Çeşitli vesilelerle görüştüğümüz, ziyaretine gittiğimiz veya ziyaretimize gelen dostlarımız Konya Basını’nda ne olup bittiğine ilişkin meraklarını gizlemiyor. Doğru bilgilenmeyi sağlamak adına yaşananları paylaşmamız yerinde olacaktır.
Hemen belirtmek gerekir ki Konya Basını, birlik içinde hareket edebilme kabiliyetine erişmiş, gerek kendi sorunları gerekse şehrin sorunları konusunda inisiyatif alabilen, çözüm önerisi sunabilen ve çözüm isteyen bir noktadadır. Kabul etmek gerekir ki bu arzu edilen bir durumdur. Yarın Sayın Cumhurbaşkanı’na yapılacak ziyareti de bu çerçevede değerlendirmek gerekmektedir. Hal böyle iken herkesin dikkatini çeken, ‘yeni gazeteler’ konusunu nasıl okuyacağız?
Herkesin zaviyesi vardır muhakkak. Biz kendi yaklaşımımızı ortaya koyalım.
Malum Konya Yenigün Gazetesi 2008 Temmuz’unda yayına başladı. Anlayışımıza göre bir gazete toplumsal ihtiyaçtan doğar. Söz konusu ihtiyaç da gazeteyi yaşatır, büyütür.
Bina ve matbaa çalışması sonrasında bir projeksiyon belirledik. Bu projeksiyon; yakın zamanda daha çok ekonomi çevrelerinin ihtiyaçlarına dönük bir gazete ve ortaya yakın uzun vadede Merhaba Gazetesi’nin Konya ile birlikte İstanbul’da da baskı yapan bir gazete olması idi. Geçen zaman içinde 500’ü aşkın Konyalı firmanın Yenigün’de tanıtımı yapıldı. Konyalı firmaların markalaşma sürecine katkı, cesaretlendirilmeleri ve özgüvenlerinin artırılması hedeflendi. Bununla birlikte Konya’da ilk defa olmak üzere emtia piyasaları günlük olarak yayımlandı. 2008 itibari ile Merhaba’nın portfoyünde 5.000 firma bulunuyordu. Oysa ki Konya’da 50.000’e yakın firma mevcut. Demek ki biz daha 10’da 1’ine ulaşmışız. Bu firmalara ulaşmanın da yollarını bulmalıydık. Öte yandan fiziki imkânlar ve yatırımlar ile personel konusu da burada üzerinde uzun durmaya gerek olmayan noktada idi.
Bu maksadımızı meslekteki tüm arkadaşlarımızla paylaştık. Niyetimizi, hedeflerimizi anlattık. O sıralarda ‘biz de gazete çıkaracağız’ kabilinden birkaç değerlendirme geldi. Ancak, herhangi bir gelişme yaşanmadı.
Temmuz 2008’den bu yana neler yaşadık onu da paylaşalım; Konya Televizyonu ile ilgili çalışmalarımız oldu. Başka bir ifade ile Konya Televizyonu çok cephede bizi meşgul etti. Radyo çalışmamızı başlattık. Bir kriz yaşandı/yaşanıyor. Buna rağmen Merhaba’nın İstanbul hedefinden geri adım atmadık. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız İstanbul’da altyapı çalışmalarına devam ediyor. Kaldıki söz konusu hedefimiz bugünden yarına gerçekleşmesini beklemediğimiz bir hedefti. Halen de çabamız bu yöndedir.
Konya Yenigün genç bir gazete olarak yayınlarına devam etti. Şimdilerde yeni bir heyecanla firma tanıtımları, söyleşiler ve özel haberlerle gündem oluşturmaya çalışıyor. Konya Yenigün geldiğimiz nokta itibari ile özgün, kendine has üslubu olan, boyutu ve hedef kitlesi itibari ile farklı bir gazetedir.
Yenigün konusunda hiç kimsenin gözünün içine bakamayacak, başımızı yere eğecek bir adım atmadık. Bütün refiklerimizle konuyu paylaştık. Bu nedenledir ki kimse bizi son gelişmelerin sebebi olarak gösteremez. Açıkça anlaşılacağı üzere gündemde olan furyanın başlatıcısı değiliz. Yeni gazeteleri, Yenigün sonrasında değerlendirmek gerekmektedir. Doğrusu biz de yaşanmakta olanlardan rahatsızız. Bu noktada Sevgili Adem Alemdar’ın değerlendirmelerine katılmamak mümkün değil. Konu ile ilgili bir yazıyı dün itibari ile kaleme alacaktım. Ancak, şehir dışında olduğum için bugüne kalmış oldu.
Demiştim ki bir yayın organı ihtiyaçtan doğar. Onu da kamuoyunun ilgisi yaşatır, büyütür. Bu noktada söyleyeceğim, ihtiyaç olmayan bir işi yapmamak gerekir. 20-30 ay sanılandan uzun bir zamandır. Burada kimseye ‘gazete çıkarın çıkarmayın’ deme durumunda değiliz. Herkes özgür iradesi ile uygun olduğunu düşündüğünü yapacaktır. Bizi düşündüren bu gidişin varacağı noktadır. Konya algısına dönük olumsuzluklar ile birlikte endişemiz odur ki düşünüp taşınmadan hareket etmek sıkıntıya yol açacaktır. Bu bir yarış değil, ciddi bir iştir. Biz biriz ve hepimiz birbirimizi biliriz.
Kalın sağlıcakla…
Hemen belirtmek gerekir ki Konya Basını, birlik içinde hareket edebilme kabiliyetine erişmiş, gerek kendi sorunları gerekse şehrin sorunları konusunda inisiyatif alabilen, çözüm önerisi sunabilen ve çözüm isteyen bir noktadadır. Kabul etmek gerekir ki bu arzu edilen bir durumdur. Yarın Sayın Cumhurbaşkanı’na yapılacak ziyareti de bu çerçevede değerlendirmek gerekmektedir. Hal böyle iken herkesin dikkatini çeken, ‘yeni gazeteler’ konusunu nasıl okuyacağız?
Herkesin zaviyesi vardır muhakkak. Biz kendi yaklaşımımızı ortaya koyalım.
Malum Konya Yenigün Gazetesi 2008 Temmuz’unda yayına başladı. Anlayışımıza göre bir gazete toplumsal ihtiyaçtan doğar. Söz konusu ihtiyaç da gazeteyi yaşatır, büyütür.
Bina ve matbaa çalışması sonrasında bir projeksiyon belirledik. Bu projeksiyon; yakın zamanda daha çok ekonomi çevrelerinin ihtiyaçlarına dönük bir gazete ve ortaya yakın uzun vadede Merhaba Gazetesi’nin Konya ile birlikte İstanbul’da da baskı yapan bir gazete olması idi. Geçen zaman içinde 500’ü aşkın Konyalı firmanın Yenigün’de tanıtımı yapıldı. Konyalı firmaların markalaşma sürecine katkı, cesaretlendirilmeleri ve özgüvenlerinin artırılması hedeflendi. Bununla birlikte Konya’da ilk defa olmak üzere emtia piyasaları günlük olarak yayımlandı. 2008 itibari ile Merhaba’nın portfoyünde 5.000 firma bulunuyordu. Oysa ki Konya’da 50.000’e yakın firma mevcut. Demek ki biz daha 10’da 1’ine ulaşmışız. Bu firmalara ulaşmanın da yollarını bulmalıydık. Öte yandan fiziki imkânlar ve yatırımlar ile personel konusu da burada üzerinde uzun durmaya gerek olmayan noktada idi.
Bu maksadımızı meslekteki tüm arkadaşlarımızla paylaştık. Niyetimizi, hedeflerimizi anlattık. O sıralarda ‘biz de gazete çıkaracağız’ kabilinden birkaç değerlendirme geldi. Ancak, herhangi bir gelişme yaşanmadı.
Temmuz 2008’den bu yana neler yaşadık onu da paylaşalım; Konya Televizyonu ile ilgili çalışmalarımız oldu. Başka bir ifade ile Konya Televizyonu çok cephede bizi meşgul etti. Radyo çalışmamızı başlattık. Bir kriz yaşandı/yaşanıyor. Buna rağmen Merhaba’nın İstanbul hedefinden geri adım atmadık. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız İstanbul’da altyapı çalışmalarına devam ediyor. Kaldıki söz konusu hedefimiz bugünden yarına gerçekleşmesini beklemediğimiz bir hedefti. Halen de çabamız bu yöndedir.
Konya Yenigün genç bir gazete olarak yayınlarına devam etti. Şimdilerde yeni bir heyecanla firma tanıtımları, söyleşiler ve özel haberlerle gündem oluşturmaya çalışıyor. Konya Yenigün geldiğimiz nokta itibari ile özgün, kendine has üslubu olan, boyutu ve hedef kitlesi itibari ile farklı bir gazetedir.
Yenigün konusunda hiç kimsenin gözünün içine bakamayacak, başımızı yere eğecek bir adım atmadık. Bütün refiklerimizle konuyu paylaştık. Bu nedenledir ki kimse bizi son gelişmelerin sebebi olarak gösteremez. Açıkça anlaşılacağı üzere gündemde olan furyanın başlatıcısı değiliz. Yeni gazeteleri, Yenigün sonrasında değerlendirmek gerekmektedir. Doğrusu biz de yaşanmakta olanlardan rahatsızız. Bu noktada Sevgili Adem Alemdar’ın değerlendirmelerine katılmamak mümkün değil. Konu ile ilgili bir yazıyı dün itibari ile kaleme alacaktım. Ancak, şehir dışında olduğum için bugüne kalmış oldu.
Demiştim ki bir yayın organı ihtiyaçtan doğar. Onu da kamuoyunun ilgisi yaşatır, büyütür. Bu noktada söyleyeceğim, ihtiyaç olmayan bir işi yapmamak gerekir. 20-30 ay sanılandan uzun bir zamandır. Burada kimseye ‘gazete çıkarın çıkarmayın’ deme durumunda değiliz. Herkes özgür iradesi ile uygun olduğunu düşündüğünü yapacaktır. Bizi düşündüren bu gidişin varacağı noktadır. Konya algısına dönük olumsuzluklar ile birlikte endişemiz odur ki düşünüp taşınmadan hareket etmek sıkıntıya yol açacaktır. Bu bir yarış değil, ciddi bir iştir. Biz biriz ve hepimiz birbirimizi biliriz.
Kalın sağlıcakla…