Yazının Üslubunu Yadırgadım

.
Benimde abonesi olduğum bir gazetenin Cuma ekinde: “Dünya bu kurslarda yetiştirilen hafızların peşinde.” başlıklı haberimsi bir yazı okudum. Yazının devamı iç sayfalardan birinde şu başlık altında yer alıyor: “Bu hafızları dünya el üstünde tutuyor.” Haberin ara başlığı: “Isparta'daki Mekke Kur’an Kursu dünya için hafız yetiştiriyor.”

Bu yazıda bahsedilen Kur'an kursları; İzmir Kestane Pazarı, Manisa Hilâliye ve Isparta Mekke Kur'an kursları. Bu kurslar, Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak çalışan yüzlerce kurstan sadece üçü. İzmir Kestane Pazarı Kur'an Kursu ile Manisa Hilâliye Kur'an Kursunun hizmet ve şöhretine demek ki Isparta Mekke Kur'an Kursu da katılmış. Bunu da bu vesile ile duymuş ve öğrenmiş olduk.

Memnuniyet verici bir gelişme. Bu haberi okuyup da sevinmemek mümkün değil. Türkiye'de aynı geçmişe, aynı şöhrete, başarılı kadroya ve hizmete sahip başka Kur'an kursları da elbette var. Hem de sayıları az da değil. Konusu Kur'an kursları olan bu kısa yazı da onlardan hiç bahsedilmediği gibi, ufacık bir iltifat ve telmihte bile bulunulmuyor. Bu tarz yazıları kaleme alırken rekabet düşüncesinden uzak daha dikkatli, itinalı ve saygılı olunması gerekir.

Yazıdan öyle anlaşılıyor ki; bu kurslar, sanki Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı değilmiş gibi. Kurslarla ilgilenen, kurslara maddî-manevî destek veren ve yardımcı olan derneklerden bahsediliyor da, bağlı oldukları müftülüklerden hiç bahsedilmiyor. Dernek başkanları ön plâna çıkarılıyor da, ilgili müftülerin isimleri bile geçmiyor. Bir dernek başkanı ilgilendikleri kursun, örnek bir Kur'an kursu haline geldiğini söylüyor. Kur'an ve din eğitimi verirken Diyanet İşleri Başkanlığının müfredatının takip edildiğini vurguluyor.

Bunu açıklamak ve böyle konuşmak dernek başkanına düşmez ki. Dernek belki kursun iaşe ve ibatesinden sorumludur. İşin eğitim ve öğretim tarafı tamamen Diyanet İşleri Başkanlığını ilgilendirir. Kur'an kurslarında da Diyanet İşleri Başkanlığının yönetmeliği ve ders programı aynen uygulanır. Kur’an kurslarının eğitim ve öğretiminde Diyanet İşleri Başkanlığının müfredatından faydalanılıyormuş gibi bir ifade kullanmak kesinlikle yanlıştır veya eksiktir. Bir Kur’an kursundan üniversite çapında eğitim veriyor ve şöhreti Türkiye sınırları dışına çıkıyor tarzında bahsetmek de yanlıştır. Bunlar kaş yapalım derken göz çıkartmaya benziyor.

Hep biliriz ki üniversite ayrı, Kur’an kursu ayrı. Bir dernek başkanının mübalağalı bir üslupla Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı bir Kur’an kursundan bilmem ne üniversitesi şeklinde bahsetmeye veya sırf talebe celp edebilmek için böyle bir ifade kullanmaya hakkı yoktur.

Bir Kur’an kursundan profesör veya akademisyen çıkmaz, gazeteci, futbolcu, tiyatrocu, televizyoncu yetişmez ve Kur’an kursları da böyle elemanlar yetiştirmezler. Kur’an kursunu bitirenlerden, hatta hafız olanlardan bir kısmı bu mesleklerden birisini seçip o meslekte ilerleyebilirler. Bir kimse bu unvanlardan birini elde edebilmek için kurumunda eğitim şartlarını yerine getirir ve o unvanı alır.

Falan üniversitede görev yapan bir akademisyen vaktiyle falan Kur’an kursunda bir süre okumuş olabilir. Kur’an kurslarını şaibeli hale getirebilecek veya amacından uzaklaştırılmış tarzında anlaşılmasına sebep olabilecek ifadelerden dikkatle kaçınmak gerekir.

Söz konusu yazıdan bir Kur’an kursundan bahseden bir cümle: “……mezun olmuş yüzden fazla profesör, binin üzerinde akademik kariyer yapmış öğrenci ve dünya çapında derece yapan hafızlar bulunuyor.” Bu cümlenin doğru olan kısmı; “Dünya çapında derece yapan hafızlar bulunuyor.” ifadesidir. Haberde veya yazıda geçen şu ifade doğru: “Egenin diğer ünlü eğitim merkezi ise Akhisar İlçe Müftülüğü Hilâliye Eğitim Vakfı Erkek ve Kız Kur’an Kursları” “İzmir’deki Kestane Pazarı, Manisa’daki Hilâliye ve Isparta’daki Mekke Kur’an kursları” ifadesi eksik. Doğrusu veya tamam olanı: İzmir Müftülüğü Kestane Pazarı Kur’an Kursu, Manisa Müftülüğü Hilâliye Kur’an Kursu ve Isparta Müftülüğü Mekke Kur’an Kursu şeklinde olması lazım. Hatta bunların başına bir de; T.C. Diyanet İşleri Başkanlığını da eklemek gerekir.

Bunlar o kadar önemli mi? Önemli değil gibi görünüyor, ama bazen önemli oluveriyor. Kur’an kurslarının başına gelenleri düşünüyorum da bana göre önemli olduğu neticesine varıyorum. İstismarcılara ve açık arayanlara fırsat vermemek için müftülükler devreden çıkarılmış gibi anlaşılmaya sebep olabilecek ifadelerden ve yorumlardan kaçınmak gerekir. Herhangi bir Kur’an kursuyla ilgili bir açıklama yapılacak veya bir ilân verilecekse bunu ilgili müftülük yapmalı. İlerde kullanılmak üzere dosyaya konacak veya fişe yazılacak beyanlarda bulunmamak daha akıllıca bir tedbir olur.

Önemli olan birkaç Kur’an kursunun başarılı olması, verimli çalışması değil, ülkemizdeki bütün Kur’an kurslarının verimli ve başarılı çalışmasıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı ve hizmet ehli hayır kurumları bunun için çaba sarf etmektedir. Bence Kur’an kurslarımızın adı geçen Kur’an kursları gibi başarılı hale gelebilmesi için topyekun gayret sarf edilmelidir. Yaz tatilinde Kur’an kurslarına gidecek yavrularımız yadırgamayacakları bir ortamda sıcak bir yaklaşımla yetiştirilmelidirler. Bu konuda müftülüklerimize ve cami görevlilerine çok önemli görevler düşüyor.

Yıllarca vakıfların ve derneklerin Kur’an kurslarına nasıl hizmet verdiklerini ve destek olduklarını yakından biliyor ve şükranla karşılıyorum. Bu hizmetin ve desteğin aksamadan veya aksatılmadan devam edebilmesi için dikkatli olmak ve Kur’an kurslarının bağlı bulunduğu Diyanet işleri Başkanlığı devrede yokmuş gibi hava yaratmamak gerekir diye düşünüyor, bu dikkat ve titizliğin gösterilmesinde sayısız fayda görüyorum.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri