Yeni sistem de sorunlu

İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri yeni kabul edilen 4+4+4 eğitim sisteminin eskisinden farklı olmadığını, aynı zorlukların yeni sistemde de yaşanacağını dile getirdi

İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri yeni kabul edilen 4+4+4 eğitim sisteminin eskisinden farklı olmadığını, aynı zorlukların yeni sistemde de yaşanacağını dile getirdi

İnanç Özgürlükleri Platformu üyeleri gündemdeki sorunları değerlendirmek için 248. kez Kayalıpark’ta bir araya geldi. Platform adına konuşan Kerim Gövez, yeni eğitim sistemini eleştirerek, “Kesintisiz 8 yıllık zorunlu eğitim uygulaması dün itibariyle tarihin karanlık sayfalarındaki kirli yerini aldı. Mazlumların ahı zulme uğramışların feryadı figanları üzerine kurulu zulüm eksenli bir eğitim öğretim anlayışı sona erdi. Sonu kesintili 12 yıllık zorunlu eğitim ise kesintisiz 8 yıllık zorunlu eğitimin üzerine bina edildi. Büyük reform vaatleriyle gündeme getirilen sonu kesintili başı kesintisiz 12 yıllık zorunlu eğitimin adı baskı ve zulüm ile özdeşleşmiş, 8 yıllık kesintisiz eğitime bir 4 yıl daha ekleyerek reform diye sunuldu. Bu reform paketi incelendiğinde neyi reform etmiş, nerede değişiklikler yapmış anlamak çok zor” dedi.

BAŞÖRTÜSÜ SORUNU YİNE ÇÖZÜLMEZ

Yeni eğitim sisteminin okullarda başörtüsü sorununa çare olmayacağını söyleyen Gövez, “8 yıllık zorunlu eğitim sürecinde başörtüsü meselesi bir zulüm olarak orta öğretimlinin de gündemine zorunlu olarak girmiş, Allah’ın emrine uymak için örtünmek isteyen kızlarımız bu zulümle karşı karşıya kalmışlardır. Zorunlu bir zulme uğratılmışlardır. 12 yıllık kesintili zorunlu eğitim uygulaması bu zulme bir 4 yıl daha eklemiştir. Kızlarımız buluğ yaşından 18 yaşına kadar zorunlu olarak Allah’ın emrine değil bu uygulamayı yapanların emirlerine uymak zorunda bırakılmaktadırlar” diye konuştu. “Allah’ın emri yasaklanarak, dindar gençlik yetiştirilmez” diyen Gövez, “İnsanların inançlarını özgürce ilan edip bu inançlarının gereklerini hür olarak yapabilmeleri en tabi hakları ve Allah’a karşı sorumluluklarıdır. Ve hiçbir insandan bu hak ve sorumluluklarından vazgeçmesi talep dahi edilemez. Böyle bir şeyin talebi hatta zorunlu olarak uygulatılması katmerlenmiş bir zulüm değil midir? Kızlarımız Allah’a mı, Allah’ın emirleri hiçe sayılarak üretilmiş, Allah’tan gelen hiçbir bilgiye dayanmayan bu baskıcı uygulamaları yapanlara mı itaat edecekler. Hangi gerekçe hangi konjonktürel şart bu zulmü haklı gösterebilir? Âlim olanın ilmine bakılmadan eğitim öğretim mi yapacaksınız. Onu emirlerini yasaklayarak dindar bir nesil mi yetiştireceksiniz” ifadelerini kullandı.

GERÇEĞİ GÖRMEZLİKTEN GELMEYİN

Gerçeği görmezlikten gelenlerinde suçlu olduğunu savunan Gövez, “Karma eğitim ucubesini çözmeden, okullarda cinsiyet farkını gözetmeden sağlıklı bir eğitim verebileceğinizi mi zannediyorsunuz. İnsan fıtratına aykırı, yaratılışın gereklerine muhalif olan bu baskıcı rejim uygulamasından hala vazgeçmeyecek misiniz? Toplum bu uygulamanın zararlarını görüp bundan muzdarip olduğu halde hangi gerekçelerle bu uygulamayı yapmakta ısrarcısınız. Size ne oluyor da körün dahi görebileceği bu gerçeği göremiyorsunuz. Bilmez misiniz ki gerçekleri gördüğü halde onun gereklerini yerine getirmeyenler gerçeği göremeyenler kadar suçludurlar” dedi. Hiçbir gerekçenin zulme sebep olamayacağını belirten Gövez, “Kuran-ı Kerim’i seçmeli ders olarak okutup onun emirlerine karşı gelmek, seçmeli de olsa peygamber efendimizi tanıtıp onu uygulamalarına muhalefet etmek hangi akılla izah edilebilir? Bu saçma uygulamalarda ısrarcı olmak zulümde kararlı olmak değil midir? Hiçbir gerekçe zulme sebep olamaz ve yine hiçbir sebep zalimi haklı çıkaramaz” ifadelerini kullanarak konuşmasını bitirdi.

MUSTAFA ÖZÇELİK

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri