Yerli enerji tek çözüm

Bazı çevre dernekleri, Karapınar'da kurulacak olan termik santralin çevre kirliliğini artıracağını öne sürerek, yatırımdan vazgeçilmesini istiyor.

Bazı çevre dernekleri, Karapınar'da kurulacak olan termik santralin çevre kirliliğini artıracağını öne sürerek, yatırımdan vazgeçilmesini istiyor. Uzmanlar ise kurulacak termik santralin enerjide dışa bağımlılığı büyük ölçüde azaltacağını dile getiriyor

Türkiye’nin Afşin Elbistan’dan sonraki en büyük linyit kömürü sahası olarak ifade edilen Karapınar'daki linyit rezervinin çıkarılması ve termik santral yapılması halinde meydana gelebilecek etkiler TEMA Vakfı önderliğinde bilimsel bir raporda bir araya getirildi. Konya Karapınar Havzası Termik Santral Etkileri Uzman Raporu’nun sonuçları, TEMA Vakfı tarafından açıklandı. Rapora göre, Karapınar’a yapılacak olası bir termik santral inşası sırasında çıkarılacak kömür yeraltı su seviyesinin altında. Bu durum, işletmenin hayata geçmesi halinde Karaman-Ereğli -Karapınar Bölgesi’ne ait tüm yeraltı suyunun çekilmesi ve bölgede tarımda istihdam edilen 60 bin kişinin tarımsal ve içme suyu ihtiyacının risk altına girmesi demek. Proje hayata geçerse, 30 yıl  sonunda termik santralden çıkan küller 10 metre yükseklikte yığılsa bile 5 bin 220 futbol sahası kadar yer kaplayacak. Raporda, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılması planlanan Karapınar linyit madeni ve linyit yakıtlı termik santrali projeleri, bölgenin kırılgan ekosistemi değerlendirilerek incelendi. Bölgenin mevcut tarımsal üretim, hayvancılık, flora fauna, su varlığı, sağlık istatistikleri, klimatoloji özellikleri derlendi. Olası bir linyit kömürü madeni ve linyit yakıtlı termik santral inşası sonucunda bölgenin nasıl değişeceğine dair öngörüler paylaşıldı.

LİNYİT EN GÜVENLİ YERLİ ENERJİ

Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Konya Şube Başkanı Doç. Dr. Fetullah Arık, TEMA Vakfı tarafından hazırlanan rapordaki tespitlerin doğru olduğunu, fakat alınacak önlemlerle olumsuz etkilerin en aza indirilebileceğini söyledi. Dünyanın birçok ülkesinde Termik Santral kullanıldığını dile getiren Doç. Dr. Arık, “Linyit önemli bir enerji kaynağı. Dünyanın birçok ülkesinde termik santraller kullanılıyor. Polonya, enerjisinin yüzde 90'ını termik santrallerden karşılıyor. Karapınar'da kurulacak termik santraller için bazı riskler var. Fakat bu riskler alınacak önlemlerle en aza indirilebilir” dedi. Çevre derneklerinin sadece termik santrale değil, hidroelektrik ve nükleer santrale de karşı olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Arık, “Çevreci bakış açısıyla baktığımız zaman haklılar. Onlar sadece güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi istiyor. Termik ve nükleer santral konusundaki endişelerini haklı bulmak mümkün. Fakat diğer taraftan ise gerçekçi olmak gerekiyor. Yerli ve güvenilir tek enerji kaynağımız linyittir. Enerjide dışa bağımlığımızı önlemek için mutlaka linyiti kullanmak zorundayız. Termik santrallerin atıkları değerlendirilmeli, santrallere filtreler takılmalı. Zararlı etkileri en aza indirilmelidir. Çevreyi olabildiğince korumamız lazım. Termik Santralin kurulduğu Karapınar'a çok sayıda ağaç dikilmeli. Hatta firma da bu konuda teşvik edilmelidir” diye konuştu.

KARAPINAR ENERJİ ÜSSÜ OLMALI

Karapınar'ın termik santral ve güneş enerjisi yatırımlarıyla Türkiye'nin enerji üssü olabileceğini kaydeden Arık, şunları söyledi: “Karapınar'da uzun süreli sulu tarım yapmak pek mümkün görünmüyor. Çünkü sürekli obruklar oluşuyor ve yer altı suları her geçen yıl azalıyor. Bu yüzden Karapınar'da sulu tarım yerine enerji yatırımlarını arttırmak gerekiyor. Hükümetin burada yapması gereken çok su tüketen ürünler yerine az su tüketen ürünlerin ekilmesini tavsiye etmektir. Güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi enerji ihtiyacının az bir kısmını karşılıyor. Türkiye, enerjide yüzde 90 oranında dışa bağımlı durumda. Karapınar'da yerli bir kaynak var ve her şeye rağmen bunun kullanılması gerekiyor. Burada kurulacak termik santral çok sayıda insanımıza da istihdam sağlayacaktır.”

TEMA VAKFI’NIN ÖNERİLERİ

TEMA Vakfı hazırladığı bazı önerilerde bulunuyor.  Öneriler şöyle: “Karapınar bölgesindeki ekosistemin kırılganlığı sebebiyle bu bölgeye yapılacak kömür madeni ve termik santral projesinden vazgeçilmeli. Bölgenin kalkınması için termik santral yerine, bölgedeki tarım uygulamalarının sürdürülebilirliği konusunda proje ve yatırım planları geliştirilmeli. Bu çerçevede sulu tarım teşvikleri gözden geçirilmeli, bölgenin ekosistemi ile uyumlu tarım uygulamaları için çiftçiler teşvik edilmeli. Kömürün dışsal maliyetleri hesaplanmalı ve bu dışsal maliyetler, yatırımcıya yansıtılmalı. Fosil yakıtların iklim değişikliğinin en önemli sebebi olduğu bilim insanları tarafından kanıtlanmışken ve Türkiye iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden birisiyken, Türkiye, iklim değişikliğini hızlandıran enerji yatırımlarından vazgeçmeli ve sürdürülebilir, temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarına doğru yönelmeli.

merhabahaber.com İBRAHİM BÜYÜKEKEN

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri