Konya Şehit Aileleri Derneği Başkanı Cafer Can ve dernek üyeleri, gelen her yeni şehit haberinde yüreklerinde ateşin biraz daha alevlendiğini belirterek, terör belasının bitirilmesi için daha kaç ailenin ocağına ateş düşeceğini sorduÖnceki gün Diyarbakır’da terör örgütü PKK’nın hain saldırısı sonucu şehit düşen askerler, düzenlenen askeri törenin ardından cenazeleri defnedilmek üzere memleketlerine gönderildi. 13 ailenin daha ocağına ateş düştüğünü söyleyen Konya Şehit Aileleri Derneği Başkanı Cafer Çelik, şehit haberleri ile bir defa daha yüreklere ateş düştüğünü, ateşin biri hükmünü yitirmeden, kor olmadan yeni bir ateşle daha kavrulduklarını söyledi.
Şehit aileleri olarak 13 şehit, 7 yaralı haberini duyduktan sonra bir defa daha yıkıldıklarını yineleyen Konya Şehit aileleri Derneği Başkanı Cafer Çelik, “Şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailelerine başsağlığı, yaralı askerlerimize de Allah’tan acil şifalar diliyorum. Şehit aileleri olarak bugün yıkıldık. Haberleri izleyince 13 şehit 7 yaralı haberini duyduk. Ne söyleyeceğimizi, ne yapacağımızı bilemiyoruz. Artık söylenen sözlerin bir anlamı yok, yüreklerimiz yanıyor. Vahşice bir durumla karşı karşıyayız. Yıllardır terör örgütü can almaya, kan akıtmaya devam ediyor. Biz, terörün durdurulması için yıllardır çırpınıyoruz. Memleketin en önemli sorununun terör olduğunu söylüyoruz. 2009 yılında bir açılım çalışması yaptılar. Bu açılıma karşı çıkmıştık dernek olarak. Terörle konuşularak, teröre taviz verilerek bir yere varılamayacağını, ancak silah gücü ile terörün sindirilebileceğini söylemiştik. Bu açılımın eserleri şimdi bunlar. Açılım meyvelerini şimdi vermeye başladı. Şu anda bu açılımın meyvesi 13 şehidimiz” diye konuştu.
“Mecliste terör örgütünün uzantıları şımartıldı. Onlara ceza verilmedi, istedikleri gibi mecliste hakaretler ettiler, bizleri aşağıladılar” diyen Cafer Çelik, “Fakat karşılığında hep hoşgörülü olma tavrı tutuldu. Sonra meclise de gelmez oldular, kendilerince özerklik ilan ettiler. Toplumsal bir isyana başvurdular. Oradaki askerimizi, polisimizi taşla, sopayla dövdüler, bununla da yetinmeyip öldürdüler. Bir milletvekili polisimize tokat attı, halbuki bu tokat devlete atılmıştı. Bugün milletvekili oldular, orada söz sahibi oldular ve bu tavizlerin sonunda özerklik sözleri etmeye başladılar” dedi.
TERÖRLE MÜCADELEDE PASİF KALIYORUZ
Türkiye’nin sahip olduğu güçle PKK’ya bu fırsatı vermemesi gerektiğini bildiren Çelik, “Biz bu tavizleri verdikçe görüyorsunuz, terör halen devam ediyor. Sivil anayasadan önce Terörle Mücadele Kanunu’nda bir değişiklik yapıp, ciddi önlemler almak gerekiyor. Terörle Mücadele Yüksek Kurulu toplandı ama ne yaptılar, ne ettiler kimse bilmiyor. Sadece tedbirler devam ediyor deniliyor. Askeriyle, polisiyle, istihbaratıyla, köy korucularıyla bu terör belasının üstüne gitmek gerekiyor. Terörle mücadelede pasif kalıyoruz. Konuşarak, anlaşmaya varmaya çalışıyoruz. Bugün bölücü başı örgütüne talimatlar yağdırabiliyor. Biz kararlılıkla terörün üstüne gidilmesini istiyoruz. Bugün 13 ailenin evine ateş düştü. Bu böyle nereye kadar gidecek? Açılım politikası da sonuç vermedi. O gün yapılan toplantıdan sonra ‘sizin muhatabınız biz değiliz İmralı’ dediler ve orada açılım zaten bitmişti” ifadelerini kullandı.
ACEMİ ASKERLERE DEĞİL UZMANLARA İHTİYAÇ VAR
Teröre karşı sadece askeriyenin silahlı mücadelesinin yeterli gelmeyeceğini, olaya bütüncül bakılarak örgütün üzerine gidilip sindirilmesi gerektiğini söyleyen Cafer Çelik, “Özel yetiştirilen terörle mücadele timlerinin sayısı artırılmalıdır. Sadece askeri güç ile bu belayla baş etmek kolay değil. Polisin de desteği alınmalıdır. 2008 yılında böyle bir durum söz konusuydu ama somut bir adım atılmadı. Polisten hiç yardım almadan terörle mücadeleye devam edildi. Silahlı mücadelenin askıya alınmaması gerekiyordu. Profesyonelleşmek lazım, 4 aylık acemi askerle terörle ne kadar mücadele edebilirsiniz ki? Bugün bu zayiatları veriyorsak, o bölgenin coğrafi yapısını bilmeyen, uzmanlaşmayan, acemi askerlerle mücadele etmemizdendir” diye konuştu.
Halkın da sesini daha gür bir şekilde duyurması gerektiğini söyleyen Çelik, “Millet olarak da suskunluktan vazgeçmemiz lazım. Biz bu olaylar yaşandıktan sonra derneğimizin önünün tamamen dolmuş olmasını beklerdim. Ama nedense son günlerde sürekli olarak susuyoruz” dedi.
Şehit babası Mustafa Koçlar: Meclise bunları getirdiler, daha önceden özerklikle ilgili hazırlıkları varmış demek ki. Burada 13 tane şehidimiz, 7 tane ağır yaralımız var. Kimsenin bu terör belasına yönelik ciddi bir çalışma yaptığı yok. Ancak şehit haberlerini takip ediyoruz. Şehit geliyor, şehidin geldiği gün bir ses geliyor. Şehitler ölmez naraları atılıyor. Ama ertesi güne hiçbir şey kalmıyor. Şehit aileleri olarak gelen her yeni şehit haberinde biz aynı acıları tekrar tekrar yaşıyoruz. Artık kendimize gelmemiz lazım, toparlanıp sesimizi duyurmamız lazım. Bir gün mecliste şehitler ve şehit aileleri için bir şey konuşulduğunu ben şahsen duymadım. Burada 14 Konya milletvekili var, hangisi bir şehit ailesini ziyaret etmiş.
Mükremin Özdemir: Bugün birileri özerklik açıklıyor kimseden bir ses çıkmıyor. 13 tane şehit geliyor kimseden gerekli ses çıkmıyor. Şu saatten sonra konuşularak yapılabilecek bir şey yok. Bunlara artık anladıkları ve onların da konuştukları dilden konuşmak gerekiyor. Seçimden sonra gelen şehitlerin sayısı 23 olmuş. Bunca şehit verdik, kimsenin ruhu bile duymadı. Bugün bu kadar biz sesimizi duyurmaya çalıştık. Yarına yine hiçbir şey kalmayacak.
RASİM ATALAY
Şehit aileleri olarak 13 şehit, 7 yaralı haberini duyduktan sonra bir defa daha yıkıldıklarını yineleyen Konya Şehit aileleri Derneği Başkanı Cafer Çelik, “Şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailelerine başsağlığı, yaralı askerlerimize de Allah’tan acil şifalar diliyorum. Şehit aileleri olarak bugün yıkıldık. Haberleri izleyince 13 şehit 7 yaralı haberini duyduk. Ne söyleyeceğimizi, ne yapacağımızı bilemiyoruz. Artık söylenen sözlerin bir anlamı yok, yüreklerimiz yanıyor. Vahşice bir durumla karşı karşıyayız. Yıllardır terör örgütü can almaya, kan akıtmaya devam ediyor. Biz, terörün durdurulması için yıllardır çırpınıyoruz. Memleketin en önemli sorununun terör olduğunu söylüyoruz. 2009 yılında bir açılım çalışması yaptılar. Bu açılıma karşı çıkmıştık dernek olarak. Terörle konuşularak, teröre taviz verilerek bir yere varılamayacağını, ancak silah gücü ile terörün sindirilebileceğini söylemiştik. Bu açılımın eserleri şimdi bunlar. Açılım meyvelerini şimdi vermeye başladı. Şu anda bu açılımın meyvesi 13 şehidimiz” diye konuştu.
“Mecliste terör örgütünün uzantıları şımartıldı. Onlara ceza verilmedi, istedikleri gibi mecliste hakaretler ettiler, bizleri aşağıladılar” diyen Cafer Çelik, “Fakat karşılığında hep hoşgörülü olma tavrı tutuldu. Sonra meclise de gelmez oldular, kendilerince özerklik ilan ettiler. Toplumsal bir isyana başvurdular. Oradaki askerimizi, polisimizi taşla, sopayla dövdüler, bununla da yetinmeyip öldürdüler. Bir milletvekili polisimize tokat attı, halbuki bu tokat devlete atılmıştı. Bugün milletvekili oldular, orada söz sahibi oldular ve bu tavizlerin sonunda özerklik sözleri etmeye başladılar” dedi.
TERÖRLE MÜCADELEDE PASİF KALIYORUZ
Türkiye’nin sahip olduğu güçle PKK’ya bu fırsatı vermemesi gerektiğini bildiren Çelik, “Biz bu tavizleri verdikçe görüyorsunuz, terör halen devam ediyor. Sivil anayasadan önce Terörle Mücadele Kanunu’nda bir değişiklik yapıp, ciddi önlemler almak gerekiyor. Terörle Mücadele Yüksek Kurulu toplandı ama ne yaptılar, ne ettiler kimse bilmiyor. Sadece tedbirler devam ediyor deniliyor. Askeriyle, polisiyle, istihbaratıyla, köy korucularıyla bu terör belasının üstüne gitmek gerekiyor. Terörle mücadelede pasif kalıyoruz. Konuşarak, anlaşmaya varmaya çalışıyoruz. Bugün bölücü başı örgütüne talimatlar yağdırabiliyor. Biz kararlılıkla terörün üstüne gidilmesini istiyoruz. Bugün 13 ailenin evine ateş düştü. Bu böyle nereye kadar gidecek? Açılım politikası da sonuç vermedi. O gün yapılan toplantıdan sonra ‘sizin muhatabınız biz değiliz İmralı’ dediler ve orada açılım zaten bitmişti” ifadelerini kullandı.
ACEMİ ASKERLERE DEĞİL UZMANLARA İHTİYAÇ VAR
Teröre karşı sadece askeriyenin silahlı mücadelesinin yeterli gelmeyeceğini, olaya bütüncül bakılarak örgütün üzerine gidilip sindirilmesi gerektiğini söyleyen Cafer Çelik, “Özel yetiştirilen terörle mücadele timlerinin sayısı artırılmalıdır. Sadece askeri güç ile bu belayla baş etmek kolay değil. Polisin de desteği alınmalıdır. 2008 yılında böyle bir durum söz konusuydu ama somut bir adım atılmadı. Polisten hiç yardım almadan terörle mücadeleye devam edildi. Silahlı mücadelenin askıya alınmaması gerekiyordu. Profesyonelleşmek lazım, 4 aylık acemi askerle terörle ne kadar mücadele edebilirsiniz ki? Bugün bu zayiatları veriyorsak, o bölgenin coğrafi yapısını bilmeyen, uzmanlaşmayan, acemi askerlerle mücadele etmemizdendir” diye konuştu.
Halkın da sesini daha gür bir şekilde duyurması gerektiğini söyleyen Çelik, “Millet olarak da suskunluktan vazgeçmemiz lazım. Biz bu olaylar yaşandıktan sonra derneğimizin önünün tamamen dolmuş olmasını beklerdim. Ama nedense son günlerde sürekli olarak susuyoruz” dedi.
Şehit babası Mustafa Koçlar: Meclise bunları getirdiler, daha önceden özerklikle ilgili hazırlıkları varmış demek ki. Burada 13 tane şehidimiz, 7 tane ağır yaralımız var. Kimsenin bu terör belasına yönelik ciddi bir çalışma yaptığı yok. Ancak şehit haberlerini takip ediyoruz. Şehit geliyor, şehidin geldiği gün bir ses geliyor. Şehitler ölmez naraları atılıyor. Ama ertesi güne hiçbir şey kalmıyor. Şehit aileleri olarak gelen her yeni şehit haberinde biz aynı acıları tekrar tekrar yaşıyoruz. Artık kendimize gelmemiz lazım, toparlanıp sesimizi duyurmamız lazım. Bir gün mecliste şehitler ve şehit aileleri için bir şey konuşulduğunu ben şahsen duymadım. Burada 14 Konya milletvekili var, hangisi bir şehit ailesini ziyaret etmiş.
Mükremin Özdemir: Bugün birileri özerklik açıklıyor kimseden bir ses çıkmıyor. 13 tane şehit geliyor kimseden gerekli ses çıkmıyor. Şu saatten sonra konuşularak yapılabilecek bir şey yok. Bunlara artık anladıkları ve onların da konuştukları dilden konuşmak gerekiyor. Seçimden sonra gelen şehitlerin sayısı 23 olmuş. Bunca şehit verdik, kimsenin ruhu bile duymadı. Bugün bu kadar biz sesimizi duyurmaya çalıştık. Yarına yine hiçbir şey kalmayacak.
RASİM ATALAY