Zengin, fakir dayanışmasını sağlıyorlar: AYDER

Şehre Hizmet Edenler başlıklı Ramazan serimizin bugünkü konuğu AYDER Anadolu İnsani Yardım Derneği oldu. AYDER Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erdim: “Avrupa’nın böyle bir derdi yok, hiç olmadı. Yetimlere el uzatmak, mazlumlara umut olmak bizim görevimiz”

Dünyanın herhangi bir yerinde, savaş, açlık, yoksulluk, zulüm görmüş, yaralanıp sakat kalmış insanlara yardım ulaştırmak amacıyla 2005 yılından bu yana faaliyetlerini yürüten AYDER Anadolu İnsani Yardım Derneği, Şehre Hizmet Edenlerin bugünkü konuğu oldu. AYDER Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erdim, “Esasen Anadolu’muzun, milletimizin yardımlarını mağdur ve mazlum coğrafyalara ulaştırmayı kendimize bir vazife addettik. İslam coğrafyalarına baktığımızda onlarca savaştan, gözyaşından ve felaketten bahsedebiliriz. Dolayısıyla yetimler, dul kadınlar bizim coğrafyamızdan çıkıyor. Yani bir Fransa'da, bir Almanya’da böyle bir sorun yok. Dolayısıyla yetimlere el uzatmak, mazlumlara umut olmak bizim görevimiz. Biz ki 6 yüz yıl bu ümmetin birliğini sağlamışız. Şu an mağdur tüm coğrafyaların yöneticisi, amiri olmuşuz. Bakınız bizim bir vali ile 6 yüzyıl idare ettiğimiz topraklar şu anda zalimlerin sömürüleri altında. Biz de dernek çalışmalarımızda kardeşliğimizi tekrar hayata geçirmek için yola çıktık” ifadelerini kullandı.

AVRUPA’NIN BÖYLE BİR DERDİ YOK

**İlk olarak derneğinizden bahseder misiniz?

-AYDER; açılım olarak Anadolu İnsani Yardım Derneği, tamamen Konya'nın öz evlatları ve öz sermayesi ile kurulmuş bir dernektir. Herhangi bir şubemiz yok; herhangi bir ilin de şubesi değiliz. 2005 yılında bir takım esnaf, öğretmen, sanayici arkadaşlarımızın bir araya gelmesi ile kurulan 17 yaşında bir derneğiz. Kuruluş amacımızı da yurt dışındaki mahsun coğrafyalara el uzatmak olarak ifade edebiliriz. Esasen Anadolu’muzun, milletimizin yardımlarını mağdur ve mazlum coğrafyalara ulaştırmayı kendimize bir vazife addettik. İslam coğrafyalarına baktığımızda onlarca savaştan, gözyaşından ve felaketten bahsedebiliriz. Dolayısıyla yetimler, dul kadınlar bizim coğrafyamızdan çıkıyor. Yani bir Fransa'da, bir Almanya’da böyle bir sorun yok. Dolayısıyla yetimlere el uzatmak, mazlumlara umut olmak bizim görevimiz. Biz ki 6 yüz yıl bu ümmetin birliğini sağlamışız. Şu an mağdur tüm coğrafyaların yöneticisi, amiri olmuşuz. Bakınız bizim bir vali ile 6 yüzyıl idare ettiğimiz topraklar şu anda zalimlerin sömürüleri altında. Biz de dernek çalışmalarımızda kardeşliğimizi tekrar hayata geçirmek için yola çıktık. Benim esasen insani yardım çalışmaları yapan vakıf ve derneklere şöyle bir bakış açım var: Bizim 100 yıl önce gövdemizle başımız birbirinden ayrılmış. Boynumuzdan bir kılıç darbesi almış ve son nefesimizi vermişiz. Fakat bugün görüyoruz ki gövde bir tarafta çırpınıyor, baş bir tarafta. İşte bu dernekler ve vakıflar tekrar bu gövde ve başı birleştirmek için çalışan kılcal damarlar olarak görev yapmaktalar. O büyük medeniyeti tekrar diriltmek için adım adım çalışıyoruz. Emin olun devletin gitmediği yerlere gidiyoruz. Dediğim gibi İslam kardeşliğini yaşatmak için bu dernek ve vakıf çalışmaları çok önemli. Biz batının emperyal güçleri gibi öldürmeye, sömürmeye değil; diriltmeye gidiyoruz.

BİRİNCİ ALANIMIZ SAVAŞ BÖLGELERİ

**Ne tür çalışmalara imza atıyorsunuz?

-Oradaki kardeşlerimizin hayatta kalabileceği, dinlerini koruyabileceği faaliyetler neyse bizler o çalışmalara imza atıyoruz. Her türlü ihtiyaca yönelik çalışmalarımız var. Okuldur, işyeridir, ticarethanedir, su kuyusudur akla gelen birçok alanda hizmet kalemimiz var. İlgilendiğimiz yetimler var. Belli noktalarda yetimhaneler kuruyoruz. Bunların yanında mültecilere yönelik de çalışmalarımız var. Fakat şunu söyleyeyim ki çalışmalarımızın oran olarak yüzde 90'ı yurtdışı ağırlıklı. Birinci alanımız savaş bölgeleri. İkinci alanımız kuraklık ve fakirlik içindeki ülkeler. Bazı alanlarda misyonerlere karşı da irşad çalışmalarımız var. Biz toplamda 36 ülkede çalışıyoruz. Bu ülkelere özellikle Ramazan ayında gideriz. Bir de Kurbanda gideriz. Ramazana özel çalışmalarımız olarak şu anda 17 ülkede iftar sofraları kuruyoruz. İnşallah bu sofralarımız bayram sabahına kadar olacak. Özellikle biz bağışçılarımızın yardımları kendi elleriyle ulaştırmalarını önemseriz. Bunun için yardım götürdüğümüz bölgelere gönüllülerimizle birlikte gideriz. Gönüllülerimiz de gittikleri ülkelerden raporlar toplarlar. Yardımlarımızı o raporlar çerçevesinde yapıyoruz. Yine gıda bankası diye bir projemiz var. Bu projeyle bağışlar alıyoruz. Bağışta bulunan hayırseverlerimize vergi muafiyeti sağlanıyor. Bu durum da teşvik edici bir durum. Fakat şu var: Bizim bağışçılarımız genel itibariyle zengin iş adamları değil. Daha çok asgari ücretle çalışan insanlardan gelir bize bağışlar. Allah onlardan razı olsun.

ÇALIŞMALARIMIZDA YENİ BİR MEDENİYETİN AYAK SESLERİNİ DUYUYORUZ

**Yaptığınız çalışmalar sizde nasıl bir hissiyat meydana getiriyor?

-Dünyada baktığımızda bu konuyu kendine sadece Türkiye'deki kuruluşlar dert ediniyor. Bu da elbette kadim tarihimizin bize bıraktığı mirasın bir tezahürü. İşte 3 yüz yıllık Selçuklu, 6 yüz yıllık Osmanlı hâkimiyeti bize bunu gösterir. Bundan dolayı da Allah, bize vermiştir bu görevi. İnşallah yaptığımız çalışmalarla yeni bir medeniyetin ayak seslerini duyuyoruz. Güzel çalışmalar yapıyoruz. Eğitim üzerine faaliyetlerimiz var. Mesela yardıma gittiğimiz ülkelerden yurdumuza okumaya getirdiğimiz öğrenciler var. Öyle ki 6 sene önce Türkiye’ye getirip tıp okuttuğumuz bir genç şu an Filistin’de doktorluk yapıyor.

MİLLET OLARAK SORUMLULUĞUMUZ VAR

**Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

-Namaz kılmak, oruç tutmak nasıl ki bir emirse infak da bir emir. Yine az sadaka çok belayı def eder diyoruz hani. Çalışmalarımızı bu şuurla yapıyoruz. Biz Allah için verdikçe Allah da bize veriyor. Yani şu andaki Türkiye ekonomisiyle 36 tane ülkeye yardım götürmek kolay değil. Bu yardımları yapan Türkiye’deki 16-17 dernekten birisiyiz. Bu bereket sadece maddiyatla ifade edilemez. Dediğimiz gibi bizim millet olarak sorumluluklarımız var. Son olarak da şunu ifade etmek istiyorum: Afganistan'daki yetimhanedeki çocuk eğer Konya'daki ablasından yardım gelmezse bilsin ki yarın aç. Burkina Faso’daki bir muhtaç Konya'daki Ahmet amcamın verdiği fitreyle yarınki iftarını yapacak. Buna inanın. Türkiye umududur o bölgelerin.

EYYÜB KARAKUZU

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ramazan Haberleri