Yetki gaspı yapıldı

Halkın Avukatları Platformu, Danıştay 8. Dairesinin katsayı uygulaması hakkında verdiği yürütmeyi durdurma kararının iptali için AİHMye başvuruda bulunuyor
EĞİTİM HAKKI ENGELENEMEZ
Halkın Avukatları Platformu üyeleri, Dedeman Otel’de düzenledikleri basın toplantısında Danıştay’ın YÖK tarafından yapılan katsayı düzenlemesine yürütmeyi durdurma kararı vermesini eleştirerek, ‘egemenlik’ yetkisinin TBMM tarafından kullanılabileceğini vurguladı. Platform Sözcüsü Av. Süleyman Küçüksucu, “Bizler Halkın Avukatları Platformu olarak eğitim ve öğretim hakkını sınırlayan uygulamanın iptali için AİHM nezdinde başvuruda bulunuyoruz” dedi.
AİHM’NİN KARARI ÇOK ÖNEMLİ
Platform Üyesi ve Barolar Birliği Delegesi Av. Fevzi Kayacan ise, AİHM’ye yapılan başvurunun kabul edilmesi halinde mağduriyetin ortadan kalkacağını söyledi. Kayacan, “Temennimiz odur ki, eğitim hakkının özünü ihlal eden bu uygulama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vereceği kararla bir an önce sona ersin, eğitimde fırsat eşitliği sağlanabilsin. Aksi halde onbinlerce insanın mağduriyeti maalesef devam edecektir” diye konuştu.

Egemenlik milletindir

Halkın Avukatları Platformu: “Danıştay 8. Dairesinin aldığı katsayı kararı ile milletin egemenlik yetkisi, Meclis’ten çok Danıştay’ın elinde imiş gibi bir tavır sergileniyor.”

Halkın Avukatları Platformu üyeleri, düzenledikleri basın toplantısında İstanbul Barosu tarafından açılan bazı davalar sonucunda Danıştay 8. Dairesince YÖK tarafından yapılan düzenlemeler hakkında yürütmeyi durdurma kararları verilmesini eleştirdi. Dedeman Otel’de düzenlenen basın toplantısının açılışında konuşan Halkın Avukatları Platformu Sözcüsü Av. Süleyman Küçüksucu, “Yargı, hangi eylem ve işlemlerin kamu yararına uygun olduğunu ve nelerin yapılması gerektiğini belirleyen değil, idarenin tesis ettiği işlemde kamu yararının olup olmadığını tespit eden makamdır. Yüksek yargı kurumlarının özellikle Danıştay ve Anayasa Mahkemesinin yapmış olduğu denetimler hukuki denetimden ziyade idari denetim şekline dönüşmüştür. Anayasa değişikliklerine rağmen yorum yoluyla istedikleri kararı almaktadırlar” dedi.
Küçüksucu, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ifadesini hatırlatarak, “Danıştay 8. Dairesi’nin almış olduğu karar ile Milletin egemenlik yetkisi, Meclis’ten çok Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın elinde imiş gibi bir tavır sergilenmektedir. Bu ise bir Hakimler oligarşisinin en yalın örneği olarak karşımızda durmaktadır. Bizler Halkın Avukatları Platformu olarak demokratik idarelerde halkın iradesini hiçe sayarcasına yapılan bu tür keyfi uygulamalara dur demek ve cumhuriyetimizin itibar kaybetmesini engellemek adına gerek Danıştay nezdinde müdahi olmak cihetiyle gerekse eğitim ve öğretim hakkını sınırlayan uygulamanın iptali için AİHM nezdinde başvuruda bulunuyoruz” diye konuştu.
EĞİTİM HAKKI İHLAL EDİLDİ
Daha sonra söz olan Barolar Birliği Delegesi Av. Fevzi Kayacan da, kararın iptali için her türlü yasal girişimi yapacaklarını söyledi. Kayacan, “Bilindiği üzere öteden beri uygulana gelen, teknik ve meslek liselilerin eğitim hakkının özünü ciddi anlamda ihlal eden katsayı uygulaması YÖK tarafından makul ve adil bir düzenlemeye bağlanmaya çalışılmıştı.
Ne var ki özellikle İstanbul Barosu tarafından açılan bazı davalar sonucunda Danıştay 8. Dairesince YÖK tarafından yapılan düzenlemeler hakkında yürütmeyi durdurma kararları verilmiştir. Danıştay kararları incelendiğinde YÖK tarafından yapılan veya yapılacak hiçbir düzenlemenin kabul görmediği ve görmeyeceği anlaşılmaktadır” değerlendirmesini yaptı.
Eğitim hakkının özünü ihlal eden yargı kararları aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunduklarını da dile getiren Kayacan,  “Nisan ayında yapılması planlanan üniversite sınavlarında teknik ve meslek lisesi mezunlarının mağdur olmaması bakımından Mahkemeden tarafların yararını korumak amacıyla geçici önlem alınmasını istedik.
Yaptığımız başvuruda  ‘Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir’
kuralı yer almıştır” diye konuştu. 
Konuşmasının sonunda getirilen kısıtlamanın kamu yararından uzak, birey aleyhine hüküm ve sonuçlar doğurduğunu da hatırlatan Kayacan şöyle devam etti: “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın grup toplantısında söylediği; “Başbakan imam hatip mezunu olduğu için mi bunları yapıyorsunuz? Çirkin bir şey, böyle bir yaklaşım olamaz. Bunun ne evrensel hukuk değerleriyle ne çağdaş normlarla örtüşen bir yanı vardır. Bu, akla da mantığa da, vicdana da aykırıdır. Bu her şeyden önce bu ülkeye, bu millete, bu milletin evlatlarına haksızlıktır’ sözlerinin kısıtlamanın gerçek nedenini ortaya koyduğu kanaatindeyiz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığımız başvuru öncelikle ilk incelemesi yapılacak olup, kabul edilebilir görülürse tedbir isteğimizde karara bağlanacaktır. Temennimiz odur ki, eğitim hakkının özünü ihlal eden bu uygulama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vereceği kararla bir an önce sona ersin, eğitimde fırsat eşitliği sağlanabilsin. Aksi halde on binlerce insanın mağduriyeti maalesef devam edecektir.”
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri