Yılın ilk yarısında bakır ve alüminyum fırtınası esti

Emtia piyasasında baz metal grubunda yılın ilk yarısında yapay zeka veri merkezlerinden gelen taleple bakır fiyatları rekor kırarken, jeopolitik risklerden kaynaklı arz endişeleriyle alüminyum fiyatları 4 yılın zirvesini test etti.

Teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarının artması ve ABD/İsrail-İran Savaşı'ndan kaynaklı arz endişeleri yılın ilk yarısında baz metal fiyatlarını yukarı yönlü etkilerken, bakır ve alüminyum fiyatları bu yükselişlerde başrol oynadı.

Bakırın libresi, söz konusu dönemde uluslararası piyasalarda yapay zeka veri merkezlerinden gelen yoğun talep ve küresel arza yönelik sıkıntılarla 6,67 dolara ulaşarak rekor kırdı.

Orta Doğu'daki gerginliklerin küresel ekonomik aktivite üzerinde risk oluşturmasıyla ABD/İsrail-İran Savaşı başladıktan sonra bakır fiyatlarında geri çekilmeler görülmesine karşın bu ürünün tedarikine ilişkin sıkıntıların ve talebin devam etmesi fiyatların tekrar toparlanmasını sağladı.

ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlaması sonrasında petrol tedarikine ilişkin bozulmaların yenilenebilir enerjiye ilgiyi artırması da bakır fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu.

Özellikle Asya ve Avrupa ülkelerinin fosil yakıtlara ulaşımının sınırlı hale gelmesiyle bu ülkeler, yenilenebilir enerji tarafına tekrar yoğunlaştı.

Petrol arzının belirli bir coğrafyada yoğunlaşması, bölgesel gerilimlerin küresel enerji fiyatları üzerinden hızla yayılmasına neden olurken enerji ithalatçısı ülkeler açısından maliyet enflasyonunun kolayca tetiklenmesine yol açtı.

Öte yandan, enerji arz güvenliğine ilişkin belirsizlikler, sadece kısa vadeli fiyatlamaları değil, orta-uzun vadede tedarik zincirinde çeşitlendirme, enerji dönüşümü ve stratejik rezerv politikalarının önemini de artırdı.

Son zamanlarda da Hürmüz Boğazı kaynaklı sıkıntılardan dolayı kükürt tedarikinin de olumsuz etkilenmesi bakır fiyatlarının rekor kırmasında etkili oldu. Özellikle Zambiya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki bakır üretim hatları, cevher ayrıştırma için gereken sülfürik asit üretiminde bu kükürde bağımlı durumda. Bu lojistik darboğaz, küresel bakır arzını doğrudan tehdit eder duruma geldi.

Artan yapay zeka altyapısı yatırımları, elektrikli araç talebindeki büyüme ve yenilenebilir enerji dönüşümünün bakıra yönelik küresel talebini hızla artırdı. Diğer yandan savaş kaynaklı yükselen enerji ve nakliye maliyetleri hem üretim hem de lojistik tarafında ciddi maliyet baskısı oluşturdu.

Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili'de üretimde yaşanan düşüş, arz-talep dengesini talep lehine bozarak fiyatları destekleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıktı. Çin'in bakır ithalatının güçlü seyretmesi de bakır talebinin güçlü kaldığını gösterdi.

ABD merkezli Freeport şirketinin Endonezya'daki Grasberg madeninde yaşanan ıslak cevher sorunu nedeniyle bakır üretiminin 2027 sonuna kadar tam kapasiteye ulaşamayacağına ilişkin haberler de arz endişelerini artırdı.

Bakırın libresi böylece ocak ayında yüzde 5, şubat ayında yüzde 1,2 arttı.

Orta Doğu'daki savaşın başlamasının ardından mart ayında yüzde 6 azalan bakırın libresi bu gelişmelerle kayıplarını telafi etti. Nisan ayında yüzde 6 değer kazanan bakırın libresi, mayıs ayında da yükselişlerine devam etti. Mayıs ayında yüzde 6,8 değer kazanan bakırın libresi, 2 Haziranda 6,67 dolarla rekor kırdı.

Haziran ayını yüzde 2,8 düşüşle tamamlayan bakırın libresi, bu düşüşe karşın yıl genelinde yatırımcısını sevindirdi.

Bakırın libresi yılın ilk yarısını yüzde 9,8 artışla 6,09 dolardan tamamladı.

Alüminyum üretiminde Orta Doğu öne çıkıyor
Alüminyum fiyatları da Londra Metal Borsasında ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı risklerin arz endişelerine neden olmasıyla bu yıl sert yükseldi.

ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlaması sonrasında emtia piyasasında alüminyum en çok etkilenen ürünlerden bir tanesi oldu.

Hürmüz Boğazı'nın kapanması ile Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) toplam 6,2 milyon ton civarındaki yıllık alüminyum üretimi ve ihracatı risk altında kaldı. Bu üç ülkenin Hürmüz Boğazı üzerinden alüminyum ihracatı yüzde 80'lik orana sahip.

ABD/İsrail-İran Savaşı başladıktan sonra BAE merkezli Emirates Global Aluminium'a (EGA) ait Et-Tavila tesisinin, İran'ın füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) Halife Ekonomik Bölgesi'ne düzenlediği saldırılarda zarar görmesi de arza ilişkin endişelerin kayda değer bir şekilde artmasına neden oldu.

Savaş başlamadan önce de küresel alüminyum piyasasında arz sıkıntıları varken savaş sonrası arz sıkıntıları daha da şiddetlendi.

Bu durum, Hürmüz Boğazı'nın global ham madde piyasaları açısından petrol ve doğal gaz dışında da oldukça kritik olduğunun net göstergesi oldu.

Alüminyum üretiminde maliyetin yaklaşık yüzde 40'ı elektrik maliyetinden kaynaklanıyor. Söz konusu enerji maliyetinde son dönemde yaşanan artış alüminyum maliyetlerinde artışa yol açtı. Bu da fiyatlamaları yukarı çeken diğer bir unsur oldu.

Dünyada en fazla alüminyum üreten ülke olan Çin'in söz konusu madenin üretimine üst sınır getirmiş olması nedeniyle, talep arttığı zaman arz bunu desteklemiyor ve bu da fiyatlara yansıyor.

Bu gelişmelerle Londra Metal Borsası'nda işlem gören alüminyumun ton başına fiyatı ocak ayında yüzde 5 artarak 3 bin 144 dolara çıktı. Şubat ayında yüzde 0,1 azalarak 3 bin 140 dolara inen alüminyum martta yüzde 10,4 artışla 3 bin 467 dolara, nisanda yüzde 0,2 yükselişle 3 bin 474 dolara, mayısta yüzde 5,5 artışla 3 bin 666,5 dolara ulaştı.

Söz konusu madenin ton fiyatı, 2 Haziran'da 3 bin 787 dolara kadar çıkarak 4 yılın en yüksek seviyesini görse de ABD ve İran arasında imzalanan barış anlaşmasının jeopolitik gerilimlere yönelik kaygıları azaltması nedeniyle ayı yüzde 15,8 azalışla 3 bin 88,5 dolardan tamamladı.

Haziran ayındaki düşüşe karşın alüminyumun ton başına fiyatı yılın ilk yarısında yüzde 3 arttı.

"Bakırdaki yükselişin sebebi yapay zeka yatırımlarındaki patlama"
Finansal hizmetler şirketi Capital.com Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, bakırdaki yükselişin sebebi olarak yapay zeka yatırımlarındaki patlama olduğunu söyledi.

Rodda, bu durumun çoğunlukla veri merkezlerinin inşasından kaynaklı olarak piyasada ciddi bir sıkışıklığa yol açtığını belirtti.

ABD ticaret politikasının da yılın farklı dönemlerinde bakır fiyatlarına etkisi olduğunu ifade eden Rodda, ayrıca 2026'nın başlarında doların değer kaybetmesinin de bakır piyasasını desteklediğini vurguladı.

Rodda, "Ancak günün sonunda mesele, yapay zeka ve arz dengesinde bitiyor. Bu durum da bize fiyatların güçlü bir şekilde desteklenmeye devam edebileceğini düşündürüyor." değerlendirmesinde bulundu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri