'da 200 binin üzerinde sivili öldüren Rusya değil mi? Şimdi bu ülkeler hangi yüzle Türkler katliam yaptı diyebiliyor?

Prof. Mezahir Ertuğ Avşar Kimdir?

Azerbaycan/Karabağ'ın Avşar Köyü'nde doğdu. Liseyi bitirdikten sonra, Azerbaycan Devlet Ressamlık okulundan mezun oldu. Eğitimine St. Petersburg Endüstriyel Sanat Akademisi'nde devam etti. Polonya'da 6 ay özel askeri eğitim aldı. Doğu Almanya'da 1 buçuk sene kalarak askerliğini tamamladı. Daha sonra Bakü'de Azerbaycan Kültür Bakanlığı'nda, Bilimler Akademisi'nde çalıştı ve çeşitli dergilerde sanat editörlüğü yaptı, üniversitelerde öğretim üyesi olarak görev aldı. Karabağ Savaşı'nda bizzat yer alarak savunma birliklerinin kurucusu olan Avşar, daha sonra Selçuk Üniversitesi'ne atandı ve Güzel Sanatlar Fakültesi kuruculuğunda yer aldı. Konya'da ve çeşitli illerde Ermeni meselesi ve Hocalı katliamı ile ilgili konferanslar verdi. Halen S.Ü. Sanat ve Tasarımı Fakültesi'nde görevini yürütmektedir.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.