Zayıflarken asla bunları yapmayın!

.

Kilo verme sürecinde sadece beslenme ve fiziksel aktiviteye dair düzenlemeler yaptığımızda meselemiz çözülüyor mu? Yoksa yine sıkıntılar yaşıyor muyuz?     Yaşıyorsak o zaman problem nerede? Olayın bir de psikolojik boyutu var değil mi? Mideniz mi aç, yoksa beyniniz mi? Yaşadığınız duygusal bir açlık mı yoksa bedenen mi açsınız? Kafanızda soru işaretleri oluştuysa gelin o zaman bir de olayı psikolojik boyutlarıyla inceleyelim.

ASLA pes etmeyin.

Kaybetmekten mi korkuyorsunuz; kaybedin. Düşmekten mi korkuyorsunuz; düşün. Yaralanmaktan mı korkuyorsunuz; yaralanın. Ama her zaman yeniden ayağa kalkıp, yeniden başlayabilin. Yaptığınız diyeti bozduğunuzda, kilo vermeniz gerekirken veremeyip hatta kilo aldığınızda kendinizi mutsuz ve yenik hissederek nasıl olsa yapamıyorum düşüncesi yerine yapmanız gereken vazgeçmeden devam etmektir.

Gün içinde yemek hayali kurmayın.

Yemek düşünmek iştahı açar. Çok fazla yemek sitesi takip etmek de iştahı açar. İştahınız açıldıktan sonra da yüksek kalorili yiyeceklerin yenmesi de kaçınılmaz olur. Peki ne yapabiliriz? Aklınıza yemek düşüncesi geldiği an algı ve düşüncenizi farklı konulara çekebilirsiniz. Mesela kitap okuyabilirsiniz, arkadaşınızla telefonda görüşebilir ya da kendinizi mutlu edecek yiyecek dışı alışverişler yapabilirsiniz.

Kendinizi MAHRUMİYET psikolojisine sokmayın.

Mahrumiyet duygusunu yenebilmenin en etkili yolu yiyeceklere yasak gözüyle bakmamaktır. Bu nedenle hangi diyeti yaparsanız yapın yiyeceklere yasak gözüyle bakmayın. Yasak insanı her zaman cezbeder. Yasak olduğunu düşündüğünüz yiyeceğin çok daha fazla hayalini kurarsınız, bu da ne yazık ki iştahınızı daha çok açar. O zaman ne yapmalı? Yasak olduğunu düşündüğünüz yiyeceklerden porsiyon kontrolü yaparak yemeyi başarabilirseniz hem o yiyecekten mahrum kalmaz hem de diyetinizi bozmamış olursunuz.

Yemeğinizi saate göre yemeyin, vücudunuzun sesini dinleyin.

Bu demek değil ki çok acıkın. Yemek sinyalini hisseder hissetmez 10 dakika içinde yiyin. Eğer açlığınızı çok ertelerseniz bir sonraki öğünde iki kat daha fazla yersiniz. Burada söylemek istediğim saate göre yemek yerseniz aklınız hep yiyeceklerde kalır. Ve sonrasında sadece yemek için yaşamaya başlarsınız. Ama yemeği vücut saatinize göre ayarladığınızda yaşamak için yersiniz.

DİYET aç kalmak demek değildir.

Bir gün içerisindeki bütün yediğiniz şeyler sizin diyetinizi oluşturuyor. Bu yüzden diyetiniz çok sağlıksız da olabilir ya da sağlıklı da burada temel olay belli bir dönem aç kalıp zayıflamaktan ziyade doğru beslenmeyi öğrenmek ve bunu alışkanlık haline getirmektir. Yemek yemek öğrenilmiş bir davranıştır. Ve bu davranıştaki yanlışlar da düzeltilebilir. Zaten zayıflama sürecinde yapılması gereken bu yanlışların fark edilip değiştirilmeye çalışılmasıdır.

KÜÇÜK HEDEFLER KOYUN, büyük düşünün, gerçekçi olun.

Kilo verirken kendinize ulaşılabilir ve küçük hedefler koyun. Örneğin ayda 10 kg vermeliyim diye işe başlarsanız ayda 2 kg verdiğinizde ben bunu yapamıyorum deyip diyeti bırakma olasılığınız çok fazla. Ama ayda 2 kg verme hedefi koyup 2-4 kg verdiğinizde hem daha mutlu hem de başarabiliyorum hissiyatı içerisinde olursunuz. Ve kilo verme sürecinde tartıya çıktığınızda kilo verdim diye sevinip kendinizi çok rahat bırakmayın ya da yine kilo veremedim diye üzülüp yine başaramadım diyet yapsam da bir yapmasam da diyerek pes edip vazgeçmeyin. Bu yüzden kilo verme sürecini duygularınızla değil, mantığınızla devam etmelisiniz.Kilo verdiğinizde, ‘Ben ne yaptım da kilo verdim, aynı şekilde devam etmeliyim’ demelisiniz. Kilo veremediğinizde de ‘Ben ne yaptım da kilo veremedim’ deyip hatalı davranışınızı bulup düzeltmelisiniz ki kilo vermeye devam edebilin. Unutmayın ki bu süreçte beslenme, fiziksel aktivitenin yanında AZİM. ÇABA ve SABIR da çok önemli…

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri