Yerel Seçimlerin Geçmişi

Ahmet Güldağ
Tarihteki Osmanlı ve T.C. zamanı seçimleri yazılarımı izleyerek oluşumları öğrenmekten duyduğu memnuniyeti belirten okuyucum.

“Yerel seçimleri konu etmemiştiniz. Acaba seçim mi yoktu yoksa ayrı bir konumu?...” demekte ve mümkünse anlatımını istemekte.

Okuyucunun sorusu Osmanlı devletinin meşrutiyet yılları ile T.C.’nin 1930 yılına kadar olan zaman içinde Yerel “Mahalli” seçimlerin yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ne şekilde olduğuna ait sağlıklı bir kayıt bulunamamakta, araştırmalar rivayetlere dayanmakta.

Muhakkak ki Osmanlı arşivleri arasında bu hususta bilgi ve belgeler kayıtlanmıştır ama ne çare ki ya depolarda okunmaz hale gelmiş veya kaybolmuştur.

***

Tanzimat devrinde yeni bir yapılandırma gündeme gelmiş. 1855'te “Şehremaneti” kurulmuş. İlk şehremini unvanını Pepe Salih Paşa alarak 13 Temmuz 1855'ten 4 Kasım 1855'e kadar görev yapmış. Bazı yerlerde ise İhtisap ağası adı da verilmiş.

Seyredenlerimiz olmuş veya kitaplarda okumuş olanlar, meşhur tiyatro yazarımız Muhasip zade’nin “Bir kavuk devrildi” eserinde. Şehremin’in nasıl çalıştığı ve satılan gıdalarda ki olumsuzluklara verdiği ceza şekilleri ki bilhassa “Yut. Yutamam” nüktesi ile çok güzel hicvedilir.

***

T. C. zamanında 03 Nisan 1930 yılında “Belediyeler kanunu” değişimi olmuş. Valiler aynı zamanda Belediye Başkanı sayılmış. Daha sonraki 1934’deki değişimi ile kadınların da yerel seçimlerde aday olup vazife alabileceği getirilmiş olmakla halk tarafından bir seçim yapıldığı anlaşılmakta.

O yıl yapılan seçimde mevcut “Cumhuriyet Halk Fırkası” yanında yeni kurulan “Serbest Cumhuriyet Fırkası” da katılmış

Nitekim rahmetli Adnan Menderes’in daha 16 yaşlarında katılıp çalışmalar yaptığı bu parti halkın teveccühünü kazanınca…

Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Başkanı ve Başbakan İsmet Paşa’yı tedirgin etmiş olmalı ki.

O günlerde doğuda çıkan isyanları da öne sürüp partinin irticaya gittiği şikâyeti ile bu partinin kapatılmasında büyük rolü olmuş.

Seçim neticelerine göre, 502 seçim bölgesinden -ikisi kent düzeyinde olmak üzere - 40’ında SCF kazanmış ama…

Daha sonraki meşhur 1946 seçimlerinde görüldüğü hatta yakın yıllarda da olduğu gibi. Oylama sırasında ve sonuçlarda oyun oynandığını SCF partisi genel başkanı Fethi Bey tarafından ileri sürmüş.

Bu durumu Meclise de taşıyarak, yolsuzluk ve baskı iddialarında bulunmuş. (Tarih ne kadar tekerrür ediyor hem de ters yönde.)

1930’da yapılan “Belediyeler kanunu” sonrası bu kanuna ek yapılmış ki. Belediye başkanlarını Belediye Meclis üyeleri seçerek değil doğrudan o ilin atanan Valisi aynı zamanda Belediye Başkanı olarak vazifelendirilmiş.

Yaşamımda bildiğim kadarı ile bu hüküm, başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerde tatbik edilmiş ve değişmez İstanbul Vali ve Belediye Başkanı olan Lütfi Kırdar’ı ders kitaplarında bile okurduk.

Bu husus bütün illerde de tatbik edildi mi anlaşılamamakla beraber Konya Belediye Başkanı olanlar 1919 yılından 1960 ve 1980 ihtilal idaresi haricinde Vali olanlar başkanlık vazifesi yapmamış bulunmaktalar.

1956’da bu usul yani büyük şehirlerde olabilen valilerin Belediye başkanlıkları yapması son buldu.

***

1960 ihtilalı sonrası belediye yönetiminde bir süre istikrar sağlanamadı. 10 Haziran 1960 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile yeni seçimlere kadar belediye başkanlarının görevlerine son verildi ve Belediye Kanunu’nun 94. maddesi gereğince atama yoluyla başkanlar getirilmesi kararlaştırıldı.

1961 Anayasasına göre 27 Temmuz 1963 tarihinde çıkartılan yasa ile Belediye başkanlarının seçiminde tek dereceli çoğunluk usulü getirildi. 17 Kasım 1963’te yerel seçimler yapıldı ve İstanbul’un seçimle belirlenen ilk İstanbul Belediye Başkanı, 1944’li yıllarda Antalya valiliği sırasında Antalya Karaali parkını yapan Haşim İşcan oldu

Rahmetli Özal zamanı 3030 Sayılı Yasa ile büyük illerde Büyükşehir Belediyesi dönemi başlatıldı ve devam etmekte.

İl genel meclisi ve muhtarlık seçimleri 1930 yılında yapılmışsa da, nedense bazı olumsuzluklarla karışıklıklar doğabilmiş. Bu olumsuzluklar yukarıda konu ettiğim gibi Meclise aksetmiş.

Daha sonra her genel seçimle beraber veya ayrı zamanlarda devam etmiş ve etmekte.

***

Son söz olarak ne olursa olsun adaylar, halkın isteyebileceğinden ziyade yerel seçimlerde de genel başkanların iki dudağı arasına kalmakta.

Nitekim bu günlerde bile yerel halkın çoğunluğu, aday olmasını istediği kişiler.

Genel başkanlarca aday yapılmayıp istediğinin adını yazdırmakta.

Önce de yazdığım gibi. Meşhur neyzen ve şair, Neyzen Tevfik’in dörtlüsünü yerinde bulmamak mümkün değil:

Türkü yine o türkü...

Sazlarda tel değişti...

Yumruk yine o yumruk...

Bir varsa, el değişti.

***

Sağlık ve esenlik içinde yaşam dileğimle…

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.