Yem fiyatları, dolar ve diğer hammaddeler sabit olmasına rağmen soyadaki spekülatif artış nedeniyle son 2 ayda 150 TL oranında zamlandı. Güven Broiler Yem işletme sahibi Ramazan Güven, dünya piyasasında 400 dolar olan soyanın Türkiye’de 600 dolara çıkmasının fırsatçılıktan kaynaklandığını söyledi. “Ortada kıtlık yok, denetimsizlik var” diyen Güven, devletin bireysel ithalatı durdurup soyayı kendisinin getirmesi gerektiğini vurguladı.
YEM FİYATLARI 2 AYDA 150 TL ARTTI
Yemdeki hammadde ve doların yükselmemesine rağmen yem fiyatlarının arttığını ifade eden Güven, yemde yaşanan fiyat artışının soyada spekülasyon olmasından kaynaklandığını belirtti. Normalde yem fiyatlarının dolara bağlı olduğunu ancak fırsatçıların soyaya zam yapması nedeniyle yemdeki fiyat artışının soyaya bağlandığını söyleyen Güven, “Soyanın spekülatif olarak yukarıya doğru çıkmasından dolayı bu yemlere zam geldi. Bunun başka bir izahı yok.150 yıldır hammaddeyiz. Arpanın ve kepeğin fiyatı sabittir. Bunların haricinde diğer hammaddelerin de fiyatları sabittir. Soyanın 400-420 dolardan 600 dolar bandına çıkması yem sanayicisinin iştahını kabarttı. 100-150 lira zam var yani Aralık ayında 2 aylık süre zarfında yaklaşık bazı yemlerde 150, bazı yemlerde ise 160 TL fiyat farkı var. Tek sebebi soyanın fiyatının yüksek olmasıdır. Ancak bakıyorsun dünyada soyanın fiyatında bir artış yok. Benim anladığım kadarıyla bu zamların dövizle bir alakası yok. Direkt soyanın zamlanması yem fiyatlarına etki ediyor” diye konuştu.
‘400 DOLARLIK MAL NİYE 600 DOLAR OLDU?’
Soyanın zamlanmasının sadece Türkiye’ye has bir durum olduğunu vurgulayan Güven, dünya piyasasında soyada artış olmadığını söyledi. Soyada bile isteye fiyatın yukarıya çekildiğinin altını çizen Ramazan Güven, “Soyacılarla konuştuğumuzda onlar diyorlar ki; Firmanın birinin GDO beyanında farklılık çıktı. Ret oldu ve ret olunca diğer gemiler şu tarihte gelecek diye bir düşünce kendi hayallerinde bir masal uydurmuşlar. Ama bu soyanın ret olması zaten Devlete uymayan GDO'yu normal rutini reddeder. Ama uyarsa alır. Oradan bir yokluk hissi oluşmaz içeride stoklardan herkesin soya hasadının kaç ton olduğunu zaten devlet görerek işlem yapıyor. Çünkü soya bir takip altında ithal edilen bir üründür. Sevk eden deposuna koyan ürününde kullanan son satıcı hatta biz bile en bayi olarak son kullanıcıdan imza karşılığı satarız bu soyayı. Dolayısıyla orada yokluğa düşülecek kıtlığa düşürülecek bir durum yok. Ama onu bahane ederek soyada 600 dolarlar göründü. Bunun sebebi yok yani sadece spekülatif. Bunu getiren adamlar belli ticaretini yapan adamlar ama 400 dolarlık mal niye 600 dolar oldu?” ifadelerini kullandı.
‘BAŞIBOŞLUK FİYATLARI YUKARI ÇEKİYOR
Türkiye’nin soyada 2 milyon 800 bin ton civarında bir ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Güven, kendilerinin ancak 100 bin ton kadarını Türkiye’de üretebildiklerini belirtti. Soyada Türkiye’nin tamamen dışa bağımlı ve yerli üretimin ciddi manada açık olduğunu ifade eden Güven, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Çiftçi bir dönüm soya ektiğinde masrafı 5 bin TL ise soyayı kaldıracağında 3 bin TL zarar ediyor. Bu yüzden çiftçi soya ekemiyor. Türkiye’de soyanın ekilmemesi gibi bir durum yok. Aslında mısırı yetiştiren çiftçi soyada yetiştirir ama kar edemiyor. Dolayısıyla tamamen dışa bağlıyız. Amerika’dan, Güney Amerika’dan Panama’dan, Peru’dan, Arjantin’den, Ukrayna’dan, Rusya’dan geliyor. Şu an savaş olduğu için oralardan da gelen soya azaldı. Dünya piyasasında 300-400 dolarlık olan mal burada yaklaşık 600 dolar bandında satılıyor. Çünkü ithalatçı bunu biliyor analize bakar proteinine bakar menşeine bakmaz ama ithalatçı bunu fırsata çeviriyor. Burada kontrol altına alınması lazım. Devlet tarafından nasıl et getirilebiliyorsa soyada getirilmeli. Burada başıboşluk var bu başıboşluk fiyatları yukarı çekiyor.”
‘DEVLET BİREYSEL İTHALATI DURDURUP KENDİSİ SOYA ÜRETMELİ’
Enerji, nakliye ve işçilik maliyetlerinin de fiyat artışında etkin rol oynadığına vurgu yapan Güven Broiler Yem işletme sahibi Ramazan Güven, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Fiyat artışında farklı etkenler de var elbette ancak bir çuval yeme etkisi yüzde 3-5’i geçmez. Onlar zaten yılbaşından önce yapıldı ama burada 2 ayda 100-150 TL fark var bunun sebebi enerji değil tek sebep soya. Son 1 yılda fiyatları yüzde 25 arttı. Bu yüzde 25’in büyük kısmı son 2 ayda geldi. Ondan önce ciddi bir artış yok son birkaç ayda 100-150 TL artış var. Üreticinin eline geçen 17-18 TL küçük aile işletmeleri bitiyor. 1-5 hayvanı olanlar neredeyse kalmadı günlük süt üretimi 120 130 tondan 30 tona düştü. Son iki senede ciddi azalma var. Toplam süt üretimi yüzde 3 düştü. Küçük işletmeler sürdürülebilir değil. Devlet bireysel ithalatı durdurup kendisi soya üretmeli, gemiyi bitirip limana koymalı. İsteyen ihtiyacı kadar alsın bu spekülasyon ancak böyle biter.